- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Dış ticaret açıklarını kapatmak için teknolojiye ve altyapıya yatırım yapılmalıdır.

Türkiye-AB arasındaki dış ticaret konusunda iki gün önce gazetelerde önemli bir haber vardı. Türkiye-AB arasında 50 yıllık macerada "Gümrük Birliğine" girdikten sonra 221 Milyar Dolarlık dış ticaret açığı oluşmuş.
50 yıl üzerinden değerlendirirsek aylık 368 Milyon dolar, AB ile dış ticaret açığımız var demektir. Eğer Gümrük Birliğine girdiğimiz 1996 yılından itibaren bir hesaplama yapılırsa 17 yılda, aylık 1 Milyar 83 Milyon dolarlık bir dış ticaret açığı vermişiz ve halihazırda veriyoruz demektir. Bu rakam gerçekten çok büyük.
AB ile dış ticaret açığı demek "AB bizden daha fazla katma değerli ürün üretiyor ve bunu bize satıyor" demektir. Yani AB'nin bir teknolojik üstünlüğü var demektir.
İş adamları son yıllarda Gümrük Birliği bize zarar veriyor, tekrar gözden geçirelim diyorlar ama bu politika değişikliği, ülke için stratejik olarak ne kadar anlamlı olur bilemiyoruz. Harekete geçilmeden, bir karar vermeden önce çok iyi düşünülmesi gerekir. Bu konudaki şahsi düşüncem, dış ticaret açığına neden olan konuların çok iyi analiz edilmesi ve geleceğe dair anlamlı bir eylem planı hazırlanması yönünde. Eğer teknoloji ve sanayiye daha çok ağırlık verirsek, bu konuda alt yapıları geliştirirsek bu açığı kapatabiliriz. Kanımca ülkede tıpkı Çin gibi 10 yıllık aralıklarla stratejik politikaların oluşturulması ve desteklenecek teknolojik alanların akıllıca belirlenmesi lazım. Örneğin savunma sanayinde son yıllarda bu gerçekleşti. Geçenlerde Savunma Sanayi Müşteşarı, bu gelişmeyi açıklıyordu. Son 10 yılda 60 olan proje sayısını 350'ye taşımışız. Yine TSK'nın ihtiyaçlarını karşılama oranı yüzde 20'den yüzde 51,2'ye yükselmiş. TSK'nın dışarıya bağımlılığı da yarıya düşmüş. Savunmada milli/yerel kaynak kullanımı artmış. Savunma sektörünün cirosu 1 milyar dolardan 5 milyar dolara çıkmış.
Yine daha dün gazetelerde vardı. Asker ve polise yerli/milli tabanca vermek için prototip çalışması başlamış. TSK ve Emniyet'in kullanacağı yerli silahlar, "Hayalet" denilen Glock ve SigSauer'un özelliğini taşıyacakmış. Çok mantıklı bir çalışma ve vakit geçirmeden tamamlamak lazım.
Bir başka güzel gelişme de Turkcell'den geldi. Tasarım ve yazılımı Türk mühendislerine ait olan ve "T40" olarak adlandırılan aklllı cep telefonu 15 Eylül'de raflara çıkacakmış. Telefonda HD kalitesinde ses, gelişmiş kamera özellikleri, yeni nesil çift çekirdekli işlemci ve Türk motiflerini sergileyen öğeler olacakmış. Gerçekten Türkiye cep telefonu ithalatına her yıl milyarlarca para harcıyor. Bu konuda Turkcell çok iyi düşünmüş. İsabet olmuş. Başka markalar da bu alana yatırım yapmalı ve ülkede üretilen kaynak ülke dışına çıkmadan ülke içinde değerlenmeli. Tabii üretilen cep telefonları da sürekli güncel/modern olmalı, çağının gerisinde kalmamalı.
Teknolojiyi geliştirmek ve desteklemek için buna giden alt yapıları iyi kurmak ve teşvikleri de akıllıca vermek lazım. Son yıllarda ülkede bu konuda bir anlayış birliği olması gerçekten takdire değer. Dünya ile rekabet edebilmek için stratejik, akılcı, pratik ve sonuç alıcı desteklerin yapılması ve çabalara girilmesi lazım.