Dönüşü Olmayan Nehir.. / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '09

 
Kategori
Güncel
 

Dönüşü Olmayan Nehir..

Dönüşü Olmayan Nehir..
 

Seksenli yıllarda sinema günlerinin, yönetmen haftaların da, yönetmenin en iyi filmleri gösterilirdi..

Filmi izlememizi, taksim-kadıköy dolmuşunda şöför salık varmişti; Adamın, sinema bilgisi dudak uçurtacak cinstendi. strapenteli 8'lik dolmuşta, sus-pus olup, yol boyunca adamın sinema konusundaki ahkamlarını dinledik. gerçekten inanılmazdı; Filmlerin senaristinden, görüntü yönetmenine, kurgusundan bütçesine kadar her şeyi biliyordu.. nerdeyse set işçilerini sayacak!

Film yeni melek sinemasında oynatıldı "river of no return" dönüşü olmayan nehir. yüzyılın en iyi western'lerinden, diye kritik edilmişti. Belki de marilyn monroe, filme ayrı bir renk katmıştı.

Film, vahşi batı'da gelecek arayan baba-oğulun hikayesini anlatıyor. sonradan aralarına anne olarak monroe katılıyor vs.

Bu filmi hatırlatan neydi bana?

Son sel felaketi elbette; Tıpkı filmdeki gibi, adeta azgın bir nehirle boğuşan babanın bir benzeri, minik kızının sel sularında ellerinden kayışını yaşayan annenin dramı..

Bu çok hazin ve yürek yakıcı.. Dila'nın, cansız bedeni çok uzaklarda bir kıyıda bulundu..

Doğanın, asıl efendimiz olduğu bir kez daha belli oldu; Ancak bazen de bizler onu efendimiz olmaya zorlamıyor muyuz? işte o bölgede olup bitenler, can -mal kayıpları.. insana dayalı bir pervasızlığın neticesinde , gene insanların hırslarını gemleyememesi sonucu, alabildiğine büyümek hırsının bir tezahürü değil mi?

Adillik ve ölçülülük hakim olsaydı "afet" bu derece hazin yaşanır mıydı? sanmıyorum, tabiat kendine düşeni yapar ve çekilirdi sahneden..
Evet, " dönüşü olmayan nehir" de de, baba-oğul, nehrin acımasızlığına lanetler yağdırmışlardı ama sonunda o azametli sularla barışık ve dengeli bir hayat kurmayı da öğrendiler..

Bir ustanın deyişi ile,

"Tabiat insanla tasalanmaz, çalışmaları ile ilgilenmez, bu dünya üstünde geçirdiği hayatın farkında değildir. Bir hayvan gibi, en ilkel bir şekilde yaşasın, yada hârikalar yaratsın, hepsi birdir tabiat için. Bir bakıma gerçek insan, vahşi insandır. Tabiata olduğu gibi uyar."

Ve de, tabiat, kurnaz düşünceli adamlarla dalga geçmesini de iyi bilir

 
Toplam blog
: 25
: 405
Kayıt tarihi
: 05.11.08
 
 

Ben yalnızlığın ne olduğunu bilirim. Ama artık değilim. Şimdi bunu biliyorum ve hiç unutmak istemiyo..