​ Denizin öbür ucundaki yabancı / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '12

 
Kategori
Deneme
 

Denizin öbür ucundaki yabancı

Denizin öbür ucundaki yabancı
 

Sen, denizin öbür ucundaki yabancı...

Sana karşıdan bakıyorum sessizce ve yapayalnız.... Kimse bilmiyor, kimseye anlatamıyorum sana bakınca içimden neler neler geçtiğini... Öylece dimdik duruyorum karşında, kararlı...

Açıklarda bıraktım yürek sancılarımı.. Paramparça bir yürekti... Balıklar o parçalara yemdir bile demedi...

Masal olmuştu artık geçmiş... Hiçbir zaman, benden başka hiçbir annenin çocuklarına anlatmayacağı, anlatmak istemeyeceği tarihe gömülü bir masal... Geride bırakılan birkaç hatıra bile açıklarda kalmıştı, dipsiz derinliklerde... Tam karşı kıyıya varmıştım ki işte orada gördüm seni ilk. Karaya çıkıp denizin öbür ucuna baktığımda...

Sen, denizin öbür ucundaki yabancı...

Karaya çıkana, açıkları aşana kadar çok nefes tüketmiş;hatta bazen nefessiz kalmış, ölümle burun buruna gelmiş, yolumu şaşırmış, kaybolmuş, dibe vurmuş, sonra yine su yüzüne çıktığım olmuştu. Pes etmek istedim çoğu zaman. İşime gelecekti çünkü... Olmadı yapamadım. Boğuştum dalgalarla, fırtınalarla... Tek başıma... Ve çıktım sonunda karaya.. Yorgundum, gücüm tükenmişti artık..

Denizi önüme almıştım. Üzerimde denizin tuzlu kekremsi kokusu ve nemi duruyordu hala.. Denizin öbür ucuna baktım ve o anda gördüm seni...

Sen, denizin öbür ucundaki yabancı...

Bir şey olmuştu ve doğrulmuştum yerimden.Kendimi sana göstermek adına yere sağlam basmaya çalıştım.. Aramızda kilometreler vardı.. Uzaktın bana.. Şaşırmıştım kendime çünkü gücüm tükendi sanıyordum artık. En ufak bir deniz melteminde savrulup giderim diyordum kendi kendime. Yanılmışım, yere sağlam basmaya başladı ayaklarım ve duruyordum karşında dimdik ve kararlı. Ama mesafeler vardı yine aşılması gereken.. Sen öyle bir bakmıştın ki bana açıkların o bela halini unutuvermiştim. Öbür ucundaydın ya denizin atladım kayığıma ve ağır ağır çekmeye başladım küreklerimi. Sana doğru... Sen gülümsedin bana, ben daha hızlı çektim kürekleri.. Sen sustun an geldi kürekler ağırlaştı kendiliğinden.. Sen bir şarkı söyledin bana ben dalgalara yenilmedim sonra bir şiir okudun fırtınalara göğüs gerdim. Sonra sen yine sustun ben yine durdum... Sana giden o yolda küçücük bir kayıktım tek gücümü senin gülüşünden alıyordum ve o gülüş susunca ben de duruyor hareket edemiyordum..

Sen, denizin öbür ucundaki yabancı...

Yaklaştıkça sana ben oluyordun. Yabancılığın azalıyordu yavaş yavaş. Sana yaklaştıkça ben gözlerindeki telaşlı bakışları gördüm ve o her yanımı saran tılsımı... Uzak diyarların o mağrur, o buruk ve o gururlu havası vardı sende. Sen geçmişin izlerini taşıyordun, hala yüreğinin kırıkları masal olmamıştı belki ama onu hüzünlü bir hikaye yapmıştın yüreğinden diline... Sana yaklaştıkça ben çoktandır çoğunun unuttuğu insanlığı gördüm.. Bir değil birçok acı vardı sende, anlatamasan da anlıyordum artık. Dalıp gidişlerin boş değildi senin susuşların gibi... Senin kendine sakladığın bir yalnızlığın vardı.. Ona sarılıyordun kimi zaman. Kimi zaman ise sıyrılmak istiyordun yalnızlığın sonsuzluğundan ve en çok o zamanlar gülümsüyordun bana...

Sen, denizin öbür ucundaki yabancı...

Sonu olmayan bir met cezirin içindeyim şimdi... Sen bir o kadar yakınsın bana ve bir o kadar bensin ama bir yanın hala yabancı ... Bak yüzüme.. Hiç bilmediğim o dilde bir türkü söyle bana ve bir şiir oku gözlerimin içine bakarak.. Hiç gitmediğim o yerlere al götür beni... Açıklarda bırakmıştım yüreğimin kırıklarını.. Şimdi açıklarda sana dair hayaller biriktiriyorum. Bu met cezir dursun artık.. Kayığım yanaşsın kıyına ve tut elimden açıklar gerimizde kalsın...

Sen, denizin öbür ucundaki yabancı...

Yabancı olma artık... Boğuluyorum...

 

25.04.07/İstanbul

 

 
Toplam blog
: 32
: 570
Kayıt tarihi
: 23.09.08
 
 

İstanbul Ünüversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum. 6  yıldır özel bir dershanede edebiyat öğ..