- Kategori
- Futbol
Don't cry for Worldcup Argentina! A:0-A:4

http://www.birincikuvvet.com/fotogaleri/Almanya_-_Arjantin_macindan_kareler...-416-2.htm
Bugün gündüz maçında 2010 Dünya Kupası çeyrek final serisinin en çok merak edilen maçı vardı. Tek yıldızın ayaklarına bel bağlamış, teknik adamı da eski bir yıldız olan Arjantin ile parlak olmasa da tüm oyuncuları yıldız olan, sanki tüm turnuvaların yarı finallerinin demirbaşı Almanya karşılaştı. Maç öncesi sihirli böcük Messili Arjantin birçok kimsenin gönlünün takımıydı ve oyuna hızlı başlayıp baskı yaparak, golü de erken bulacağı konuşuluyordu.
Dillendirilmese de bizim yorumcuların gönlü bile Arjantin'den yanaydı, bu genel bakış açısı bizim eve de yansıdı, eşim de rakip takımı tuttu bu kez. Futbol çalım işi değil, takım işi. Messi Barcelona'daki Messi olamadı tabii ki, yanındakiler o kalitede olmayınca,bir golü bile yok. Artis Maradona da fos çıktı, (elinden gelse, oyuna girip elle oynardı, zaten taça çıkan tüm topları elledi.) bu turnuvaya kadar kolay geçtiler çünkü rakipleri dişli rakipler değildi.
Almanya Milli Takımı, sürprizlerin takımı değil; panzer, tanker, demir ayaklar... kendisine ne yakıştırılacaksa onun hakkını veriyor. Sakin ve disiplinli oyunlarını birinci dakikadan başlayıp son dakikaya kadar sürdürüyorlar, sadece bu turnuva için değil, tüm maçlarında aynılar. "Alman Disiplini" denilen şey bu olsa gerek. Savunmadan hücüma kadar tüm oyuncular aynı şekilde, aksayan olmuyor. Bu maçta en heyecanlı gözüken bizim oğlan Mesut'tu, o da genlerinden gelen heyecan olsa gerek. Yine de goller de payı tartışılmaz.
Maç beklenilenin aksine, Almanların hızlı başlamasıyla ve henüz 2. dakikada Müller'in kafasıyla buldukları golle tek taraflı geçti sanki. Schweinsteiger'in de söylediği gibi Arjantinli oyuncular sürekli hakemlere itiraz ettiler. Tevez ve Messi dışında varlık gösteren de olmadı. Kalecileri Romero da öyle ahım-şahım bir kaleci değilmiş, zaten boydan dezavantajlı, Le Franco(!) oynasa daha faydalı olurdu. Buna karşın Almanların genç kalecisi Neuer, turnuvanın en iyi kalecisi olmaya aday, Oliver Kahn'ı aratmıyor. savunması da kale gibi, Philip Lahm ve Mertesaecker çok iyi oyuncular. Klose takımın en eskisi, Podolski de maçları boş geçmeyen bir forvet. Goller öyle jeneriklik filan değil, sadece iyi hazırlanmış takım golleri, ellerini kollarını sallayarak tam 4 gol attılar ve turu hak ederek çıktılar. yarı finalde rakipleri sürpriz olmazsa İspanya olur. O maç da güzel geçer. Ama Almanya'yı finalde görürüz, eminim. 2008- Avrupa Şampiyonası'nın rövanşını alırlar.
Dünkü yazımda da yazdığım gibi, gönlümün favorisi Uruguay, aklımın favorisi de Almanya, çünkü daha çok takım oyunu oynuyorlar. Eğer finalde ikisi kalırsa, Almanya kupayı kesin alır. Oyunculara bakarak böyle yazıyorum, teknik adamlar nasıl bir sihirbazlık yapar bilemem. Ama önce Hollanda engeli var Uruguay'ın. Sakatlık ve cezalı olmaları nedeniyle 4 as oyuncusu olmayacakmış. Hollanda-Almanya finali izlersek yine Almanya kazanır.
Güney Afrikalılar Hollanda'yı destekliyormuş, neden ki? Almanlar da Başbakanları Angela Merkel ile gelmişler, golleri ayakta alkışladı.
Maçlar şimdi tempo ve heyecan kazandı. Herkesin kafasında favorileri belirlendi. Ne olursa olsun sonuçta Avrupa kazanacak, çünkü diğer takımlarda oynayan oyuncuların çoğu Avrupa takımlarının oyuncusu ve oradan ekmek yiyorlar.
Hollanda-Uruguay maçında buluşmak üzere şimdilik hoşçakalın!
Akşamki maçı izleyemeyeceğim...
İyi seyirler!