- Kategori
- Mizah
Dört adam kaldırımda oturuyorduk, dört adam; sadece adam

Onlardan biri mi, bizden?
Yarın pazar. Şimdi c.tesi gecesi. Hava esiyor. Serin. Kaldırımda oturmuşuz. Türküye daha var. Uzun uzun susuyoruz. Konuşmaya daha var. Dört adamız. Adam gibi adamız ha! Düşünüyoruz. Her düşündüğümüzü birbirimize söylemiyoruz. Kendimizde gizliyiz.
Yorgunuz. Karnımız aç. Yarım ekmek içi tavuk döner yetmedi. İnsanın canı üstüne tatlı istiyor. Demli en az üç bardak çay; ama bedava tarafından. Her şey pahalı olmak zorunda mı? Hani nerede o insanlık?
Üstümüz başımız leş. Kalabalık ötemizden söylene söylene geçip gidiyor.
Eve gitsek. Yıkanıp yatsak. Öncesinde eşlerimizin tadına baksak. Tatlı niyetine onlar bizi yese. Onların ağızlarıyla temizlensek. Lakin hepimizin eşi yok, sevgilisi, can yoldaşı, yok! Yoklukta pis yastıklarımıza sarılıp pis rüyalarımızda, pis pis işte, pis!
Kaldırımdayız. Kaldırım bizde. Kimse kaldırmıyor bizi bizden. Dört adam. Hani nerede kadınlar?
Şöyle yürümek istiyoruz. Yürümüyoruz. Daha oturacağız. Gece nasılsa sıkılıp gider bizden. Güneş gelir. Sıcak. Terleriz. Çalışırız. Az kazanıp, çok konuşuruz.. İşçiyiz. Susmayız. Çok susarız. Su içip sık sık helaya gideriz, bol gaz çıkarırız, dördümüz, dördümüz de pilav üstü kuru için....
Yarın pazar. Sen anlat. Biz dinleyelim.
Dört adam neyi ifade eder? Bir misiniz, birlikte misiniz? Sadece geceleri kaldırım üstü bir bir bir anlamsızlık mısınız? Bir nevi yerleştirme sanatı mı sizinkisi?
Kaldırıma yerleşmiş dört adamdık, sadece adam.
1. Not: Sıkıntılıyız. Sıkıntımız söylerimizle akıp gitmiyor bizden. İyi bir yağmuru hakediyoruz. Yağmıyor. Canımız çekiyor, acı çekiyoruz, anlatıyoruz, duyulmuyor malum, malumda öylece oturuyoruz.
2. Not:
Bizim derdimiz dört adam
olmak değil,
olmakla işimiz
olmaz bizim,
dört adamız,
işte kaldırım buyur etti bizi,
gece,
öylesine,
öylece susup
konuşup
döküp
dökülüp
bekliyoruz
o anı,
dört adam,
dört adamdık,
adam!
Ş.Y