- Kategori
- Gündelik Yaşam
Dilenci
Bugün bir toplantıya gidiyordum, okulun yakınında karşıma 10 yaşlarında sevimli, tombul bir erkek öğrenci çıktı ve : “Teyze bana 25 kuruş verir misiniz? “ diye sorunca şaşırdım ve :” 25 kuruşu ne yapacaksın?” diye sordum. “Simit alacağım karnım aç.” Şaşırmıştım, bir öğrenci dileniyor, karnım aç diye 25 kuruş istiyor, daha fazlasını değil. O sırada bir bayanla bey geldiler ve : “Ne istiyor bu çocuk? “ cevaplıyor öğrenci: “25 kuruş istiyorum, karnım aç simit alacağım.” Diyor, erkek cebinden bir lira çıkarıp veriyor ve uzaklaşıyor. Öğrenciyi alıp yakındaki bir pastahaneye soktum ve : “Bak evladım ben sana para veremem, eyer sana para verirsem dilenciliğe teşvik etmiş olurum, ben de emekli bir öğretmenim, tüm öğrenciler benim öğrencim sayılır o nedenle seni bir öğrencim olarak pastahaneye davet ettim buyur ne istiyorsan al ister burada ye, istersen okula götür.” Dedim. Öğrenci aç kurt gibi 3 sandviç, 3 kurabiye 2 tane meyve suyunu aldı, bir masaya oturduk yedi. O arada babasının öldüğünü, annesinin apartman görevlisi olduğunu 3 kardeş olduklarını anlattı. Okuldan yardım verip vermediklerini sorduğumda “hayır” dedi. Üzülmüştüm, o anda Ankara Kız Lisesindeki öğrencilik anılarım geldi aklıma: Sınıfımızda yardıma muhtaç iki arkadaşımız vardı, Beden öğretmenimiz aynı zamanda sınıf öğretmenimizdi. Zalim Mehveş koymuştuk ismini. Her Hocaya isim takmıştı öğrenciler. Bir gün Fizik dersindeyken dersin sonuna doğru Mehveş Hanım kapıyı vurup içeri girdi ve : “Hocam izninizle acil olarak okuldan yardım alan öğrencileri alacağım.” Diyerek: “Okuldan yardım görenler benimle gelsin” dedi. Sınıfta bir sessizlik hâkimdi, herkes birbirlerine bakıyordu. Aslında o arkadaşları biliyorduk ama bilmezlikten geliyorduk. Göz ucu ile arkadaşlarıma baktım kıpkırmızı olmuşlardı, orası yarılsa içine gireceklerdi, çok utanmışlardı. Mehveş Öğretmen tekrarladı: “Hadi nazlanmayın çabuk.” Arkadaşlar utana utana çıkıp gittiler. Öğretmen arkadaşlarının yanında 2 öğrenciyi teşhir ederek onları utandırmış, psikolojileri üzerinde onarılmaz yaralar açmıştı. Eyer yardım yapılacaksa kişilerin onurunu kırarak utandırarak değil, gizlice münasip yerde münasip bir şekilde yapılmalı. Evet, biz dönelim bizim küçük öğrenciye : “Bak canım sen o para aldığın kişiye ve bana “ Ben dilenci değilim” dedin, emek sarf etmeden, çalışmadan para istersen dilenmiş olursun.” Dedim ve çocuğu alıp okuluna bıraktım, onunla zaman, zaman ilgileneceğimi, yardım etmeleri için Okul İdaresi ile konuşacağımı söyleyip yanımdan ayrıldım, mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Bir yandan da düşünüyordum; “çocuk gerçeği mi konuştu, yoksa yalan mı söyledi bilemiyorum bu olayı ifşa etmeden okulda araştıracağım.Önemli bir hususta teneffüste okul bahçesinden çocukların dışarı çıkmasına nasıl müsaade ediliyor, okul idaresinin bu konuda daha titiz davranmaları gerekir. Kapıdaki güvenlik nasıl müsaade etti?
NAHİDE ÇELEBİ