- Kategori
- Dil Eğitimi
Dil yanlışları - 34

Kaş Yaparken Göz Çıkarmak ( Mecburî Bir Düzeltme )
Eğitim - 04.12.2010 - 16:30
TRT 4 PROGRAM YAPIMCILARINA TEŞEKKÜR
Merhaba Sayın Program Yapımcıları.
" Ben uzun zamandır TRT 4 dinliyorum. İşim gereği, "dil" ile ilgili konular dikkatimi çekmektedir. Çünkü ben bir öğretmenim ve öğrencilerimde istenilen davranış değişikliklerini meydana getirmek için en çok "sözcükler"i kullanıyorum.
Biraz önce 15.00 haberlerini okuyan haber spikeri beyefendiye, "Almanya'nın eski başbakanı ..." dediği için özellikle teşekkür etmek istiyorum. Çünkü "Eski Almanya'nın başbakanı ..." derken, benim aklıma iki Almanya'nın olduğu Almanya geliyor. Dünden beri haberlerde, hep, "Eski Almanya'nın başbakanı ..." denildi. Siz ise ilk kez, "Almanya'nın eski başbakanı ... " dediniz. Bu yanlışı tekrarlamadınız. İşte bunun için size tekrar teşekkür ediyorum.
Ayrıca, büyük ozan Cahit Külebi, "Türkçe bizim ses bayrağımızdır, " diyor. Sizce de öyle algılandığını görüyorum ve bunun için de tekrar tekrar teşekkür ediyorum.
Esenlikler diliyor, selam ve saygılarımı sunuyorum. "
19.04.2009 / Ş. K / Çukurova Üniversitesi / Eğitim Fakültesi, Öğretim Görevlisi / ADANA
Yukarıdaki metin bir öğretim üyesine ait. Yazının sahibi bir kanaldaki spikerin Türkçe hassasiyetini spikerin cümlesiyle ele alıyor, kanala ve spikere teşekkür ediyor. Buraya kadar her şey normal. Ama sondan bir önceki paragrafta kullanılan bir alıntı ve bir cümle var ki kendisini "Türkçe sevdalısı" olarak gören -üstelik öğretim üyesi- bir akademisyene hiç yakışmıyor.
Maddelerle açayım:
1) 'Büyük ozan Cahit Külebi, "Türkçe bizim ses bayrağımızdır.' diyor."
Doğrusu: Büyük ozan Fazıl Hüsnü Dağlarca, "Türkçem, benim ses bayrağım."
Mısraın geçtiği şiir de şöyle:
Türkçe Katında Yaşamak
Seslenir seni bana “sonsuz”
Der ki çoğal,
Der ki uzun mutluluğuna
Usun iyiliğin doğruluğun,
Bir bilinmeyenden bir bilinene dek
Türkçe, varolduğumuz.
Türkçe, nice desem seni,
Onca güzelim.
Görünmek derinleşmek,
Dolmak;
Seni düşünürük düşünürüm, yarı karanlıklarda, dal,
Anlarım onca.
Bir bölü beş, bir bölü dokuz,
Bir bölü bin üç!
Ayrılık anlamların öylesine azar azar dağılır,
Ta doğudaki balık,
Duyar kokusunu
Ta batıtaki yoncanın.
Seslenir seni bana yakın uzak,
Yeryüzü mavisinden gökyüzü yeşiline,
Tutsak uluslar var ya geceler boyu
Onlar için
Yitik özgürlükler için,
Türkçe, haykırmak
O süre yaradılış dar iken
Düz iken, yassı iken,
Daha’lar
Daha’lar
Daha’lar daha’lara karışmış,
Sınırlığın getirmiş yarınları.
Konuşamaz iken, o yusyuvarlakta,
Diyemez iken,
Artısı eksisi almış götürmüş
Toprağın bitkilerden arta kalan sağlığını
Sıcak uzun,
Bir kişiler geleceğine.
Seslenir seni bana bir duru su
İçinde masallar kazımış ilk yazıları ilk anıtlara,
yankılanır
Alandan alana, uçsuz bucaksız,
Evrenden akınlarının uğultusu.
Ama bağışla beni unutmuş;um,
Yıldızı güneşini ayını, utanmadan.
Öyle köksüz günlerim gelmiş bozkır çadırlarından
çırılçıplak,
Unutmuşum ana demesini bile,
Öykünmüştüm türküsünü ellerin,
Ağzıma bir kara düşmüş bağışla beni.
İşte and içiyorum,
Bütün ölüler adına
Bütün gençler, bütün doğacak çocuklar adına,
Varacağım deyişine gündüz gündüz,
Varacağım tanrıya dek,
Soluğumda soluğun
Seslenir seni bana “Ova”m, “Dağ’ım,
Nere gitsem bulur beni arınmış.
Bir çağ ki akar ötelere,
Bir ak ...ki yüce atalar, bir al ... ki ulu oğullar,
Türkçem, benim ses bayrağım
Fazıl Hüsnü Dağlarca
2) "Sizce de öyle algılandığını görüyorum ve bunun için de tekrar tekrar teşekkür ediyorum."
Açıklama : Birinci cümlede herhangi bir anlatım bozukluğu yok. Ama ikinci cümlede dolaylı tümleç (size) eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu var.
Doğrusu: Sizce de öyle algılandığını görüyor ve bunun için de size tekrar tekrar teşekkür ediyorum.
Ek bilgi: Eski Almanya'nın Başbakanı, tamlaması yanlıştır çünkü buradaki sıfat (eski) tamlayanı nitelediği "eski Almanya" anlamına gelir. Ama eski Almanya Başbakanı tamlaması doğrudur çünkü bir sıfat (eski) belirtisiz isim tamlaması (Almanya Başbakanı) tamlamanın tamamını niteleyebilir.