​ Devlet ele nasıl geçer / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '08

 
Kategori
Siyaset
 

Devlet ele nasıl geçer

Devlet ele nasıl geçer
 

Şimdi hep beraber bir senaryo yazalım. Oyuncular eğitim, devlet, din, psikoloji ve ekonomi olsun.

Eğitim bu durumda çok önemli. Ama ondan önemlisi, yani eğitime geçmeden önce insanlara çok dindar bir kişilik, bir entellektüel olduğunuzu ispat etmelisiniz. Bu aşamayı başarmak için çeşitli mekanlarda hatta imkanınız varsa il il gezerek camilerde, kahvelerde bulabildiğiniz her topluluk önünde insanlara dini anlatın, Allah'ı ne kadar çok sevdiğinizi, peygambere ne kadar bağlı olduğunuzu anlatın. Bu anlatımlarda her türlü jest ve mimiği kullanmayı da unutmayın. Öyle ki insanlar size sizden çok inansın.

Evet bu aşamayı geçtikten sonra yavaş yavaş dershane açmaya başlayın. Tabi ki yurt bölümü de olmalı. Önünde Allah aşkıyla yanıp tutuştuğunuzu ifade ettiğiniz insanlara açılan bu dershaneleri duyurun. Ve bu dershanelerde göreve getireceğiniz insanları öyle bir seçinki konuştukları her kişiyi etkileyebilecek yetenekte olsunlar. Ağızları bol laf yapsın. Daha sonra bu görevlileri sizi daha önce dinlemiş ve sizin çoook dindar olduğunuza inanan insanlara yollayın. Ve Allah rızası için her yardımı toplayın. Para, et, süt, yumurta, kıyafet aklınıza ne gelirse isteyin. Garip, maddi gücü yerinde olmayan Müslüman çocukların eğitimleri için olduğunu söyleyin. Hele dershanenizin bulunduğu bölgenin ileri glenlerinide kafalamışsanız olay bitmiştir. Bu ileri gelenler siyasileri de etkileyebilirler, kamu çalışanını da.

İkinci aşamada yardım sever ve iyi niyetinizin göstergesi olarak, bulunduğunuz bölgede ki tüm okullara afişler hazırlatıp gönderin, ikna kabiliyeti yüksek, çoook dindar görevlilerinizi, eğitmenlerinizi de bu okullara yollamayı unutmayın. Afişler ve muhteşem görevlileriniz vasıtasıyla dersanenizin çocuklara ücretsiz yada çok düşük ücretle deneme sınavları yapacağını duyurun.

Merak etmeyin bu deneme sınavlarına katılım çok yüksek olacaktır. Çocuklar hep sınava endeksli oldukları için buldukları hiç bir deneme sınavını kaçırmazlar. Bu deneme sınavları sayesinde çocuğun aile durumunu, adresini, telefon numarasını, TC kimlik no gibi bir çok özel bilgisini arşivinize eklemiş olursunuz. Bundan da önemlisi bu deneme sınavları sayesinde çocukların bilgi seviyesini, performanslarını, yeteneklerini hatta soracağınız sorulara bağlı olarak zekasını da az çok ölçmüş olursunuz.

Şimdi en önemli kısım. Bu sınavlarda yüksek başarı gösteren, gerçekten kapasitesi yüksek çocukların ailelerine reddemiyecekleri tekliflerde bulunun. Tam burs verileceğini, yurtta bedava kalacağını, yeme içme parası alınmayacağını, testlere kitaplara para verilmeyeceğini söyleyin. Emin olun aile sizi reddedemeyecektir. Ve sınav sonuç listesini buna göre sıralayın. En başarılıdan en başarısıza doğru. Artık başarı durumuna göre yapılacak dershane ücreti indirimini aileleri arıyarak bildirin.

Artık bir sürü öğrenciniz oldu. Bu öğrenciler içinde, sizin için en önemli olanları, en başarılı olanlardır. Bu çocuklar aslında çok başarılı çocuklardır. O çocuklar dershaneye gitmeseler de zaten düzenli ve programlı çalışmaya alışık oldukları için istedikleri sınavı kazanacaklardır. Yani dershane olarak sizin bu çocuklara ders anlamında verecek çok şeyiniz yoktur zaten. Ama onları zaman zaman ve haftasonları yurtlarınızda toplayın ve burdaki görevliler yoluyla bu çocukları kendi ahlaki ve dini değerlerinize göre işlemeye başlayın. Ama öyle bir davransın ki bu görevliler bu çocuklar hayran olsunlar ve bu görevlilerin sözünden hiç çıkmasınlar. Kendi rızalarıyla her isteneni yapsınlar. Bu arada ideolojinizle ilgili kitaplarıda dağıtmayı unutmayı. dağıtın ve okumalarını sağlayın.

Artık burada psikolojiyi iyi kullanmak lazım. Çocuk ve genç psikolojisini iyi bilmek lazım. Çocuklara öyle vaadler verin ki çocuğun aklından çıkmasın ve sizin ideolojinize daha çok bağlansın. Okullarınız bitirdikten sonra sizi Amerikaya, İngiltereye yollayacağız, iş sorununuz olmayacak gibi. Ve bu çocukların arasından size ve ideolojinize en bağlı olanları seçin ve onlara çeşitli görevler verin. Kendi okullarında ki öğrencileri organize etmeleri için. Ama ne olursa olsun sakın olaki hiç bir olaya karışmasınlar, kavga gürültü çıkarmasınlar. Herşey iyilikle olmalı. Öyle ki herkes "ya bakın bu çocuklar falancanın dershanesinde yetişiyor işte. Vallaha takdir ettim. Bravo adama. Dört dötlük çocuk yetiştiriyolar." desin. Kendi okullarında kavga gürültü yerine psikolojik baskıyı kullansınlar. En etkilisidir ve bir sorun olduğunda en zor ispat edilenidir.

Artık son aşama, bu çocukların iyi liseler ve iyi üniversiteler kazanmasına kaldı iş. Zaten çocuğunun kazanma şansı çok yüksek. Bu çocuklara eğitimlerinin sonuna kadar destek olun. Onları hiç bırakmayın. Zaten bırakmazlar. Yurt var, yemek var imkanlar iyi. Bütün insanlar desteklerini yardımlarını esirgemiyor. Bu arada sakın olaki psikolojiyi kullanmaya devam etmeyi unutmayın.

Bakın işte çocuklar mezun olmaya başladılar. Öğretmenler, doktorlar, mühendisler, mimarlar, polisler her iş gurubundan insanlar oldular. Artık devlet içinde çalışıyorlar ve size gönülden ve tüm beyinleri ile bağlılar. Akılları tutulmuşcasına. Onlar avukat oldular, savcı oldular, hakim oldular......

 
Toplam blog
: 13
: 418
Kayıt tarihi
: 26.01.08
 
 

Ben Mahir Özerman, 1970 Erzincan doğumluyum. Bilkent Üniversitesi, filoloji mezunuyum.  Yazmayı..