- Kategori
- Güncel
Dokunulmazlıklar kaldırılmalı mı?

HDP'lilerin dokunulmazlığı kaldırılsın mı?
Asil’e her türlü dokunulduğu hatta dokunulmakla yetinilmediği, tekme, sille, tokat yediği, karga tulumba anlamadan, dinlemeden karakollara, adliyelere götürüldüğü demokratik ülkemizde vekilin ne halt ederse etsin dokunulmazlık zırhı altında yaşaması; Dokunulmazlık zırhının ardına sığınarak külhanbeylik varı hareket etmesi ne kadar etik, ne kadar ahlaki bir uygulamadır?
Cevabını hemen vermek isterim ki; Vekile kürsü dokunulmazlığı dışında dokunulmazlık zırhı verilmesi ne ahlaki ne de demokratik bir uygulamadır.
Evet, dokunulmazlıklar kaldırılmalıdır.
HDP eş başkanları ve diğer vekilleri PKK’nın sözcülüğünü, propagandasını yapmakta, anayasayı ihlal ederek ülkenin bölmez bütünlüğüne aykırı söylemler içerisinde bulunmaktadırlar. İki Eş Başkanın yaptığı açıklamalar kesinlikle anayasaya göre suçtur. Zaten haklarında Cumhuriyet başsavcılıklarının başlattıkları süreçler var. Ama sadece bundan dolayı ve yalnız HDP’li eşbaşkanlar veya HDP’li vekillerinin değil. Tüm milletvekillerinin, hatta Cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanların da kürsü dokunulmazlığı hariç dokunulmazlıkları kaldırılmalıdır.
Yalnız HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması HDP siyasetine ve arkasındaki PKK terör örgütüne prim vermekten başka bir şeye yaramayacaktır.
1991 milletvekili seçimlerinde SHP’nin ittifak ile meclise taşıdığı DEP’li vekillerin, Hatip Dicle, Leyla Zana, Orhan Doğan, Sırrı Sakık, Mahmut Alınak ve Ahmet Türk’ün 2 Mart 1994 yılında dokunulmazlıklarının kaldırılması, terör örgütü ve siyaset alanındaki uzantısına halk desteğinin artmasına yaramıştır.
En önemlisi ise; O zamana kadar ayrılıkçı terör örgütü olarak görülen PKK, uluslararası zeminde siyasi bir kimlik kazanmıştır. Kapatılan DEP’ten sonra PKK tarafından kurdurulan ve kapatılan partiler PKK’nın gücünü arttırmış bunların içerisinde en yüksek popilite’yi HDP yakalamıştır. Öyle ki; PKK silahlı mücadele ile alamadığı mesafeyi HDP ile almış PKK dünyaya sesini duyurmuştur.
HDP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla birlikte Türkiye’nin terörle mücadelesi zarar görecek HDP ve arkasındaki terör örgütüne meşruiyet kazandıracak, Türkiye’yi de dünya kamuoyunda haklı davasında haksız konuma düşürecektir.
İşte bu yüzdendir ki; AKP’nin gündeme getirdiği MHP’nin desteklediği dokunulmazlıkların kaldırılması meselesine rahatlıkla HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş, “dokunulmalıkların kaldırılması meclise gelsin MHP’de destek veriyormuş bizde “evet” diyeceğiz” diyor.
HDP eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ başta olmak üzere hemen her HDP’li vekil, her gün anayasaya aykırı harekette ve söylemde bulunmaktalar. Daha öncede birçok kez “öz yönetim ve özerklik” söyleminde bulunmuş, “Biz sırtımızı YPJ'ye, YPG'ye ve PYD'de yaslıyoruz” demek suretiyle. Sırtlarını terör örgütüne dayadıklarını ve güçlerini terörden aldıklarını, Nusaybin, Cizre, Silopi ve Sur’da devam eden “hendek” direnişini savunarak “Bu direniş kazanacaktır” gibi dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde siyasetçilerin söylemeyeceği ifadeleri kullanmışlar ve kullanmaktadırlar. Bu sözlerden ve açıkça terör örgütünün temsilciliğini yapmalarından dolayı dokunulmazlıkların çoktan kaldırılması ve yargılanmaları gerekirdi.
Aylardır sürdürülen terörle mücadeledeki kararlılık ve çatışmaların yoğunlaştığı şu günlerde sadece HDP’lilerin dokunulmazlığının kaldırılması, hem HDP’nin, hem de PKK’nın işine gelecektir. HDP’lilerin bu kadar zıvanadan çıkması Kandil'in stratejisinin bir parçasıdır. 24 Aralık 2015 tarihli “PKK, HDP’yi meclisten çekecek mi?”(*) başlıklı yazımda da açıkça ifade etmiştim. Kandil’in “Özerklik” ve “Özyönetim” taleplerinden sonraki aşamada düşüncesi HDP’yi Meclis'ten çekilmek olacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan her ne kadar “dokunulmazlıklar kalksın ama parti kapatmaya karşıyım “dese de;
Bugün HDP’lilerin dokunulmazlığı kaldırılırsa, akabinde aynı suçlama ile HDP’nin kapanması da gerekmektedir ki, bu Kandilin ve HDP’nin işine gelecek dünya kamuoyunda destelerini arttırmalarını sağlayacaktır. Demirtaş’ın Rusya ziyaretinin satır aralarını çok iyi okumak gerekir.
Hazır anayasa değişikliği gündemde iken dokunulmazlıklar yukarıda da ifade ettiğim üzere sadece HDP’liler için değil geniş kapsamda kaldırılmalıdır, ama bugün değil. İçimiz ne kadar yansa da, hainler gözümüzün içine baka baka alay edercesine ihanet söylemleri içerisinde olsa da, geç kalınmış bir uygulamayı bu kritik zamanda gündeme getirmek onlara prim kazandırırken Türkiye’yi yıpratacaktır.
İbrahim Halil SİPAHİ
06.01.2016/Adana
Twitter.com/ihalilsipahi
(*) (http://goo.gl/XBckbT)