​ Didim'in araba sevdası... / Kent Yaşamı / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '14

 
Kategori
Kent Yaşamı
 

Didim'in araba sevdası...

Didim'in araba sevdası...
 

 

Araba Sevdası, bildiğiniz gibi Recaizade Mahmut Ekrem’in bir romanının adı…

Didim’in araba sevdası ise tam anlamıyla bir başka hikâye…

Dünün küçük beldesi Didim ilçemiz, hızlı betonlaşmanın içine girerken,   model model arabalar da; yollarını en çok da kaldırımlarını, giriş kapılarını, yaya geçitlerini işgal etmeye başladı…

Elbette, model model en üst model arabalar Didim’de olacak… Sorun arabaların olması değil, park ettikleri yerler ve bu arabaların yayalardan üstün tutulma anlayışıdır… Bu anlayışa yerel yönetim ses çıkarmadığına göre bir ölçüde de bu duruma destek vermiş oluyor…

Çağdaş kentlerde yayaların ve bisikletlerin motorlu taşıtlara karşı bir önceliği vardır… Çağdaşlığın bir ölçüsü, yayalara ait geniş kaldırımlar, yaya geçitleri, yayalaştırılmış alanlar, bisiklet yolları ve bisiklet sürüş parkurlarıdır…

Çağdaş kentler, “yayalaştırma” çalışmalarına çok önem verirler… Bazı sokak ve caddeler yaz- kış taşıt trafiğine kapatılır… İnsanlar bu alanda taşıt gürültüsünden, egzoz zehirinden uzak kalırlar, rahatlarlar ve mutlu olurlar… Didim ilçemizde de bir ölçüde bu uygulama sadece yaz aylarında Didim Altınkum’da o da zorunluluktan dolayı yapılıyor… Altınkum’un yaz – kış taşıt trafiğine kapatılması en doğru yoldur… Kış sezonunda arabalar Altınkum’un yürüyüş alanlarını işgal etmeye devam ediyorlar… Didim’in araba sevdası sınır tanımıyor… Arabalar, insanlardan daha özgür şekilde kaldırımlarda, yaya yollarında arz-ı endam ediyorlar…

Arabaların üstün tutulma anlayışı ne yazık ki, insanların davranışlarına da yansımış gibidir… Kaldırımlara park etmiş, geçiş yollarına kapatmış, yaya giriş çıkış önlerine park etmiş araçları çok doğal karşılıyorlar… Yayalara ayrılmış alanlarda bile taşıtlara yol vermek için bekliyorlar… Engelli vatandaşlarımız kaldırımlara, yaya yollarına park etmiş araçlar yüzünden büyük sıkıntılar çekmektedirler…

20 Kasım 2014 tarihinde İzmir ilimizde “Yaşanabilir Şehirler” sempozyumu yapıldı… Eskişehir’i yaşanabilir kent haline getirerek bir marka yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’de sempozyumun konuşmacıları arasındaydı… Konuşmasının özeti:  Bir kenti yaşanabilir kent haline getirebilmek için çağdaş, plan ve projeleri sabırla uygulayabilmek şeklindeydi…

Günü kurtarmaya değil geleceği kurmaya yönelik sabırlı çalışmalarla yaşanabilir kentler kurulabilir…

Didim ilçemizde ne yazık ki hep günü kurtarmaya yönelik siyasetler geçerli oldu… Bisiklet üzerine defalarca yazılar yazdım… Didim – Akbük duble yolu yapılırken projeye Didim – Akbük bisiklet sürüşü parkuru projesinin de eklenmesi için siyasi parti farkı gözetmeden çağrıda bulunmuştum… Sanırım son model arabalara binenler için bisiklet önemli bir şey değildi, lafının edilmesi bile belki rahatsızlık veriyordu…

Gelecekte Didim’in en önemli sorunu trafik ve ulaşım olacak… Lüks makam arabalarına kurulanlar bu sorunu görmüyorlar- göremiyorlar- veya görmek istemiyorlar…

Didim, hızla arabaları koruma sevdasından vazgeçmelidir… Yayalaştırma alanları genişletilmelidir… Bisiklet yolları ve sahil bandında da uzun bisiklet sürüş parkurları yapılmalıdır…

Bazılarına ütopya gibi gelebilir ama Altınkum’dan Akköy’e, Akbük’ten – Manastıra hafif raylı sistemin yapılması şimdiden düşünülmeli ve projelendirilmelidir…2025 yılında 375 bin olacak Didim’in mutlaka böyle bir projeye ihtiyacı vardır…

Didim’in öncelikle araba sevdasını yenmesi gerekmektedir…

Görüşmek üzere…

 

 

 

 
Toplam blog
: 1410
: 1053
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..