​ Devlet tiyatro ilişkisi... / Tiyatro / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '12

 
Kategori
Tiyatro
 

Devlet tiyatro ilişkisi...

BİZDE DEVLET TİYATROLARI DESTEKLİYOR MU?

Geçen hafta Avrupa’daki devlet tiyatro ilişkisine bakmıştık ve ‘Avrupa’da Devlet tiyatroları destekliyor mu? Sorgulamasını yaparak ufkumuzu genişletmeye çalışmıştık. Bu hafta için ise bizde durum ne? Devletimiz tiyatrolara yardım yapıyor mu? Yapıyorsa hangi tiyatroya ne yapıyor? Bu sorular ışığında yanıtları şöyle bulduk.

 Devlet bütçesinden her yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları’na ayrılan bütçe ortalama bir trilyon Türk Lirası. Personel giderlerinin de karşılandığı mevcut bütçeden biri çocuk oyunu olmak üzere bir sezonda toplamda üç oyun sahneye konmakta. Mali yıl ile tiyatro sezonu tarihleri pek uyuşmamakla birlikte bazı oyunların maliyet raporları şöyle:

2011 mali yılı bütçesinden, Sahnelenen  ‘Kanaviçe’ oyunu için 12.725.94 TL. harcanmış. Bilet satışlarından 522 TL gelir elde edilmiş. Oyun için Rota Reklam Ajans’tan dekor ve aksesuar malzemesinin bir kısmının alımı için 2.490TL katkı alınmış.  ‘Ah Aşk Ah’ oyunu için 22.439.27TL. harcanmış. 413.99TL. gelir elde edilmiş. Gülcan Ltd’den 1.505.60TL. destek alınmış. ‘Koş Koş Hazine Peşinde’ adlı çocuk oyununun sahnelenmesi için harcanan tutar, 18.414.11TL. Oyun 10.598 ilkokul öğrencisine ücretsiz sahnelendi.  ‘Karanlı İşler’ adlı oyunun sahnelenmesi 10.264 TL.’ye mal olurken, 1.863TL gelir elde edilmiş. Kadrolu oyuncular yanında sahnelenecek oyunun ihtiyacına göre sözleşmeli oyuncular da almakta.   Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları’nın sahnesinin olmaması ve ülke genelinde de tiyatro oynanmasına elverişli sahnelerin yetersizliği göz önünde bulundurulduğu zaman en fazla harcamaların turne programlarında harcandığı da aldığım bilgiler arasında idi.

Genelde ülkemizde faaliyet gösteren tiyatroları, Devlet Tiyatrosu, belediye Tiyatrosu, özel tiyatrolar ve derneklerin yürüttüğü tiyatrolar olarak gruplandırabiliriz. Devlet Kendi tiyatrosuna bir bütçe ayırmakta ancak sahnelenen oyunun seçiminde kurumun ne kadar özerk olduğu tartışılır. Belediye tiyatrosu, ülkede profesyonel oyunculardan oluşan bir tek tiyatro (Lefkoşa Belediye Tiyatrosu)  ile sınırlı olup, bütçe çarpıklığından kaynaklı onun da getirildiği nokta vahimdir. Tüm belediyeler tiyatro sanatına sıcak bakmakla beraber, profesyonel bir tiyatronun kurulması için de öncülük etmeye olanak yaratmamaktadırlar. Kendi gelirlerinden sağladıkları imkanlarla genel anlamda kültür festivalleri düzenlemekteler. 

Dernekler fikri hür vicdanı hür kuruluşlar olarak, amatör katılımcılarla oyun çıkararak, sponsorlar ve satılan biletlerin geliri ile yaşamsallıklarını sürdürmekteler. Ya da sürdüremeyip,  didinmekteler.          

Örneğin ‘Dördüncü Duvar Kültür ve Düşünce Derneği’ kurucusu Osman Bulun, tiyatro sanatını icra etmeye çalışan bir kişilik. Gençlik Dairesi Güzelyurt Şube sorumlusu olan Osman Bulun anlattıkları ile ülkemizdeki tiyatro sanatının dernekler açısından nasıl yürütüldüğünü anlamamızda bizlere rehberlik etti. İçinde bulunduğu tiyatronun şartlarını bizlere şöyle aktardı:

“Elli yaşımdayım ve on üç yaşımdan beridir okul tiyatrolarında oyunculuk ve yönetmenlik yapıyorum. Üç yıl önce  “Dördüncü Duvar Kültür ve Düşünce Derneği”ni kurdum. Bu çatı altında kendi yazdığım oyunların yönetmenliğini yapıyorum. Tiyatro yaparken maddi be manevi tek destekçimiz, seyircimizdir. Devletin derneklere yardım adı altında bir fonu var. Müracaatımı yaptım. Ama Müracaatım orada çekmecede öyle durur. Hiç kimse bir açıklama yapmadığı için ne olduğunu ve ya ne olacağını bilen yok. Pek kale alan yok galiba. Bu yıl sahneye koyduğumuz ‘İşimiz Falcıya Kaldı’ adlı oyunumuzla İngiltere’ye gitmeye hazırlanıyoruz. Bu turneyi derneğin prestiji ve oyuncuların motivasyonu için kaçınılmaz görüyorum. Yurt içinde yaptığımız turnelerden elde ettiğimiz 9ooo TL ve küçük sponsorlardan elde ettiğimiz 4000 TL’yi birleştirdik de biletlerimizi kesebildik sadece. Dekor, kostüm, makyaj, taşımacılık ve diğer bütün harcamalarımızı hepimiz cebimizden koyarak yapıyoruz. Örneğin bu son oyunumuzda dekorumuz bize 600TL’ye mal oldu. Oyuncularımızın gönüllü oldukları oyunumuzda, provalar boyunca mazot, benzin masraflarını kendi ceplerinden koyarak katılıyorlar.  Dekor taşımacılık masrafını da turnelerde elde ettiğimiz gelirden hallediyoruz. Taşımacılıktaki masrafımız ise 6000TL’dir. Geçen sene 5TL’den satışa çıkardığımız biletlerimizi bu yıl 10TL’den çıkardık. Ülkedeki pahalılık ve masrafların yükselmesi bizi buna zorladı. Bu oyunumuzla 3.632 seyirciye ulaştık. Böylece bir döngü yaratıp, tiyatro yapmaya çalışıyoruz.”

Şimdi ülkemizde devlet tarafından tiyatrolara yapılan yardıma bakacak olursak, Devlet- Tiyatro ilişkisini yeni baştan yazmamız gerekir. Devlet- tiyatro arasındaki köprünün siyasi kaygılar yüzünden sarsılmış olması adaletli dağılımın yollarını tıkadığı gibi tiyatro kültürünün doğru orantıda gelişmesini de engellemektedir. Dolayısı ile Devletin köklü bir kültür politikasının olmayışı da bu olan bitenin en güçlü kamçısıdır. Tiyatro tüm düzensizlikler arasından yolunu bulur; kendi düzenini kurar. Akıllı iktidarlar ise tarih boyunca olduğu gibi tiyatro sanatını kendisi ve ülkesi için desteklemeyi seçer.               

 
Toplam blog
: 29
: 628
Kayıt tarihi
: 03.01.12
 
 

Tiyatro Sanatına gönül vermiş, içinde yaşadığım topluma yazarak hizmet etmeyi seçmiş sanatın bir ..