- Kategori
- Meslekler
Deprem ülkesinde mühendislik ayağa düştü

Deprem söz konusu olduğunda herkes yerbilimcilerin ağzına bakıyor. Ne zaman, nerde olacak ? Bir ülkede mühendislik kurumu ayağa düşmüşse depremin ne zaman nerde olacağını bilmek kimi kurtaracak acaba ? Bazı internet sitelerinde sayın meslekdaşlarımın ilanlarını görünce dudağım uçukladı. İlanlarda, mimari ve statik projeleriniz fason olarak yapılır deniyor. Fason proje !!!
Nedir fason proje ? projeyi yapanın kendisinin imzalamadığı (dolayısıyla hatalarından sorumlu tutulamayacağı ) başka bir mühendise imzalattırdığı (onun da kotrol edip etmiyeceği şüpheli ) ve faturasını kesmediği, vergisini ödemediği projedir.Bunları yapanların bazıları da ya son sınıf öğrencisi ya da yeni mezun tecrübesiz mühendisler. Projesini imzalamadığı için yapacağı hatalardan sorumlu olmayacağını bilen bir insan ne kadar titizlikle işini yapabilir ? Bu şahısların yaptığı projeye ne kadar güven duyulabilir ?
Meslek ahlakını hiçe sayan, utanmadan bir de boy boy ilan veren bu mühendis müsvettelerinin olduğu bir ülkede bir saat sonra deprem olacağını bilseniz ne olur, bilmeseniz ne olur ? Peki burada tek suçlu mesleğine ihanet bu insanlar mı ? Hayır..Bu insanların ortaya çıkmasına zemin hazırlayan zihniyettir suçlu. Nedir bu zihniyet ? Ucuzculuk...
Evet gidersiniz bu insanlara 20.000 YTL 'lik projeyi 1000-2000 YTL 'na yaptırırsınız. Yani 18.000 YTL için bir binada yaşayan onlarca insanın hayatını tehlikeye atarsınız. Ondan sonra da korkuyla, tonton deprem amca Prof.Işıkara 'ının ağzına bakarsınız , ne zaman bu binanın altında kalacağız diye.
Ucuz diye at etinden yapılmış sucuk yerseniz ishal olursunuz. İki kere iki dört !! Yüzbinlerce para harcayıp inşaat yaptırmayı biliyorsan, iyi mühendisi arayıp bulacaksın, adamın istediği parayı da tıkır tıkır ödeyeceksin. (Ki bu para Bayındırlık Bakanlığının her yıl rayiçlere göre yayınladığı liste fiyatıdır ). Gider bu fasoncularla iş yaparsan, yarın bina başına çöktüğünde (utanmadan) nerde bu devlet ? diye bağırmayacaksın.
Blog yazılarına bakıyorum. Aşk-meşk, havadan sudan yazıları yüzlerce kişi okuyor. Ana sayfadan yayınlanıyor. Deprem konusunda yazdığım yazıyı sadece 60 kişi okudu. Yine mühendislik ve projeler hakkında yazdığım yazıyı 45 kişi okudu. Tek bir bayan mimar arkadaşım duyarlılık gösterdi. Kendisine sonsuz saygı duyuyorum. Yani bizim ülkenin en önemli gerçekleri konusunda ki duyarlılığımız ortada. Ama şikayet etmeyi çok iyi beceriyoruz.Herkes aynı cümleyi ezberlemiş tekrarlayıp duruyor. Nerde bu devlet ? Nerde bu devlet ?
Devlet özel farklı bir yaratık değildir. Uzaylı, falcı, sihirbaz bir varlık değildir. Devlet vatandaşın kendisidir. 70 milyonu, 450 kişi koruyamaz. Herkes kendi kapısının önünü süpürürse bütün mahalle temiz olur. Bütün yükü çöpçülere yükleyemezsiniz.
Bir mühendisin, bir inşaatın projesinden, uygulamasının kontrolünden ve onlarca insanın hayatının sorumluluğundan alacağı para, o inşaatın maliyetinin yalnızca %3 ' dür. Bunu bize çok görüyürsunuz ? %97 ' yi harcarken titremeyen eller, %3 'e gelince neden bu kadar titriyor anlamıyorum. Halbuki inşaatın en önemli parçası, hayatınızı teslim ettiğiniz parça bu %3...
Bence bu konuyu tekrar düşünün. CD korsanlarına, kitap korsanlarına savaş açtığınız kadar proje korsanlarına da savaş açın. Kendi geleceğiniz ve çocuklarınızın geleceği için....