- Kategori
- Siyaset
Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olacak

Dimyat, Pirinç, Bulgur
Milliyet'in haberine göre CHP Genel Başkanı Deniz Baykal "Mustafa"yı izledi ve beğenmedi. Galasına katıldığı filmle ilgili görüşlerini yakın çevresiyle paylaşan Baykal, şu yorumu yaptı: "Can Dündar Sarı Zeybek'i yapmıştı. Şimdi 'Can Dündar 2008' olarak gördüm. Yani Türkiye'nin başta Ergenekon olmak üzere yaşadığı 2008 sürecinin yansıması olan Can Dündar yaklaşımı var."
Baykal'ın eleştirisi şöyle: "Atatürk'ün sofrası, içki içilen, coşku bulunmayan, sanki başarısız olmuş, bıkmış, umutsuz, yalnız ve yaşlı bir adamın sofrası olarak lanse ediliyor. Atatürk günde bir büyük rakı içen, kadınlara zaafı olan birisi olarak gösterilmiş. Zaafları olabilir. Ancak, Atatürk gibi bir adamın sofrası bu resim olamaz. Atatürk'ün sofrası Cumhuriyet coşkusunun yaşandığı bir sofradır. Böyle bir filmde Atatürk için önde gelen algılama zaafları değil, eserleri olmalıydı. Atatürk kendi döneminin tüm liderleri diktatör olduğu halde bu yönde hiçbir eğilimi olmayan bir liderdi. Hep çoğulcu demokrasi istedi. Filmde, Cumhuriyeti kurmak için birlikte hareket ettiği arkadaşlarını sonradan yemiş, onlara ihanet etmiş gibi gösteriliyor. Bunlar gerçek değil. Arkadaşlarına saygı duymuş, sevmiş ama devrimler sırasında yolları ayrılmış." demişti.
Ancak, o belgeseli izledikten sonra, CHP lideri Baykal'ın kapasında bir ampul çakmış olacak ki, (Cumhuriyetimiz Kurulurken, resmi dini islamdır, halifeliği kurtaracağız gibi söylemlere yola çıkılıp, sonradan takiyye yapılmış ya) yeni ilçe olan Sultangazi’de partisine katılımlar dolayısıyla düzenlenen törene katıldı. Baykal, partiye üye olan kara çarşaflı kadınlara rozetlerini kendi eliyle taktı. Atatürk’ün kurduğu CHP’nin lideri Baykal "oy uğruna irticaya ödün" veriyor ve diyor ki: "Kılığımız kıyafetimiz şöyle olabilir, böyle olabilir kime ne! Bizi kimsenin etkilemesine, kimsenin bizi tasnif etmesine, bizi etiketlemesine izin vermeyeceğiz! Hepimiz eşitiz, eşit! Hiçbir ayrım yok! Bunu içimize sindireceğiz!" Baykal bu kadınları "irticacı" diye etiketlemiyor, aksine, "muhafazakâr" diye niteleyerek "eşit vatandaş" olduklarını onaylıyor! Aman, bu sözleri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı duymasın! Baykal Sultangazi'ye oy almaya giderken, İzmir'den olacak gibi görünüyor. Kendi partisinin ambleminde yer alan oklardan biri olan Laiklik ilkesine ters bir davranışta bulunarak, okun birini yok etti. Geriye kaldı 5 ok, onlarıda, yeni oylar bulmak için birer birer elden çıkarabilir. Atatürkümüzün sağlığı pahasına, canını dişine takarak, kurduğu ve bütün dünyanın hayranlıkla izlediği Cumhuriyet Rejimi, yine kendi kurduğu partiyi eline geçiren, padişahvari şekilde partiyi yöneten bir genel başkan tarafından yok edilmeye çalışıyor. Yazık çok yazık.