- Kategori
- Dostluk
Dost dediğin

Dost dediğin; bedeninin uzaklarda olması değil yürekte olmaktır.
Başını yastığa koyduğunda, dizine yattığını hisseden, gözlerini kapadığında dünyaları birleştiren ve rüyalarında seninle olandır.
Dost dediğin; zindan ve soğuk gecelerde sarılıp güneşin olandır.
Dost dediğin; sabahın ilk ışıklarıyla, güneş ufuktan doğarken, gözlerini ilk açtığında senin yüzünü arayandır.
Dost dediğin; kaşığı eline aldığında ilk kez ağzına götürürken seni hatırlayıp geri çeviren, suyunu yudumlarken ilk yudumda seni hatırlayandır.
Dost dediğin; sigarasını tüttürürken, ciğerlerine çektiği dumanın sen olduğunu hissedendir.
Dost dediğin; kendi cebiyle senin cebini ayırt etmeyen, hep senin menfaatini düşünendir.
Dost dediğin; sırtını döşeği gibi, dağ gibi huzurla yaslayandır.
Dost dediğin, dipsiz kuyundur; bütün sırlarını korkusuzca içine doldurduğun ve bir gün sana küsüp, bir damla su bile vermemek için kapansa bile sırlarını asla ortaya çıkarmayandır.
Dost dediğin; o soğuk bedenine sıcak bir yastık gibi sarılan, tabutundan ayrılamayan ve toprağını yığarken elleri kazma-kürek tutamayan ve herkes ayrılıp gittiğinde mezar taşından ayrılamayandır.
Dost dediğin; zaman geçse de seni hiç unutmayan ve evlat acısı gibi seni yüreğinde hep taşıyandır…