- Kategori
- Güncel
Destekliyor, takdir ediyor, kınıyorum
DESTEKLİYOR TAKDİR EDİYOR VE KINIYORUM…
Dünyanın birçok çağdaş ve modern ülkesinin “alkışladığı” silahsız ve kansız Gezi Parkı odaklı “halk hareketinin bugün 11 (On bir)nci günü…
Bugün de Cuma gün ne getirecek neler yaşayacak göreceğiz meçhul,
Şimdilik sessiz eyleme katılan ya da katılmayanlar hep birlikte şu anda camilerimizin içinde ya da bahçelerinde “Cuma namazını” kılmaya hazırlanıyorlar. Az sonra bu yazımı paylaştıktan sonra bende gideceğim…
***
Yazımın başlığı dikkatinizi çekmiştir. Tek tek ama kısaca ele alacağım.
***
-“Taksim Gezi Parkı” diye başlayan ve tarihe geçecek ülkenin yüzlerce yerleşim yerine “organize dışı” yayılan bence Cumhuriyet tarihinin en büyük “halk hareketini”
-Bu eylemi şiddete kine nefrete izin vermeden içinde öldürme duygusu taşımadan meydanlara ve sokaklara dökülen tüm vatandaşlarımızı, özellikle de “gençlerimizi”
-Evlerinden herhangi bir biçimde eyleme destek olan aileleri, ana babaları,
-Eylemcilere hak veren, onları anlamaya çalışan ya da anlayan ev kadını küçük esnaf ve iş adamlarını, akademisyenleri aydın ve sanatçıları işçileri memurları çiftçileri,
-Ülkede gerçekten göz çarpar haldeki olumlu gelişmelere rağmen yönetimin baskıcı, sindirici ve dayatmacı anlayış, söylem ve eylemlerini reddeden “öğrencileri”
-Bu muhteşem halk hareketinin herhangi bir partinin ya da oluşumunun üstlenmesine izin vermeyen ve illegal örgütlerin aralarına girmesini engellemeye çalışan herkesi;
Yürekten ve sonuna kadar DESTEKLİYORUM…
***
-Öncelikle eyleme katılan evlatlarının bu demokratik anayasal hak ve ödevlerini özgürce kullanmalarını sağlayan anne babaları, öğretmenleri,
-Ülkenin sorunlarına değerlerine yasalarına kimliğine bayrağına manevi lider ve arkadaşlarına sahip çıkan bu konuda korkusuzca desteklerini açıklayan sanatçılarımızı, aydınlarımızı, sporcularımızı ve Banka müdürleri ile aydınları,
-Eylemin başladığı günden bu yana halkın haber alma hakkını gözeten ve öne çıkaran HALK TV çalışanlarını ve bazı gazetecileri, bazı köşe yazarlarını,
-Bu arada yapılan eylemleri desteklememesine rağmen sessizliğini koruyan iktidarı destekleyen “bazı vatandaşlarımızı”
-Her türlü zorluğa şiddete rağmen eylemlerinden vazgeçmeyen korkmayan yılmayan tüm “halk hareketine” gönül vermiş adı çapulcuya sarhoşa Vandal’a çıkmış, uykusuz ve yorgun geceler geçiren hala geçirmeye hazır yılmaz ne istediğinden emin tüm eylemcileri,
Büyük bir saygı ve sevgiyle TAKDİR EDİYORUM…
***
-Bu muhteşem eylemleri hala üç beş ağaç kesiminde bağlayan siyasetçileri, gazetecileri, aydın geçinenleri, servetini kaybetmekten korkan iş adamlarını,
-Ülkede yer yerinden oynarken eylem ve eylemcilere duyarsız kalan işin anlam ve önemini ve geleceğe vermesi muhtemel yönü fark edemeyenleri,
-Bu bağlamda duyarsız ve tarafsız kalmayı beceremeyen tüm ulusal TV kanallarını gazeteleri ve dün gece inanılmaz ayıplı yayınlar yapan Halk TV yönetimini,
-Yurda dönüşünde içinde son derece kin nefret ve tehdit dolu konuşma yapma ihtiyacı duyan Başbakanı, o konuşma metnini hazırlayanları ve bunu öç ve rövanş alma olarak algılayıp ülkedeki hassasiyeti dikkate almadan zorlama karşılama töreni düzenleyenleri,
-“İzin verirseniz Taksimi ezer geçeriz” diye slogan atan gençlere engel olmayan ve bunu büyük bir mutluluk ve zevkle izleyen, engel olmayan parti otobüsünün üzerindeki ailesini ve ekibini,
-Atatürk havaalanında toplanan binlerce kişinin attığı yıkıcı bölücü aşağılayıcı ötekileştirici “pankart” ve söylemlere sessiz ve tepkisiz kalan buna karşın Ankara İstanbul Adana İzmir deki masum eylemcilere kan kusturulmasına izin veren Vali Emniyet Müdürleri Kaymakam ve Milletvekillerini,
-En temel görevleri olduğu halde halk eylemlerinden uzak kalan, katılmaktan korkan, önder olmasını beceremeyen örnek ve saygın konuşmalar yapamayan, Parti yöneticilerini özellikle de Genel Başkanlarını ve ekibini
-Partilerin içinde duygularına gem vuramayan söylem ve eylemleri ile amacı kendi amaçlarından uzak olan eylemcileri kışkırtmaya çalışan eyleme provokatif katkılar sokmaya çalışan milletvekili ve parti ve STK ların sorumluların,
-Büyük çoğunluğu “gençlerden” oluşan eylemcileri anlamaya çalışmayan, bugüne kadar taşıdıkları haklı eylemlerini gölgelemeye çalışan kurum ve kuruluşları üniversiteleri, yöneticileri,
Şiddetle ve esefle KINIYORUM…
***
Bir hasta, bir psikiyatra derdini anlatıyormuş;
- Felaket doktor bey, felaket, diyormuş;
Gece gündüz kendimi hep kaleci olarak düşünüyorum. Topu tutmak için sürekli sağa sola atlıyorum…
Geceleri uykum kalmadı, gündüzleri de çalışamıyorum.
Doktor;
“Canım, demiş; kaleci olduğunuzu düşüneceğinize, güzel kızları falan düşünsene…” deyince
Hasta doktorun sözünü bitirmesini beklemeden;
- Ah be doktorum ah; onu da denedim;
Ama ne zaman kızları düşünmeye kalksam, her seferinde de topu kaçırıp gol yiyorum…
***
Golü kim attı kim yedi bilmiyorum ama sizlere bir şey söyleyeyim mi?
İktidarı ile muhalefeti ile üniversiteleri Sivil toplum kuruluşları ile bir çuval inciri berbat etmeyi başardınız ve demokrasi ve özgürlük tarihimizin en büyük en anlamlı en güzel halk hareketinin “Gezi Direnişinin”
“İÇİNE ETTİNİZ…”
Hayırlı bereketli sağlıklı ve huzurlu “sevgi” hoşgörü dolu CUMALAR efendim…
Erdoğan ÖZGENÇ