- Kategori
- Felsefe
Doğada ve insanda değişimler

milliyet fotogaleri
Dünyamız kendi ve güneş etrafında dönerken aynı düzende olmasına rağmen kendi içinde canlı ve enerji değişimlerine tanık olmaktadır. Bu değişim güneş sistemimizdeki diğer gezegenlere göre çok daha hızlı olmaktadır.
Bizlerde bu değişimin ortasında bulunuyoruz. Bu değişimlerden benim saptadıklarımdan bir kaçı şöyle.
Doğal seleksiyon bitmiştir. İnsanın her türlü kötü etkisiyle bir çok canlı türü doğal olamayan yollarla yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Yeryüzüne yayılmış ve çoğalmış olan insan doğadaki tüm canlıları kontrol altına almış görünüyor. Sevindirici olan da türleri yok olma tehlikesi içinde olan canlıları korumaya çalışıyor.
İnsanlık tarihinde görülen doğal afetlerin insan türünü yoketme ve dünyanın sonunu getirme endişesi (afetlerin nasıl oluştuğunun öğrenilmesiyle) kalkmıştır. Fırtına, sel, deprem vb. gibi tarihte dünyanın sonunu işaret ettiği varsayılan felaketler bölgesel etki alanına ait olduğu farkedilmiştir.
Dünyanın kuzey ve güneyle bağlantılı manyetik alanı vardır. Bu manyetik alan dünyayı dıştan gelen ve özellikle güneşten gelen zararlı etkilerden korumakta ve iklimlerin oluşumuna etki etmektedir. Günümüzde mıknatısın ve çeşitlerinin tüm dünyaya yaygınlaşarak kullanılıp artmasıyla bu manyetik alanın zayıflamasına veya değişimine yol açması küresel ısınma kadar önemli hale gelmesi düşünülenilir mi?
İnsan tarihte uzayı gözlemlerken, günümüzde uzaya açılmaya başlamıştır. Bu zamana kadar yapılmış ve yapılacak uzaya ait birçok bilim-kurgu fikirlerin ve eserlerin gerçekleşme süreci başlamaktadır.
İnsanın geniş evrene bakışının arttığı günümüzde sorunlarını bakteri, atom ve nano gibi çok küçük parçalarla çözme eğilim ve gereksiniminden bir çok anlam çıkarılabilir. Evrende küçüklük büyüklük ve uzaklık yakınlık algılarının referans noktaları sürekli değişmektedir.
Bunları düşünürken hemen bir cümle belirdi zihnimde. "Sorunlarımıza odaklanmak yalnızlığımızı, çözümlerini bulmak ise birlikteliğimizi hatırlatır."