- Kategori
- Güncel
Dizi dizi yeme bizi!

Yedi ülkeyi taramışlar, bir "Hürrem " bulmuşlar; Bu şamata az bile...
Kısa sürede kafamızı aşüre kazanına çeviren olayın kısacık özeti:
Malûm dizideki şehvet ve kadına düşkünlük sahneleri padişahımızın şanına vefasızlık mış.
Böyle bir yapım tarihî gerçeklere aykırı düşse de günümüzdeki örneklere kalıp gibi oturmaktadır. Çünkü ağırbaşlı ve izleyiciye sanatsal mesajlar veren yapımlara ilgi yok. Nerede aşırı uçlarda gezinen, ahlâk kurallarını, yasaları zorlayan yapımlar varsa balıklama dalıyoruz. En gözde tercihimiz ise sınırları zorlayan cinsellik.
Buralara nasıl geldik Tavuk mu yumurtadan çıktı, yumurta mı tavuktan? Yani, medya mı bizi bozdu, yoksa biz mi medyayı yoldan çıkardık?
Gündeme oturmuş bir dizinin arkasından yapılan eleştiriler ters etki yapıyor. (Bunu milletimize böyle öğretmedik mi? Suçluyu kahraman, ceza evindekini vekil yapmadık mı ?) Yapımcılar reytıng rekoru bekleyebilirler. Ama ekrana çıkıp, mağdur olduk diyerek ağlamayı sakın ihmal etmesinler.
Malûm konuda, hakarete uğradığı söylenen "Osmanlı, " sütten çıkmış ak kaşık mı? Ben bir sanatçı olarak tarihin tarihçilere bırakılmasından yanayım. Ancak onlara ufacık bir sorum olacak:
Soru: Osmanlı'da "harem" nedir? Hangi padişahımız zamanında haremde( 270) cariye bulunuyordu?
Dizi ile gündeme gelen sorun, devede kulaktır. Günümüzde yaşadığımız ayıpları da gelecek kuşaklar eleştireceklerdir. Bugün reyting ve menfaat uğruna gözlerimizden kaçırdıklarımıza bir göz atalım. Her türlü yayında cinsellik ön planda değil mi? Günlük gazetenize bir bakınız. Çeşitli gerekçelerle kadın teşhiri alabildiğine gözlerimize sokulmak isteniyor.
Cinsellik konusundaki zaaflarımız kültür ve sanat etkinlikleri ile yer değiştirir, beynimiz kasıklarımızdan başımıza taşınabilirse, yapımcılar da evirip çevirip "Hürrem'in" memelerini gösterme eziyetinden ! kurtulurlar