- Kategori
- Gezi - Tatil
Diyarbakır I

"kendi düşen köyler kentler ağlamaz, sur dışına çıkar ben ağlarım
ekmek diye bağrışırdı bebeler, elma derler ben ortaya çıkardım ''
Diyarbakır için hazırlanırken Can Yücel'in şiiri geliyor aklıma.Yeniden Diyarbakır'a gitmek ve orada bir hafta geçirmek çok mutlu edici.
Ne yazık ki doğuya karşı insanların ön yargıları çok fazla.Tanımadan,anlamaya çalışmadan kesin yargılar sergiliyorlar.Benim Diyarbakır'a gideceğimi öğrenen bir çok arkadaşım benzer tepkiler verdi.Onlara göre tatil Avrupa şehirlerine gidip alışveriş yapmaktan oluşuyor.
Surların arasında kaybolmaya başlamadan önce güzel bir kahvaltı yapmak gerekiyor.Hasan Paşa hanındaki Kahvaltıcı Kadri ve Mustafanın Yeri en iyi adresler.Kişi başı 15tl, öğrenci veya gruplara 10 tl.Çaylar bakır çaydanlıklar da geliyor,ekmekleri ise çocuklar sıcak sıcak fırınlardan getiriyorlar.
Kahvaltının üstüne bir de kahve içmek istiyor insan.Menengiç ve dibek kahveleri en çok tercih edilenler.Gün içersinde hana uğramışsanız nargilesini de denemelisiniz.
Sur içi bir günde rahatlıkla gezilebilir.Yürüyerek gezilen şehirleri daha çok seviyorum.Yürürken mekanların dışında insanları, yaşayışlarıda görüyorsunuz.Şehri daha iyi anlıyorsunuz.
İlk olarak Gazi caddesinden bir sokağa giriyoruz ve bizi bir minare karşılıyor.
Dört Ayaklı Minare ve Şeyh Mutahhar Camii
Caminin bahçesi yol olunca minarede yolun ortasında kalmış.Minarenin sütünlarının altından yedi defa geçince uğur getirdiğine inanılıyor.
Mar Petyun Keldani Kilisesi
Türkiye'deki en güzel on kiliseden birisi seçilmiş.Şu anda Diyarbakır'da 10 keldani aile yaşıyormuş .Kilise ibadete açık.Avlunun büyük bir kısmı yıkıntı içindeydi.Restorasyon çalışmaları devam ediyordu.Kiliseye giriş biraz farklı geldi bana.Avludan bir koridora geçiyorsunuz daha sonra kilisenin kapısına giriyorsunuz.İçeride ise avizeler ve mum ışıklarıyla mistik bir atmosfer karşılıyor sizi.
Surp Giragos Kilisesi
32 yıl aradan sonra geçen yıl ibadete açılmış.Ermeni cemaatinin Ortadoğu'daki en büyük kilisesiymiş.Zamanında minarelerden yüksek diye çan kulesi yakılmış.Restorasyon sırasında çan Moskova'dan özel olarak yaptırılıp getirilmiş.
Kurşunlu/Fatih paşa/Bıyıklı Mehmet Paşa Cami
Yapıldığında medrese ve hamamdan oluşuyormuş.1520 li yıllarda Bıyıklı Mehmet Paşa kiliseden camiye çevirmiş.Caminin en belirgin özelliği kurşundan yapılmış kubbeleridir.Bu yuzden halk arasında Kurşunlu Camii diye biliniyor.Minaresi ise diğerlerinden farklı silindirik yapıdadır.
Yürümeye devam ederek Saray Kapıya geliyoruz.Bu bölümde restorasyon çalışmaları devam ediyor.Bu sebeble sadece özel izinle giriliyor.Eğer girebilirseniz Saint George Kilisesinin bahçesinde oturup dinlenebilirsiniz.Dicleyi seyredip çay içmek mümkün burada.
Saint George Kilisesi
Hristiyanlar Saint George,müslümanlar ise Cercis ismini kullanyorlar.Hz.Cercis'in mekanı olduğu düşünülüyor.Kim tarafından hangi dönemde yapıldığı tam olarak bilinmiyor.
Kubbeli yapının alt katı kabir üst katı da ibadet için kullanılıyormuş.
Önceden cezaevi olarak kullanılan Artuklu Sarayında da restorasyon çalışmaları devam ediyordu.
İçkale'de Diyarbakır'ın ilk yerleşim yeri Amida höyüğü de bulunuyor.İç Kaledeki çalışmalar kompleks bir müze yapmak içinmiş.Höyükten başlayarak günümüze kadar Diyarbakır'ın geçirdiği dönemler somut olarak görülecekmiş.
son olarak da Hz.Süleyman Camii'ye gidiyoruz.
Diyarbakır'ın fethinde şehit olanların bu bölgeye gömüldüğü ve ilk caminin buraya yapıldığı söyleniyor.Giriş kapısında ve iç avluda iki adet türbe bulunuyor.
Diyarbakır'a gelmişken mutlaka ciğer yemelisiniz.Ben ciğer yemem derdim,sevmezdim tadını.Yerinde yemenin ne kadar önemli olduğunu anladım.Umut ciğerci,Ciğerci Muharrem Usta,Dağkapı ciğercisi en bilinenleri.Üçünün de fiyatları gayet uygun.Kişi başı 10-20 tl arasında.Ciğer kömürde piştiği için tadı daha da güzelleşiyor.Yanında getirilen sumaklı soğanda ciğer kadar güzel lezzette.biz bir haftalık süreçte üç akşam ciğer yedik.bir de üstüne her gece kadayıf yiyorduk.
Künefe için Hacı Levent künefe veya Sadık Usta,burma kadayıflar içinse Kadayıfçı Saim Usta veya Sıtkı Usta tercih ediliyor.Künefeler 10-15 tl,kadayıflar da 5-7tl arasında.
Gecenin sonunu ise Hasan Paşa Hanında nargile ile ya da Sülüklü Handa şarapla sonlandırabilirsiniz.






