​ Doğaya ihanet edenler / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '09

 
Kategori
Haber
 

Doğaya ihanet edenler

Doğaya ihanet edenler
 

Bekilli 2007


Ne acı. Yalova, Denizli, Alanya, İzmit, Balıkesir'in Dursunbey ilçesi.... Bu kentlerimize bağlı ormanlık alanlar cayır cayır yanıyor. Ne zaman önem vereceğiz doğaya, ne zaman doğayı korumanın ranttan daha önemli olduğunu kavrayacağız, ne zaman anlayacağız doğaya zarar vermemek gerektiğini?

Anız yakmak gibi masum görünen sebepler yüklenecek yangınlara, ya da büyüteç görevi gören cam kırıkları tek suçlu ilan edilecek ya da kahrolası bir izmarit denilecek sonuçta ve unutulup gidecek yanan çamların, ağaçların, ceylanların, kaplumbağaların, kurtların, kuşların çığlıkları. Oysa yasalar böylesi katliamlara neden olanlara da ibretlik cezalar vermeli...

Bir acı haber de Aydın ve Muğla'dan. Arılar kırılıyor hem de milyonlarcası. Son bir haftada Kuşadası Davutlar beldesinin tepelik bölgelerindeki dokuz bin kovan evet dile kolay tam dokuz bin, rakamla da yazalım 9.000 kovan ve 350 milyon arı ölmüş. Mesele sadec bal yememek ya da ihraç edememek değil. Arıların doğada üstlendiği çok daha önemli bir olay var. Bitkilerin tozlaşmasını sağlamaları.

Arılar yok olunca insan neslinin de yok olacağını Einstein bile işaret etmişken, hangi rant canavarı bu katliamı yapan?

Bence başta belediyeler yani yerel yönetimler olmak üzere, sorumlu her kim ise arıların öldüğü bölgeyi de orman yangını çıkan bölgeleri de imara kapatmalı.

Çevrede dolaşan ve sarı renkli bir toz atan uçak söz konusuymuş Kenthaber sitesinin yazdığına göre, acaba aynı toz bölgede yaşayan insanlarda ne tür etkiler oluşturdu? Bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Çünkü araştırılacağını sanmıyorum.

Kuşkusuz orman yangınlarında binlerce, milyonlarca canlı telef olmakta, tıpkı katledilen arılar gibi milyonlarca canlı ve bir o kadarı da hasar alarak acılar içinde yaşamaya devam etmeye çalışacak gizlendikleri oyuklarda ve tüneklerde. Onların acıları paylaşabilecek miyiz?

Yeni çıkarılan veya tasarı haline bekleyen yasalarımız ormanlık arazilerimizi, dağlarımızı iyice korumasız bırakmakta olduğu haberlerini duyuyoruz son zamanlarda. Bu konuyu protesto eden, dağlarımızın ormanlarımızın talana açıldığından üzüldüğünü ve buna karşı olduğunu söyleyen yaşını başını almış kimseler ellerinde imza kağıtları dolaşıyorsa ve tam da kuşkularını doğrulayacak şekilde her yerde harlı yangınlar çıkıyorsa bu işte bir terslik var demektir. Bizlerin temsilcileri olan sayın Millet Vekillerimiz aşırı mesaileri arasında belki de bu duruma yeterince eğilme fırsatı bulamamaktalar. Belki okuyan olur sıkıntıyı dile getirişimizi.

Vekillerimiz, doğal zenginliklerimizi, dağlarımızı, ovalarımızı,ağaçlarımızı, parklarımızı, akarsularımızı, arılarımızı, canlılarımızı, havamızı, suyumuzu korumasız bırakıp kırıma uğratabilecek açıklar içeren kanunları yeniden gözden geçirmeliler.


Bilerek ya da dikkatsizlik sonucu her kim neden oluyorsa yangınlara, bu canlıların telef olmasına; dilerim kulaklarından o canlıların çığlıkları eksik olmasın yaşadığı sürece.


www.kenthaber.com/.../haber_32120.aspx


<ımg border="0" alt="" src="http://i.milliyet.com.tr/Banner/bbog_40tl.gif" width="300" height="60">

 
Toplam blog
: 566
: 1338
Kayıt tarihi
: 11.07.06
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Ayrıca amatörce belgesel film çalışmaları yapıyorum ve kültürel etkinlikle..