- Kategori
- Futbol
Denizli için düşünme zamanı

Mustafa Denizli Beşiktaş'taki görüntüsüyle oldukça tartışma yaratacağa benziyor.
Beşiktaş ligin 10.haftasında konuk ettiği Kocaelispor’u maç içinde 2-0 geriye düşmesine rağmen 5-2 mağlup etmeyi başardı. İlk on beş dakikada tabiri caizse dehşete düşen Beşiktaşlı taraftar için maç sonundaki tabela bir mutluluk kaynağı olabilir ama teknik açıdan bir değerlendirme yapıldığında siyah-beyazlıların ürküten zaafları olduğu görülüyor. Beşiktaş’ın geçen hafta Kayseri’de kaybettiği üç puanın ardından “Mustafa Denizli Beşiktaş’a gelirken kafasındaki sistemi de getirdi ama sisteme bireysel uyum konusunda sıkıntı yaşanıyor.” demiş ve özellikle “Wing Back” olarak tanımlayabileceğimiz mevkide yaşanan sıkıntıya değinmiştik. Kayseri’de sağ kanadı kullanan Serdar Kurtuluş’un bireysel hatası üç puana mal olmuştu. Belki de bizimkine benzer bir değerlendirme yaptığından olsa gerek Mustafa Denizli Kocaelispor karşısında sağ kanatta bir arayışa girdi.
Sistemi uygulama adına bu arayış, sezon ortasında takımı devralan bir çalıştırıcı için normal kabul edilebilir ancak hiç olmayacak birini yani Ekrem’i o bölgede kullanmak Beşiktaş’ın yediği o komik gole (ikinci gol) davetiye çıkarmaktan başka bir şey değil. O bölgede Serdar Kurtuluş oynar, Ali Tandoğan oynar ama Ekrem Dağ oynamaz. Onun yeri Holosko’nun bölgesi fakat Slovak oyuncu sakat ya da cezalı değilse Ekrem’in forma bulması zor görünüyor.
Şimdi Mustafa Denizli’nin yapması gereken şapkasını önüne koyup düşünmek. Kurt hocanın önünde iki seçenek var. Birincisi zorluk derecesi yüksek maçları da hesaba katarak kısa zamanda dörtlü defansa geçiş yapmak. Bu seçeneğin adını “zirveyi kovalamak” da koyabilirsiniz. İkinci ve daha zor olan seçenek ise mevcut sistemi mücadelenin ilerleyen haftalarıyla birlikte takıma benimsetmek ve sorunları takım içinden yaratılacak alternatiflerle çözmek. Bu seçeneği “zor” olarak nitelememizin sebebi; kadronun 3-4-3’ün bu şeklini bir yandan şampiyonluk iddiasını sürdürürken öğrenmesi gereğinde yatıyor.
Sistemde ısrar Beşiktaş’ın önemli puan kayıpları yaşamasına hatta camiada tansiyonun bir kez daha yükselmesine sebep olabilir. Ancak Ocak ayında takım takviye edilir ve Mustafa Denizli’nin sahada görmek istediklerine tam olarak cevap verebilirse o zaman Beşiktaş’ın bol gollü galibiyetlerine çok daha sık şahit olabiliriz. Denizli’nin sisteme olan sadakatinden sezon sonuna kadar imzaladığı sözleşmeyi 34.haftadan sonra uzatma niyetinde olduğunu da çıkarıyoruz. Tecrübeli teknik adam eğer Beşiktaş’ı sezon sonunda şampiyonluğa taşıyabilirse hem üç büyüklerle şampiyonluk yaşayan ilk teknik direktör olacak hem de Beşiktaş yerli bir çalıştırıcıyla ilk şampiyonluk kupasını kaldıracak. 2008-2009 sezonu sonuna kadar sergileyeceği performansla bu iki önemli apoleti omuzlarına takacak Denizli tecrübesindeki bir teknik direktörün devraldığı takımda böylesine devrimsel hamlelere girişerek risk alması sizce de ilginç değil mi? Eğer mevzu atak oynamaksa dörtlü defansınızdan bekleri sıkça hücuma gönderip ön libero sayısını da bire indirerek pekala bunu becerebilirsiniz. Oysa Denizli’nin ortaya koyduğu felsefede şampiyonluktan öte hedeflerin olduğuna dair ipuçları var. Nasıl ki vakti zamanında Fatih Terim tandem savunma ve yepyeni orta alan kurgusunda ısrar edip çileli bir yolculuğun ardından UEFA Kupasına uzanmayı başardıysa, Mustafa Denizli de Beşiktaş için uzun bir yeniden yapılanma sürecini başlatmış görünüyor.
