- Kategori
- Hayvanlar Alemi
Denizaltı Fauna ve Florası

Deniz, içerisinde sayısız hayvanın doğup büyüdüğü bir orman gibidir.
Bu ormandaki bitkiler, çeşitli renklerdeki yosunlardır. Boyları değişik olan bu yosunlar, hafif akıntının etkisiyle yavaşça dalgalanırlar ya da durgun sularda, üzerine yapıştıkları kayalarda dimdik dururlar.
Ne var ki bu sualtı bitkilerinin bazıları, mesela gün ışığının çok az aydınlatabildiği derinliklerde bulunan mercanlar, birer canlı hayvandır. Yanına bir elektrik lambası alan dalgıç, batan güneşin aydınlattığı çiçek açmış çalıları andıran, kimi beyaz, kimi kırmızı koca mercan kayalarını doya doya seyredebilir.
Üzeri altın sarısı ya da yeşil yosunlarla, mor renkli deniz kestaneleriyle, pembe yapraklarını oynatan deniz şakayıklarıyla dolu kayaların arasında rengarenk binlerce balık yaşar. Onlara yaklaşan dalgıç fazla hareket ederse hepsi çil yavrusu gibi bir anda dağılır. Lakin kendilerine bir kötülük gelmeyeceğini görünce insana sokulurlar ve çevresinde dolaşmaya başlarlar. İşte o zaman dalgıç kendisini bir kelebek sürüsünün içerisinde zanneder.
"Sarı hani" gibi büyük balıklar dalgıçlara garip garip bakarlar. Önce yuvalarının ağzından başlarını çıkarırlar. Sonra bu tanımadıkları kollu, bacaklı balığı yakından görmek için yaklaşırlar. Bazen öyle meraklı olurlar ki dalgıcı rahat bırakmazlar. Öyle ki, sualtı çalışması yapacak olan dalgıçlar bazen bir kafesin içerisine girmek zorunda kalırlar.
Ülkemizin denizlerinde pek sık görülmeyen köpekbalıklarının dışında tehlikeli olarak tanınan "müren" ve "magri" gibi büyük balıklar, rahatsız edilmedikleri sürece insana bir zarar vermezler. Macera romanlarında çok kötü bir üne sahip olan ahtapotlar bile, kollarıyla herhangi bir şeye tutunmadıkları sürece, suyun içerisinde zararsızdırlar.
Denizin dibinde, bu saydıklarımızdan başka, ağır hareketlerle yürüyen mavi istakozlar, kızıla çalan kahverengi böcekler, geri geri sıçrayan karidesler de vardır. Bütün bu hayvanlar denizlerin favnasını, bitkiler de florasını meydana getirirler.
Sığ sularda, deniz hayvanlarını bitkilerden ayırdetmek oldukça güçtür... Tabii yuvalarından çıkan müren ile magri ve biçare bir istakozu uzun kollarıyla yakalamış olan ahtapot kolayca tanınabilir. Lakin denizanası, aslında bitki olan yosunların arasında bir çiçeği andırır.