- Kategori
- Sigorta
Deprem kuşağı Türkiye
Biz öyle bir ahvadın evlatlarıyız ki bizi ateş bile yakamaz!!!
Hepimizin bildiği "Ateş düştüğü yeri yakar" diye bir ata sözü vardır. Ama ben bu sözün biz Türkler için değil de başka bir ulusun insanları için Türk büyükleri tarafından söylendiğini düşünüyorum, şimdi bir çoğunuzun kafasından geçen, Bu atasözünün deprem sigortası ile ilgisinin ne olduğu? Nasıl olmasın ki!!!!
İsterseniz sebepleri birlikte sıralayalım!
1- Türkiyemiz deprem kuşağında bir coğrafyada bunu bilmeyenimiz yoktur herhalde.
2- 1999 yılının Ağustos ve Kasım aylarında (Adapazarı, İzmit, Yalova, Gölcük ve Düzce) 7.2 şiddetinde deprem yaklaşık 25.000 vatandaşımızın canına mal oldu. Bunuda bilmeyenimiz yoktur.
3- Aynı depremde bir çok aile evsiz ve işsiz kaldı, milyarlarca maddi zarar yaşandı,
Türkiye Devletinin hazinesi zaten borç batağı içerisinde, mağdur olan vatandaşlarının yaralarını sarabildimi? meçhul! onlara ev, iş verebildimi? meçhul! ruh sağlığı bozulan vatandaşlara, anasız babasız kalan yavrularımıza sahip çıkabildimi? meçhul! Türk toplumunun hasletlerinden olan dayanışma ve yardımlaşma özelliği devreye sokularak çeşitli yardım kampanyaları düzenlendi, yurt içinden ve dışından yardımlar toplandı, bunlarla bir ketre de olsa dertlere deva olmaya çalışıldı.
Bu gelişmeler sonunda, düzenli ve sürekli işleyecek bir sistemin oluşturulması gerekliliği ortaya çıkınca; Dünya Bankası ve Türkiye Hazinesinin müşterek oluşturduğu kapital ile DASK (Doğal Afet Sigorta Kurumu) kuruldu.
Sistemin işleyişi konusunda Bakanlar Kurulu Kararı yayınlandı. Bu karara göre tüm konut sahipleri (kararda belirtilen istisnalar hariç) konutlarını sigorta yaptırmak zorunda idiler. Birileri sordu! bu deprem vergisi mi? yaptırmayana ne ceza uygulanacak? yaptıran ile yaptırmayanın farkı ne olacak? vs.
Dönemin Başbakanı rahmetli Ecevit, Türkiyede yönetim erkinin ne kadar sorumlu (yada sorumsuz) çalıştığını gözler önüne seren o meşhur açıklamayı yaptı: "Evet dedi Bakanlar Kurulu Kararında her ne kadar zorunlu yazıyorsa da, yaptırmayana bir müeyyide yoktur. Yaptırmayan Devlet yardımı alamaz"
Sonuç mu!
Sevgili dostlar bu gün saat 6.04.24 te 36.0965 enlem, 28.9308 boylam koordinatlarında, 8.6 km derinlikte 3.5 şiddetinde Akdeniz de deprem oldu, haberiniz varmı?
Son yedi gün içinde Denizli Çameli kazsında 5.1 şiddetinde, Bingöl Yedisu kazasında 4.5 şiddetinde, Soma Savaştepe kazasında 4.4 şiddetinde, Erzurum Köprüköy de 3.9 şiddetinde depremler olmuş habermiz varmı?
Tahmin edrim ki bir çoğunuz sahimi diyordur.
İnternet ten yararlanabilen her vatandaşımızın kolayca ulaşabileceği www.dask.gov.tr sitesinden aldığım son istatistiklere birlikte bir göz atalım.
Sürekli şiddetli deprem olacak uyarısı yapılan Marmara bölgesinde durum ne imiş!
Toplam Konut Sayısı 4.143.474
Sigortalı Konut Sayısı 1.166.635
Sigortalılık Oranı % 28.2
Yani her yüz evden sadece 28 adedi sigortalı. kalan 72 ev sahipleri evlerini Allaha emanet etmiş durumda.
Türkiye genelinde durum ise daha vahim.
Toplam Konut sayısı 12.988.669
Sigortalı konut sayısı 2.595.712
Sigortalılık oranı % 20.0
Gelelim Ata Sözümüze ateş düştüğü yeri yaksaydı tablo böyle mi olurdu?
Biz öyle bir ahvadın evlatlarıyız ki bizi ateş bile yakamaz?
Başka ne söylenebilirki! ben gene işgüzarlık edip tüm konut sahiplerine sesleniyorum, DASK sigortanızı yaptırın, bir aylık sigara parasına inanın bana.
Hepinize saygılar sunuyorum.
Emin GEMİCİ