​ Depresyondayım / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '18

 
Kategori
Psikoloji
 

Depresyondayım

Depresyondayım
 

1 haftadır yazamamanın verdiği vicdan azabıyla oturdum klavyenin başına. Astrolojiyle burcumu arada okuyacak kadar ilgilenirim ama eminim yine merkür geriledi, uranüs ilerledi bir şeyler oldu bu gezegenlere. Kendimi, pillerinin yerleri değiştirile değiştirile kullanılan kumanda gibi hissediyorum son günlerde, enerjim yerlerde ama "ben daha ölmedim" diyorum.

Gün 24 saat değil 72 saat olsa yetiştiremeyecek gibiyim hiçbir işimi. Hem iş hayatında olup, hem eş olup, hem de çocuk yetiştirebilen insanları ayakta alkışlıyorum, net! Nasıl buluyorsunuz bu enerjiyi sahiden?

Herkeste bir yetişme kaygısı son günlerde bolca stres yüklü.

Her sabah işe gitmek için kullandığım metrobüste aynı diyaloglar istisnasız;

"Dursana kardeşim, önce ineyim sonra bineceksin." , "Hızlı yürüsene dayı işe geç kaldık". Asansör, metrobüs, otobüs kavgaları... Kasa, konser, kuaför sırası derken insanlar her an birbirine dalmaya müsait negatiflikte.

Öyle ki haftasonu sayılı kalan yeşillik alanlarda, sahillerde bile oturacak yer bulamaz hale geldik kalabalıktan. Plazalarla katlediliyor o sayılı kalan nefes alma alanlarımızda.

Sahi nereye gidecek bu kalabalığın sonu?

Hepimizin huzur anlayışı insansızlık aslında artık, sessizlik. Ne kadar çok ihtiyacımız var doğayı gürültüsüz dinlemeye, kuş seslerine... Kuşlar bile kaçtı bizden farkında mısınız? Yok öyle şehir içi güzel öten kuş sesleri onlarda bunaldı kalabalıktan, kaldık mı kargalarla başbaşa...

Ben Anadolu yakası çocuğuyum, Kadıköy'de doğdum büyüdüm.

Daha telaşssızdı eskiden gördüğüm insanlar, daha yavaş yürürlerdi, yürümenin bile keyfine vara vara. Şimdi atlılar kovalıyor hepimizi.

 O zamanlar alışveriş merkezleri yoktu. Tüm okul, ev, üst baş alışverişleri için Kadıköy'e inilirdi. Taksici, esnaf, garson kibardı.

Aşklar da öyle... Daha delikanlı sevdalar yaşanırdı o günlerde. Biri birini sevdi mi platonik bile olsa, hiçbir arkadaşı yan gözle bakamazdı ona. Ahmet'i çekemezsen, Mehmet'e geçemezdin mesela. İnsan sayısı arttıkça alternatiflerde çoğaldı.
Kimse kimsenin kahrını, nazını, niyazını çekmiyor artık. "Dertler, sevdaya dahil değil" dönemindeyiz. Yaşamak için harcadığımız enerjiden arda kalan enerjiyi de mutlu olmaya harcamak istiyoruz haliyle.

Mesajları sessize alma, telefon ekran bildirimlerini kapatma, son görülme gizleme derken... "Teknoloji bey ne yapıyorsunuz? Haddinizi bilin artık!" diyesim geliyor. Boşanan boşanana sayenizde, günah konserine bedava davetiye dağıtıyorsunuz, kanımıza gire gire...

Robotlaşmaya zorlandığımız bu düzende pilimizin bitmesine "depresyon" diyor uzmanlar. Geleceğimden endişe duymam depresyon sayılıyorsa, evet depresyondayım bu aralar dostlarım.

 

 
Toplam blog
: 15
: 340
Kayıt tarihi
: 10.09.18
 
 

Gizem's Diary ..