- Kategori
- Antalya
Dönerciler çarşısı

“Dönerciler Çarşısı” Yeni
Ne güzeldi o eski “Dönerciler Çarşısı”.
Ya şimdi.
Daha öncesinden.
Yok.
Sonrası yok.
O eski “Dönerciler Çarşısı” nın yerini alamadı yeni “Dönerciler Çarşısı”.
Bakmak istemem tam da önünden geçerken.
İçimden gelmez.
Hoşuma gitmiyor işte.
Zorla değil ya.
Ruhumu sarmalamadı.
Sarmalayamadı.
Yenisi işte, itici geliyor.
Sıkıcı.
Kaba.
Zarif değil.
Soğuk.
Soğuk bir görüntü.
Ama o eskisi yok mu?
Çok mu güzeldi?
Hayır.
Temiz miydi?
Hayır.
Ama içtendi.
Daha bir sıcaktı.
İlgi çekiciydi ve bir kültür yansımasıydı..
Katledildi.
Turistler bakıyor mu yenisine?
Yok.
Bakmıyorlar.
Yüzlerini çeviriyor turistler.
Nesine baksınlar?
Çelik kontrüksiyonlu çatısına mı baksınlar?
Bencileyin yıkılsın o iğreti yapı.
Yıkılsın o kimliksiz yapı.
Ve o alan daha bir verimli kullanılsın.
İşte ufuk.
İşte öngörü.
Yeni yapılan “Dönerciler Çarşısı”.
Ufuksuzluğun yapısı.
Öngörüsüzlüğün yapısı.
Yıkılmalı.
O yapı Antalya’nın tam da göbeğinden sökülüp atılmalı.
O iğreti yapıya her bakışımda yüreğim hüzünle dolar.
Sıkılır ruhum.
Sadece ben değilim sıkılan.
Bilesiniz.
Bütün Antalya şehirdaşları aynı sıkıntıyı yaşıyor.
Ve bütün Antalyalı şehirdaşlar üzgün.
Yakışmıyor o iğreti yapı Antalya’nın en müstesna yerine.
Üzüyor bizleri o yapı.