- Kategori
- Siyaset
Diaspora'nın kozu

İsrail ile Hamas arasında ki savaş maalesef ülkemizde ki antisemitizmin doruk seviyelere ulaşmasına sebebiyet verdi. Organize edilen mitingler ve bu mitingler sırasında açılan pankartlar esnafların kapılarına astıkları “Buraya Amerikalılar ve İsrailliler giremez vb. türü afişler yükselen İsrail ve Yahudi karşıtlığına verilecek bazı misaller.
Tüm bunlar cereyan ederken devletin zirvesinden özellikle Sayın Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan’ın maalesef sarf ettiği İsrail’e yönelik ağır ifadeler yaşanan bu talihsiz hadiselerin üzerine tuz biber ekti.
Ortadoğu’da özellikle belli bir saygınlığı ve ağırlığı olan ülkemizin söz konusu pozisyonuna zarar verici tavır ve davranışlardır, tüm bunlar.
Ayrıca İsrail’den ülkemize gelmeyi düşünen turistlerin bu gelişmelerden doğan tedirginliklerini müsabaka için ülkemizde bulunan İsrail basketbol takımı oyuncularına yapılan taarruzlar ziyadesiyle besler bir fonksiyon vazifesi gördü.
Fakat ne hazindir ki yükselen antisemitizm, şiddet ve öfkenin maalesef bumerang etkisiyle ülkemiz menfaatlerine zarar verebileceğini de özellikle düşünmek gerekir.
24 Nisan’da Amerikan Senatosu’na gelecek olan “Ermeni Soykırımı Tasarısı” bu açıdan endişe vericidir.
Maalesef ülkemizde yükselen Yahudi karşıtlığı, öfke ve hükümetin bu unsurları kışkırtan tepkisi Amerikan Senatosu’ndan “Sözde Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı” geçirmek için Yahudi Lobisi’ni mani gören diasporanın işini kolaylaştırıcı nitelikte bir mahiyet kazanabilir.
Bu gelişmede azami surette ülkemizin uluslararası arenada başını ağrıtacaktır.
Netice itibariyle hükümet nezdinde yapılan duygusal beyanatların faturası ağır bir şekilde ödettirilmek suretiyle devlete ve dolayısıyla millete çıkarttırılmakta.
Hükümet ise kamuoyuna yönelik popülist çıkışların getirisini düşünmekten devlet ve milletin bu çıkışlardan doğan tüm yaptırımları çekeceğini anlaşılan unutmuş görünüyor.