- Kategori
- Dostluk
Deniz

Deniz aşığı olmak zor iştir....
Deniz adamı olmak çok daha zor...
En zoru ise denizden bekleyeni olmaktır.
Evet zordur denizi sevmek.
O aşıkların en hırçını, en söz dinlemezi, en başına buyruğudur. Seni kendine mecbur eder, onsuz nefes alamaz hale gelirsin ama döner arkasını gider. Bir gün sonra ise en yakın dostun, tek sırdaşın, seni yargılamadan dinleyen, sadece dinleyen, tek arkadaşın oluverir. Onu seyretmek, kendinde kaybolup; ruhunda var olmak demektir.
Hayatını ona bağladığında ise bir anda herşeyin oluverir. Yarin, işin vazgeçilmezin... Dalgarın da sallanırken seninle yarışan bir yunus görmek huzurların en güzelini, fırtınanın ortasında yaşamın için şavaş verirken heyecanların en güzelini yaşarsın... Geride bıraktıkların vardır senden bihaber, sen onlardan bihaber... Ama bu öyle bir aşktır ki gene de kopamazsın.. Hep bu son dersin, her seferinde arkanda en az bir çift yaşlı göz bırakarak ;senin için atan bir kalple umutla dönüşünü bekleyen....
Peki bu aşk tek taraflı mıdır? KESİNLİKLE HAYIR...
O da seni sever, hatta sen onu nekadar seversen o'da seni o kadar çok sever... Hatta bazen öyle bir tutkuyla sever ki ondan başkasına gitmene izin vermez; alır seni içine... ya da sevdiğini alır kendisine, sende beklersin bir iskelenin üstünde, olmasını umaraktan ufukta görünen geminin içinde....