Konu üç büyüklerin başında şampiyon olan ilk hoca olmaksa Lucescu Fenerbahçe’ye gelmediği sürece zaten bir sıkıntı yok.
Sistemi uygulama adına bu arayış, sezon ortasında takımı devralan bir çalıştırıcı için normal kabul edilebilir ancak hiç olmayacak birini yani Ekrem’i o bölgede kullanmak Beşiktaş’ın yediği o komik gole (ikinci gol) davetiye çıkarmaktan başka bir şey değil. O bölgede Serdar Kurtuluş oynar, Ali Tandoğan oynar ama Ekrem Dağ oynamaz. Onun yeri Holosko’nun bölgesi fakat Slovak oyuncu sakat ya da cezalı değilse Ekrem’in forma bulması zor görünüyor.
Şimdi Mustafa Denizli’nin yapması gereken şapkasını önüne koyup düşünmek. Kurt hocanın önünde iki seçenek var. Birincisi zorluk derecesi yüksek maçları da hesaba katarak kısa zamanda dörtlü defansa geçiş yapmak. Bu seçeneğin adını “zirveyi kovalamak” da koyabilirsiniz. İkinci ve daha zor olan seçenek ise mevcut sistemi mücadelenin ilerleyen haftalarıyla birlikte takıma benimsetmek ve sorunları takım içinden yaratılacak alternatiflerle çözmek. Bu seçeneği “zor” olarak nitelememizin sebebi; kadronun 3-4-3’ün bu şeklini bir yandan şampiyonluk iddiasını sürdürürken öğrenmesi gereğinde yatıyor.
Sistemde ısrar Beşiktaş’ın önemli puan kayıpları yaşamasına hatta camiada tansiyonun bir kez daha yükselmesine sebep olabilir. Ancak Ocak ayında takım takviye edilir ve Mustafa Denizli’nin sahada görmek istediklerine tam olarak cevap verebilirse o zaman Beşiktaş’ın bol gollü galibiyetlerine çok daha sık şahit olabiliriz. Denizli’nin sisteme olan sadakatinden sezon sonuna kadar imzaladığı sözleşmeyi 34.haftadan sonra uzatma niyetinde olduğunu da çıkarıyoruz. Tecrübeli teknik adam eğer Beşiktaş’ı sezon sonunda şampiyonluğa taşıyabilirse hem üç büyüklerle şampiyonluk yaşayan ilk teknik direktör olacak hem de Beşiktaş yerli bir çalıştırıcıyla ilk şampiyonluk kupasını kaldıracak. 2008-2009 sezonu sonuna kadar sergileyeceği performansla bu iki önemli apoleti omuzlarına takacak Denizli tecrübesindeki bir teknik direktörün devraldığı takımda böylesine devrimsel hamlelere girişerek risk alması sizce de ilginç değil mi? Eğer mevzu atak oynamaksa dörtlü defansınızdan bekleri sıkça hücuma gönderip ön libero sayısını da bire indirerek pekala bunu becerebilirsiniz. Oysa Denizli’nin ortaya koyduğu felsefede şampiyonluktan öte hedeflerin olduğuna dair ipuçları var. Nasıl ki vakti zamanında Fatih Terim tandem savunma ve yepyeni orta alan kurgusunda ısrar edip çileli bir yolculuğun ardından UEFA Kupasına uzanmayı başardıysa, Mustafa Denizli de Beşiktaş için uzun bir yeniden yapılanma sürecini başlatmış görünüyor.
Konu üç büyüklerin başında şampiyon olan ilk hoca olmaksa Lucescu Fenerbahçe’ye gelmediği sürece zaten bir sıkıntı yok.