- Kategori
- Güncel
Dershane sen nelere kadirsin

AKP İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, AKP'den istifa etti.
İstifa nedeni AKP'nin dershaneleri kapatma noktasına giden kararları, anlayışı, duruşu...
Nedenini şöyle açıklıyor, topun eski kovalayıcısı:
'Türkiye'nin eğitim konusunda o kadar çok eksiği varken, sanki bütün sıkıntının dershanelerden kaynaklandığını, bunlar kapanırsa her şeyin hallolacağını sanan bir anlayış ve cemaate karşı gösterilen vefasızlık...'
Dershane sen nelere kadirsin!
Keşke cemaatin hiç dershanesi olmasaydı da, Hakan Şükür böyle bir tavır sergileseydi.
İşte o zaman samimi bulur, alkışlardım.
Ama öyle değil işte!
***
Dershaneler konusunda hükümetin adımları elbette yanlış.
Belki uzun aralık için bakarsak, sistemli bir adım atılmaya çalışılıyor, ama kısa vade için zararlı ve zahmetli...
Tabii uzun mesafe için atışmış, faydalı ve sistemli adımın atılmasını herkes ister.
Hükümetin amacı da bu.
Ama bir amaç daha var ki, bu sadece göstermelik kalabilir.
Ne mi o amaç?
Cemaati sindirmek...
Nasıl mı?
En önemli sosyolojik kaynağı dershaneleri devreden çıkararak...
Tabii olan halka ve cemaatle alakası olmayan dershanelere olacak...
Masum birer kurban olarak...
***
Ne oldu aynı bağın güllerine?
AKP'yle cemaat, 11 yıldır birbirlerine destek oldular, arka çıktılar; omuz omuza verdiler; başkalarına bırakmayıp kendileri yediler; aynı pınarın gözünden, aynı dağın yelinden, aynı gülün kokusundan faidelendiler.
Sinsi bir ur gibi devletin her kademesine yayılan ve ele geçiren cemaat, AKP'nin ayağına taş koymaya başladı, AKP 'eyvah' dedi.
Ve cemaatin en güçlü sosyolojik kaynağını yok etmeyi düşündü.
Cemaat mi haklı, hükümet mi derseniz.
Hükümet derim.
Cemaatin tutumları gerçekten tehlikeli...
Senin adam, benim adam, sızma, torpil gırla...
Ama genel anlamda bakarsak, ikisi de masum değil.
Fatura gene halka...
-Mustafa Yıldırım - 17.12.2013