​ Diziler / TV Programları / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ağustos '10

 
Kategori
TV Programları
 

Diziler

Diziler
 

Sam


Hatırlıyorum, sanırım ilkokuldaydım ve tüm kanallar (TRT ve Start TV) Brezilya’lıların çektikleri 10 üzerinden puanlandırma olsa 2 puanı zorlayarak vereceğimiz, komedimsi, duygusalımsı aslında türüde belirsiz dizileri yayınlamaktaydılar. Kanal sayısı şuandakine kıyasla çok az olduğundan dolayı bu diziler ister istemez izleniliyordu. O dönemde çalışmayan Anne’mi hatırlıyorum, akşam olunca Hayat Ağacı ya da Köle Isaura izlenilirdi. Eminimki o dönemde Hayat Ağacı’nı takip edenlerin hafızalarından Sam karakteri uzun yıllar silinmemiştir, son zamanlarda kendisini Gossip Girl isimli dizide tekrar karşımızda görüyoruz. Hayat Ağacı

Sam

Zaman hızlı geçiyor. Uzun yıllar Türk izleyicisi ile buluşan konusuz Brezilya dizileri, izleyenlerin beyin damarlarındaki kan basıncını düşürdükten sonra birden ortadan kayboldular ya da o dönemde ben biraz büyüyüp kendimi artık yollara vurmuştum, tabi burada sevgili ÖSYM’yi kesinlikle göz ardı edemem.

Kısaca eski güzel günleri (geçmiş hep güzel gelir) hatırladıktan sonra günümüze bakalım. 2010 Türkiye’sinde yayınlanan diziler oldukça değişti, artık insanı bunaltan brezilya dizilerini televizyonlarda görmek mümkün değil, çünkü yapımcılarda artık bu dizilerden rating alamayacaklarını biliyorlar ve tabi ki gelişen sinema sektörümüz ile birlikte gün geçtikçe sayısı artan diziler ve sinema filmleri izleyicilerle buluşuyor. Geçen sene vizyona giren sinema filmlerinin sayısındaki ve izlenme oranlarındaki artış olup biteni kısaca bize anlatıyor. Şu anda yayında olan bazı diziler aşağıdaki gibi;

* Kurtlar Vadisi Pusu
* Aşk Ve Ceza
* Kapalı Çarşı
* Unutulmaz
* Gönülçelen
* Adanalı
* Ezel
* Bir Kadın Bir Erkek
* Zoraki Başkan
* Sakarya Fırat
* Arka Sokaklar
* Arka Sıradakiler
* Akasya Durağı
* Canım Ailem
* Deniz Yıldızı
* Geniş Aile
* Hanımın Çiftliği
* Hicran Yarası
* Küçük Kadınlar
* Kollama
* Kavak Yelleri
* Papatyam
* Yaprak Dökümü
* Türk Malı

Aşk-ı Memnu

Aşk-ı Memnu

Amerikan dizilerindeki patlama ise şu anda yaşı 20-30 arası olan herkesin farkında olduğu bir konu. Altı sene önce başlayan Lost çılgınlığı geçtiğimiz günlerde bitti, Heroes, The 24, Fringe, Spartacus, House MD ve dahası;

* The Big Bang Theory
* Leverage
* Burn Notice
* Caprica
* The Vampire Diaries
* The Mentalist
* Californication
* Chuck
* Breaking Bad
* Csi
* Desperate Housewives
* Dexter
* Fringe
* Gossip Girl
* Grey’s Anatomy
* House M.D.
* How I Met Your Mother
* Merlin
* One Tree Hill
* Smallville
* South Park
* Spartacus: Blood And Sand
* Stargate: Universe Supernatural
* True Blood
* Two And A Half Man
* Visitors

Tabi durum böyle olunca bizede (burada ben oluyorum :) ) Türk Dizileri ile Amerikan Dizileri arasında bir kıyaslama yapma şansı doğdu. Geçtiğimiz 10 senede sinemamız çok fazla gelişti bu yadsınamaz bir gerçek fakat halen emekler durumdayız, iç çekimlerimizi ve kullandığımız teknolojileri zaten bir kenara bırakacak olursak dış çekimlerimizde de iyi değiliz.

Ayrıca yazılan senaryolar hep aynı bölümü izliyormuşsunuz havası uyandırıyor, örneğin yakın zamanda Yaprak Dökümü isimli, aslında iki sezonda bitmesi şart olan fakat halen çekilmekte olan, bir diziye gözüm takıldı, baştaki kötü adam, evin iki kızını sırasıyla periyodik aralıklarla götürdükten sonra başka kadınlarla takılıp tekrar evin iki kızını götürmek için geri dönmüştü. Pek çok dizimizde senaryo tarafında ciddi sıkıntılar olduğu gözler önünde.

İkinci büyük sıkıntı ise, insanı kahreden, duygusal olarak yoran, ertesi sabah uyandığınızda mutsuz uyanmanıza sebep olan ve izlediğinize bin pişman eden senaryoların çekiliyor olması. Çekilen yabancı dizilere şöyle kısaca göz atın, bu tarzda dizi bulmanız çok zor. Oysaki Küçük Kadınlar isimli diziye televizyonda ne zaman rastlasam koşarcasına kanalı değiştiriyorum. Entresan bir dizi Küçük Kadınlar, öyle ki, dizide oynayan 5-6 tane kızın başına gelebilecek her türü kötü olay geliyor, dizinin bütün kurgusu bunun üzerine kurulu. Herşey yoluna giriyor dediğiniz anda cin fikirli senaristler hemen araya bir kaza, bir yanlış anlama, bir boğulma, bir tecavüz, bir kötü niyet, bir işkence, bir kaçırılma, bir ölüm… sokuveriyorlar ve hooopppp dizi için o sezon öylelikle bitiveriyor.

Birde tabi yıllardan beri süre gelen kopyala ve yeniden paketleyip ver, nasıl olsa izlenir mantığıyla türetilen (üretilen değil) konusu kopya, karakterleri kopya dizilerde sorunlar listesinde baş sıralarda kendisine yer buluyor. Çekimleri yeni başlayan Küçük Sırlar dizisi buna en iyi örnek, Gossip Girl dizisinin neredeyse birebir kopyası durumunda.

Türk insanı yaratıcı mıdır, değil midir gibi ıvır zıvır bir konuya girmeyeceğim fakat senaristlerin biraz daha fazla çalışması şart. Ya da bir diziyi bir senaristin yazması yerine on senaristin yazması çok daha iyi sonuçlar verebilir.
 
Toplam blog
: 3
: 989
Kayıt tarihi
: 15.08.10
 
 

Özel bir şirkette danışmanlık yapmakta olan Emre Aydın, mshowto.org ve benemre.com isimli iki adet p..