​ Diyanet İşleri Başkanı'nın İzmir dindarlığı yorumu! / İzmir / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '13

 
Kategori
İzmir
 

Diyanet İşleri Başkanı'nın İzmir dindarlığı yorumu!

Diyanet İşleri Başkanı'nın İzmir dindarlığı yorumu!
 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmet Görmez,  İzmir müftülüğüne Prof. Ramazan Muslu'nun getirilmesi üzerine değerlendirme yaparken İzmir'in din anlayışı üzerine şu yorumu yapıyor: “İzmir'in farklı bir dindarlığı var. Bu dindarlığın irfan geleneğine ihtiyacı var. Öyle olduğu için tasavvuf profesörünün, irfan geleneğinden geçmiş birinin İzmir'e müftü olarak atanması tesadüf değil” dedi.(timetürk)

Bu sözle Sayın Başkan ne demek istiyor?  Otuz yıldır İzmirde yaşayan, İzmir üzerine düşünen ve bu düşüncelerini de zaman zaman yazıya döken biri olarak Diyanet İşleri Başkanı Sayın Görmez'in ne demek istediğini tam olarak anlamış değilim.

Ben, din eğitimi almış; temel dini kaynakları okumuş içerden biri olarak Sayın Başkanı tam olarak anlayamamışsam, İzmirli ne kadar anlar? Ya da ne anlar?

Sayın Başkan'ın bu sözlerini tam olarak anlayamadım, diyorum ama hiçbir şey anlamamış da sayılmam elbette. Anladığım kadarıyla, Sayın Görmez, İzmir'in pek de İslami olmayan (gavur İzmir) geçmişine gönderme yapıyor. Ya da daha hafifletilmiş ifadeyle, İzmir'in tasavvufi gelenekten fazla nasiplenmemiş olmasına vurgu yapıyor.

Eğer, doğru anlamışsam, Diyanet İşleri Başkanı, benim de zaman zaman yazdığım İzmir yazılarında değindiğim gibi, İzmir'in "kendine özgü" Müslümanlığı, Türkiyenin batıya en yakın bölgesi olması ve "gavur" geçmişi dolayısyla daha "müellefe-i kulub" den sayılmasını istiyor...Kendisini dinleyen din görevlilerine de bu türden bir uyarı yapmış oluyor.

İzmirde göreve yapan din görevlilerinin Türkiyenin öteki illerindekilerden farklı olması gereği vardır. Bir kere karşılarında "hocadır ne derse doğrudur" diyen bir cemaat yoktur. Daha ziyade bu "imam" nerede yanlış yapacak diye pür dikkat dinleyen bir cemaat vardır. Dikkat edin, "cemaat" olmuş, yani camiye gelip giden, hiç değilse bir cuma namazı kılanlardan bahsediyorum. Cemaat olmayanlar için zaten "imam" diye bir şey yoktur İzmirde...

İzmir'in bu din ve din görevlisi algısını sırf eleştirmek için de yazmıyorum. Bunun iyi tarafı da var. İyi tarafı, din görevlilerinin, "cemaattir ne versem yerler" rahatlığında olamamasıdır. Dahası, kolay kolay hazır cemaat bulamayacakları için kendi cemaatlerini oluşturmak için fazladan efor sarfetmeleri gerekecektir İzmirdeki din görevlilerinin. Üstelik bu efor, bilgiye, entellektüelizme ve derviş sabrına gerek duymaktadır.

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Görmez'in bu gerçeği görerek yukardaki vurguyu yaptığına inanıyorum. Her ne kadar kendisi, fazla açıklama yapmayarak işi, "arif olan anlar" noktasında bırakmışsa da sözlerin şerhinin şurada kısaca bahsettiğim noktalara varacağını düşünüyorum.

Bu arada, İzmirin yeni müftüsü Prof. Ramazan Muslu hocaya da hayırlı uğurlu olsun diyor ve başarılar diliyorum... Kendisinin bu iyi dileklere ihtiyacı olacak çünkü.

Not: Yazıda geçen "müellefe-i kulüb" ifadesi, kalbi İslama ısındırılmak istenen ilk Müslamanlar için kullanılan bir tamlamadır. Özellikle İslam'ın ilk yıllarında insanları İslama ısırdırmak için, bazı özel davranışlar ve taltifler yapılmıştır. İfade dini literatüre böylece girmiştir.

 
Toplam blog
: 1645
: 822
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..