- Kategori
- Güncel
Dindar gençlik mi? Dili-dar söylem mi?

Son yirmi otuz yıldır görüyoruz ki, din üzerinden siyaset yapmak, halkın dini duygularını istismar etmek ve bu sayede oy toplamak rahmetli Erbakan hocayla başladı diyebiliriz. Bugünde dinin, var hızıyla AKP tarafından kullanıldığı gerçeği yadsınamaz.
%99 'u Müslüman olan bir ülklede sanki insanlar, bu iktidarlar zamanında müslümanlığı kabul etmişler, din üzerinden fetva vermekte kendi görevleriymiş gibi insanları ayrımlaştırma yoluna gitmişlerdir. Herkesin dinini, ibadetini kendi içinde yaşaması gerekirken, siyasetçi; parti çıkarı uğruna dini, gösteri ve propaganda aracı olarak kullandığı görülmektedir.
Dindar gençlik yetiştireceğiz demekle de bunu sahiplendiklerini göstermektedirler. Bunun da Hitler'in kafatasçı, tek tip insan modelinden pek farkı olmasa gerek.
İnsan hakları evrensel beyannasiyle bağdaşmıyan bu söylemler, çağdaş ülkeler arasında yer almakta iddialı olan hükümetlerin, partilerin söylemlerinde yer almamalıdır. Demokrasiyi sindirebilmek, laikliği hazmetmekten geçtiğini düşünerek, din istismarından kaçınılması gerekir.
Ülkede işlenen rahip cinayetlerini, medeni laik ülkelere anlatmakta zorluk çekilir. Bu durumda, İslamıfobinin her geçen gün biraz daha güç kazandığını, batı ülkelerinde görmemiz kaçınılmaz olur.