- Kategori
- Felsefe
Didim'de Thales günleri etkinlikleri ve felsefe üzerine...

Bu başlık, yıllar geçtikçe zihnimize kazınacak. Didim’in –Miletos’un- felsefenin doğum yeri olduğu gerçeği ülkemizde ve uluslar arası toplumlarda gördüğü kabul gittikçe güçlenecektir. Didim’in adı felsefeyle birlikte anılır olacaktır…
Felsefeyi tanımlayabilmek o kadar kolay değil. “Sorgulanmamış hayat yaşanmaya değmez” der Sokrates. Felsefe sorgulamayla, hayretle, merakla başlar. Felsefe düşünmenin önündeki tüm tabuları, engelleri yok sayarak düşünür ve sorgular. Sistematik eleştirel bir düşünüş olarak da karşımıza çıkar. Var olanlar üzerine yöntemsel bir düşünme ile felsefe hep temele kadar inmek, sonuna kadar gitmek ister…
Gerçeğin ne olduğunu sorgulayan felsefe, bize kendimizi tanıma olanağı da sağlar. Gerçekten de insan ne ve kim olduğunu ancak felsefi sorgulamalarıyla öğrenebilir…
“Bildiğim tek bir şey var, o da hiçbir şey bilmediğim diyen Sokrates, insanoğlunun bilmeye, sorgulamaya, araştırmaya olan açlığını dile getirir. Felsefi düşünmenin Thales’le Didim- Miletos’ta başlamasının nedenini felsefe tarihçileri: Thales’in doğal olaylarını, doğaüstü güç ve nedenlerle açıklanması yerine doğal nedenleriyle, akıl yoluyla açıklanması gerektiğini düşünmesi ve uygulaması nedeniyle kabul ederler. Bu anlayış onu batılı anlamda ilk bilim adamı ve filozof olarak da kabul edilmesinin nedenidir. Felsefe bu anlamda mitos’dan(efsane, söylence, masal) logas’a (mantık ve akıl yoluyla düşünme sorgulama) geçiştir.
Mitoloji, doğadaki olayları; tanrısal açıdan, şiddetten, korkudan yana efsaneye dayalı olarak açıklamaya dayanır… Logos ise mantık, akıl ve düşünme yoluyla açıklamaya çalışır.
Geçen yıl Didim’de (Milet antik kentinde) ilk kez yapılan Thales Günleri bu sene 27 Mayısta Thales ve çağdaşlarını konu alan bir sempozyum ve Lübnanlı Arap müzisyen Rima Khcheich konseriyle devam edecek.
Her yıl farklı konularla ve farklı felsefecilerle devam edilmesinin bir gelenek haline getirilmesini ve bu arada etkinlik sürecinde müzik başta olmak üzere güzel sanat dallarının bu bu etkinlik sürecinde kullanılmasını önemli buluyorum.
Felsefeye karşı toplumda bir farkındalık yaratmak, felsefenin önemini vurgulamak açısından da bu etkinlik çok önemli olacaktır…
Felsefe özgür düşünmeyi gerektiriyor. Tüm baskıların, yönlendirmelerin, tabuların ötesine geçmeyi zorunlu kılar. Günümüzde dinle felsefenin çatıştığını söyleyebiliriz. İşte bu yüzden Şeriatla yönetilen veya dinsel anlayışın hakim olduğu ülkelerde felsefe geliştirilmemiş, geliştirilmesi de istenmemiştir. Bu açılardan baktığımızda reform ve Rönesans’tan sonra Avrupa ülkelerinde felsefe gelişirken, İslam ülkelerinde İmam Gazali gibi düşünürlerin felsefeye karşı duruşları yüzünden felsefe gelişmemiştir.
Ülkemizde de okullarda felsefe ders sayısı azaltılmış, hatta yok sayılmıştır. Felsefenin inançları sarstığı düşünülmüştür. Oysa Batı uygarlığını felsefe oluşturmuştur. Bütün bilimler felsefeden doğmuştur. Felsefesiz eğitim, kuru toprağa serilmiş tohum gibidir. Hangi toplumda felsefe gelişmemişse orada cehalet egemen olmuştur. İslam ülkelerinde de felsefe gelişmediği geliştirilmediği için her yönüyle geri kalmışlardır.
Tüm bunları göz önüne aldığımızda; Didim Belediyemizi felsefenin doğum yeri olan ilçemizdeki felsefe etkinliklerini alkışlamamız gerekiyor…
Didim Belediyemizin bu çalışması felsefe konusunda bizi umutlandırmıştır. Hemşerimiz Thales’e sorarlar:
“Sana göre dünyada biricik devamlı olan şey nedir”
“Ümit” diye yanıt verir” Thales. Çünkü bizi en son bırakan odur.
“Peki, öyleyse en kolay olan şey nedir? Diye sorulunca:
“Başkasına nasihat vermek” diye karşılık verir Thales.
27 Mayıs cumartesi günü saat 16.00’da Milet Amfi Tiyatro’da umutla buluşmak üzere…


