​ Dinmeyen acı "Kerbela" / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '08

 
Kategori
İnançlar
 

Dinmeyen acı "Kerbela"

Dinmeyen acı "Kerbela"
 

Aşura 2008


Bitmeyen bir yas, bitmeyen bir diriliştir Kerbela.

Kaleleri kin, düşüncesi zehir olanlara,

Bir kırmızı güldür Kerbela.

Ey şehidi Ey şüheda! Adına adanmış bir yerdir Kerbela.

Ey minik Ruğayya!

Fırat’ın susuzluktan yandığı bir gündür, Kerbela.

Yarabbi! içime akıttığım bir öfkedir Kerbela.

Ey insanlık! Unuttukça onu

Sizi mahkûm eden bir dildir Kerbela.

….

Kerbela Katliamı: 10 Ekim 680

Hz. Muhammed`in kızı Hz. Fatma`nın ve Hz. Ali`nin oğlu Hz. Hüseyin, haksız olarak Şam`da iktidarı ele geçirmiş olan Muaviye`nin oğlu Yezid`e biat etmeyi –onu halife olarak tanımayı- reddetti. Kufe halkının kendisini desteklemesi ve Kufe`ye davet etmeleri üzerine Hz. Hüseyin, 680 yılında yaklaşık 100 kişi ile birlikte, İslam adına çeşitli zulüm ve haksız uygulamalar yapan Yezid`e karşı durmak üzere Mekke`den Kufe `ye hareket etti. Bugün Irak sınırları içinde olan Kerbela`da Yezid`in askerleri, Hz. Hüseyin ve taraftarlarının önünü keserek onları günlerce susuz bıraktılar. Fırat Nehri`nden su almak isteyen kafileye engel olundu. Su almaya gidenler oklarla öldürüldü. 10 Muharrem günü, Hz. Hüseyin`in 18. yaşındaki oğlu Ali Ekber ve beşikteki Ali Asgar oklanarak öldürüldüler. Sonunda Hz. Hüseyin Kerbela savaş meydanına çıktı. Yezidin 40 askerini yendikten sonra sağ kalan yakınları ile helalleşti ve yeniden meydana döndü. O anda her taraftan gelen oklarla Hicretin 61. yılının 10 Muharrem cuma günü (10 Ekim 680) öğleden sonra Hz. Hüseyin şehit oldu. Gövdesi Kerbela`da bırakıldı. Mübarek başı Kufe`ye oradan da Şam`a götürüldü. Yezid, Hz. Hüseyin`in başını gördüğünde “Peygamber`den borçlarımı geri aldım.” diye Ehl-i Beyt düşmanlığını ilan etti.

Her yıl tüm Ehl-i Beyt sevdalıları tarafından yası tutulan tarihin bu utanç verici olayı, bu yıl da yine acıyla, üzüntüyle, yasla karşılandı. Caferilik İnancını Tanıtma, Araştırma ve Kültür Derneği'nin organizasyonuyla düzenlenen Evrensel Aşura Matem Merasimi’ne 200.000 kişi civarında insan katıldı. Siyahlara bürünülmüş törende, 1368 yıl aradan sonra, 10 Ekim 680 tarihi sonrası esir düşen Hz. Hüseyin’in kardeşi Hz. Zeynep ve eşi Hz. Rubab’ın acılı anları Zeynebiye Genç Tiyatrosu Oyuncuları tarafından canlandırıldı.

Törene katılan binlerce Şia, tören bitiminde alana kurulmuş Kızılay çadırlarında kan bağışı yaptı.

Yoğun güvenlik önlemleri altında Kur’an-ı Kerim okunarak başlayan tören alanına asılan pankartlar ve Hadisler ilgi çekiciydi.

“Ey cemaat! Bu Hüseyin bin Ali’dir; O’nu tanıyın; canım elinde olan Allah’a ant olsun ki Hüseyin cennettedir, O’nu sevenler de cennettedir, O’nu sevenleri sevenler de cennettedir.”

Hz. Muhammet (s.a.a)

“Bir gün Peygamber (s.a.a), Hüseyin (a.s)’ı kucağına oturtarak şöyle buyurdu: “Hüseyin’in şehadeti üzre müminlerin kalbinde bir aşk vardır, o aşk asla soğumaz.”

Sonra buyurdular ki: “Babam, her gözyaşının maktulü olana (Hüseyin’e) feda olsun.”

Ey Resulullah’ın torunu, her gözyaşın maktulü nedir? Dediklerinde; “Onu anan her mümin, mutlaka ağlar” buyurdular.

Takvim yaprakları 19 Ocak 2008’i gösterdiğinde, yani 1368 yıl aradan sonra, 7 den 70’e Aşura meydanını dolduran tüm kalabalık Hz. Hüseyin için, onun evlatları için, Hz. Zeynep için, tüm Ehl-i Beyt için ağladı…

Aşura’yı ve tutulan yası anlatacak çok cümle, yaşanan acıyı taze tutacak çok söz vardı ama sözler sustu, gözyaşları “Emrindeyiz ya Hüseyin” diye aktı. Tarihin belki de tekerür etmeyeceği tek olay Kerbela Kıyamıydı. Çünkü “Hiçbir Gün Aşuraya Benzemez” cümleleri dökülüyordu gözyaşı tuzuyla ıslanmış dudaklardan. Üstelik Kazimeyn’e, Pakistan’a, Irak’a, Filistin’e, rağmen.

Tüm bunların ardında, Peygamber torunuyla birlikte, aynı gün Hrant Dink anıldı yurdum sokaklarında, televizyonda daha çok reyting aldı ve binler “Hepimiz Hrant Dink’iz” dedi.

Madalyonun bir yüzü böyle diyordu ama diğer yüzünde zamana, Müslümanlık karşıtı herkese inat “Lebbeyk Ya Hüseyn” nidaları yükseldi. Çünkü Şiaların, tarihin unutamadığı kapkara bir günü unutmaya hiç niyetleri yoktu.

Şiir: http://www2.irib.ir
Kaynak : www.baktabul.com

 
Toplam blog
: 46
: 1674
Kayıt tarihi
: 25.04.07
 
 

Şu an özel bir şirkette, grafiker olarak çalışmaktayım, geçmişte hikaye denemeleri ile başladığım ya..