​ Dizi olsun da! / TV Programları / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Nisan '10

 
Kategori
TV Programları
 

Dizi olsun da!

Dizi olsun da!
 

Dizi olsun da...!


Merhaba,

dizi olsun, hele bir de bir ünlü oynasın da gerisi önemli değil. Paralar gelsin yeter, senaryo, yeterlilik hiç önemli değil. Seyirci nasıl olsa seyrediyor, nasıl olsa ekrana kilitleniyor, nefes almadan seyrediyor.

Evet, bugünlerde işler böyle gidiyor. Nereden mi biliyorum? Ekrana 10 dakika bakmanız yeterli. Şu an kaç dizi var bilemiyorum, sayısı çok fazla. Aralarıdan birkaç tanesi hariç gerisi tamamen fasafüso...

Geçtiğimiz hafta kendi adıma bir ilke imza attım ve seyretmeden eleştirmek olmaz, yazana da oynayana da haksızlık olur dedim ve o haftaki birçok diziyi "kasten" izledim...Evet bunu yaptım, yaptım ve ne kadar haklı olduğumu birkez daha gördüm.

Neler mi gördüm...Yeni bir roman açılımı dizisi gördüm, romanların ağzı, şivesi ile hiç alakası olmayan, kafaya bir çiçek geçirip entari giyilince roman olunabileceğini zanneden bir yönetmen ve "oyuncu" gördüm. Romanlar ile uzaktan yakından alakası yok, o kadar yapmacık, o kadar sahte, o kadar hedefi ve amacı belli ki...

Neler mi gördüm...Bir başka dizide, gerçek hayatta gerçek olamayacak telefon diyalogları gördüm. Tuş ve Deha dizisi :) (Dizileri takip etmedğim için karakter adları vermiyorum kusura bakmayın...) Kadın bir adamı bulmaya çalışıyor.Telefon ile iş yerini arıyor, karşısına bir bayan çıkıyor ve diyalog başlıyor. Öyle bir diyalogun gerçek hayatta geçmesi, yaşanması imkansız...Telefonun karşısındaki bayan sebepsiz yere trip yapıyor, sahta gülücükler atıyor, tavır alıyor vesaire...Çok yapmacık gerçekten, her haliyle, "ben şu an bir dizi çekimindeyim" diyor seyirciye...

Daha sayabilirim...Gerçekten hayat ile uzaktan yakından alakası olmayan sahneler, roller, performanslar ve fazlası...Sonuç ne peki...Televizyon ekranlarına kilitlenen insanlar, anlamsız derecede fazla "dram psikolojisi", "dramatik senaryo takıntısı", sürekli tekrarlayan zengin-fakir, zengin-mutsuz, evli-başkasına aşık, çocuklu-aldatan komedileri...

Ya tamam arkadaşlar, bunlar yok mu hayatın içerisinde, var...Var da, böyle yaşanmıyor ki...Gerçeği yansıtmıyor ki...Yani maalesef, yıllarını sinemaya, tiyatroya vermiş sanatçılarımız bile kendilerini kaybetti. Öyle bir para dönüyor ki, senaryoda iş yok, ama adam orada oynuyor. Bazı dizileri, 2 hafta önce tesadüfen gördüğüm fragmanı, 2 hafta sonra aynı yerden devam ederken görüyorum, rastlıyorum...Anlamsızca uzatılan sahneler, gereksiz yere birbirine bakan (rahatsız olmadan), uzun süre bakan insanlar...Ağızdan kelpeten ile çıkan laflar...Hani dizi uzayacak, araya bir reklam daha alınacak ya, onun kaygısı...

Yok yok...İyi ki seyretmemişim, iyi ki o zamanı öldürmemişim ya da hakeden birkaç diziye ayırmışım...Bence bu konu da yine bizim ülkemize göre, ülkemiz insanının yapısına göre şekilleniyor, olmaması gereken şekilde ilerliyor...

Çaresi nedir...Bilmiyorum. Bilen varsa söylesin...

Sevgiler...

 
Toplam blog
: 142
: 1570
Kayıt tarihi
: 17.03.09
 
 

İnternet ve bilişim teknolojileri konularına ilgi duyan, yenilikleri takip eden ve bu yenilikleri pa..