- Kategori
- Voleybol
Disiplin başarıyı getirir…
İki maçtır sitem ediyorduk. Yarı finalin adına yakışmayacak maçlar izliyoruz diyorduk. Sanırım son maç heyecana ve çekişmeye sahne olup adına yakışır bir şekilde son buldu. Maç başlarken Fenerbahçe yine asıl kimliğinden uzak bir görüntü verdi. Birazda ilk iki maçın verdiği rahatlığın olduğunu düşünüyorum. Ama çeyrek final serisindeki Galatasaray’ın geri döndüğünü görünce onlarda işi sıkıya almasını bildiler. Maça geçmeden önce her iki takımı da voleybolun adına yakışır bir maç çıkardıkları için kutluyorum.
İlk sette ön plana çıkan oyuncu Galatasaray adına tartışmasız Melis’ti. Yaptığı bloklar ve attığı etkili servislerle takımını uyandırıp yarı final serisinde ilk seti kazandıran isim oldu. 2 maçtır kayıp olan Seray da bu maçta dirilince maçın çok çetin geçeceği belli oldu. 25 – 20 lik bir üstünlükle seti almasını bildiler. İkinci sette Oksana’nın yerine Nisayla başlamayı tercih eden Fenerbahçe antrenörü meyvelerini topladı. Aynı skorla kazanarak durumu 1 – 1 e getirdi. Üçüncü sette 21 – 20 Fenerbahçe önde iken çok kritik bir hata ile geri düşüp seti verdiler. Fenerbahçeli bazı oyuncular bunu hep yapıyor. Yılların Çiğdem Can Rasnası saha çizgisini sağına alıp, solundan geçen topu aut diye bırakınca ortaya komik bir sahne çıktı. Anladı hatasını ama set gitmişti. Dördüncü sette hatasını telafi edip hemen başlarda 8 sayılık bir servis serisi yapıp, bunların 5 tanesi doğrudan sayı oldu, 25 – 12 sonucu kaçınılmaz kıldı. Beşinci sette Stacey’nin maç boyunca yaptığı inanılmaz manşet hataları tavana vurunca Fenerbahçe’nin işi çok kolaylaştı. Seda sağ baldırındaki sargıya ve seke seke oynamasına rağmen yaptığı 2 blok ve kurşun gibi smaçlarıyla son sete damgasını vuran ilk isim olurken, 12 – 11 de oyuna giren Oksana bir blok ve rakip sahaya bıraktığı maç sayısıyla günü noktalayan isim oldu.
Yazılarımda günün anlam ve önemini belirten kısmı akıllarda kalması için hep son söz olarak irdelemeyi adet haline getirdim. Bugün değineceğim konu final serisiyle alakalı olacak. Her sene Eczacıbaşı ile Fenerbahçe finallerde karşı karşıya geliyor. Ve Eczacıbaşı 2 – 0 geriden gelip maçları alıyor. Sonrada herkes çıkıp “Ya biz niye hep böyle kaybediyoruz…” diyor. Hiç kimse Eczacıbaşı nasıl kazanıyor demiyor. Disiplin!!! Eczacıbaşı 2 – 0 geride olsa bile kaybetmediği ve taviz vermediği disipliniyle kazanıyor. Senin oyuncun aut’a attığı servis sonrası kenardaki manevi bağları olan kişilere gülümseyerek dalga geçecek, rakip takım sayı aldığında kafasında top sektirecek, sonrada kupa gittiğinde timsah gözyaşları dökecek. Eczacıbaşı – Fenerbahçe finalleri daha çok olur. Fenerbahçe de daha çok mağlup olur. Saygılarımla…
Metin Timur TÜFEKÇİLER
Evladıma miras bu sevda...!