- Kategori
- Futbol
Dostluk maçı mı dediniz? Demek ki dostluk yokmuş!

DOST KAZIĞI DEĞİL, DOST YUMRUĞU!...
Bir iş yaptığını sananlar vardır.
Ellerine bir fırsat/ mevki geçtiği zaman ne denli büyük/ bulunmaz adam olduklarını kanıtlamak isterler. Bir bakarsın, olmadık bir yerde, beklenmedik bir anda ortaya çıkarlar. Ses getireceği düşünülen bir işe girişirler. O işe de, bir ad bulurlar. Anlamlı osun diye de, zamanı/ ortamı çok iyi ayarlarlar ya da ayarladıklarını sanırlar.
Kurnazlık işte!
*****
Özellikle <ı>Güneydoğu Anadoluı>’da aşiretler arasında “barış” sağladığı haberleri zaman zaman basına yansır. Öncülüğü, o bölgeye yeni atanan bir vali ya da bir komutan yapar. Aşiretin önde gelenleri de, <ı>“Hoş geldiniz!”ı> niyetine barış çağrısına yanıt verirler. Bilmem kaç yıldır kan davası yüzünden küs/ düşman olan, bilmem hangi aşiretler barıştı, haberleri havada uçuşur.
Binlerce kişinin katıldığı barış yemeği verilir:
Kuzular kesilir, kazanlar kurulur, yer sofraları açılır, ahali toplanır...
Yenir içilir...
Havaya kurşun sıkılır...
Vali çıkar ortaya...
Komutan çıkar ortaya...
Nutuklar atılır kardeşlik, barış üstüne...
Yaşasın, kan davası bitti, barış sağlandı!
Hikâye bu!
Aç karına başka, tok karnına başka konuşanların hikâyesi!
*****
Şimdi de başımıza bir <ı>“dostluk maçı”ı> hikâyesi çıktı.
Dostluk maçıymış!
<ı>Amaç, 12 Nisan’da oynanan Galatasaray- Fenerbahçe maçındaki kavgayı unutturmakmış!ı>
Sanki <ı>“kan davası”ı> sürüyor!
Sanki taraflar, karşılaştıklarında boğaz boğaza geliyorlar!
Durduk yerde, nereden çıktı bu dostluk <ı>maçı?
Rivayet olunur ki, bunun mimarı Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruı>k Özak.
<ı>Faruk Özakı>, böylece ilk icraatini yapıyor!
Bakan ya!
Üstelik spordan sorumlu.
Spor demek, futbol demektir.
Niye dostluk maçı!
Demek ki, <ı> “olmayan”ı>ı sağlamak için maça bu ad konmuş!
*****
Bizde bir <ı>“Bakan”ı>, bir de <ı>“bakan” ı>vardır.
Gördük ki, <ı>Bakan Faruk Özakı>, yeni görevinde de hemen <ı>“bakan” ı>olmuş!
Çünkü böylesine zamanı/ yeri uygun olmayan işi, ancak <ı>“bakan”ı>lar yapar!
* Yarınki yazı: <ı>NİYE ALİ SAMİ YEN DEĞİL DE, İNÖNÜ? O ZAMAN MECLİS BAHÇESİ OLSUN!ı>
Ellerine bir fırsat/ mevki geçtiği zaman ne denli büyük/ bulunmaz adam olduklarını kanıtlamak isterler. Bir bakarsın, olmadık bir yerde, beklenmedik bir anda ortaya çıkarlar. Ses getireceği düşünülen bir işe girişirler. O işe de, bir ad bulurlar. Anlamlı osun diye de, zamanı/ ortamı çok iyi ayarlarlar ya da ayarladıklarını sanırlar.
Kurnazlık işte!
*****
Özellikle <ı>Güneydoğu Anadoluı>’da aşiretler arasında “barış” sağladığı haberleri zaman zaman basına yansır. Öncülüğü, o bölgeye yeni atanan bir vali ya da bir komutan yapar. Aşiretin önde gelenleri de, <ı>“Hoş geldiniz!”ı> niyetine barış çağrısına yanıt verirler. Bilmem kaç yıldır kan davası yüzünden küs/ düşman olan, bilmem hangi aşiretler barıştı, haberleri havada uçuşur.
Binlerce kişinin katıldığı barış yemeği verilir:
Kuzular kesilir, kazanlar kurulur, yer sofraları açılır, ahali toplanır...
Yenir içilir...
Havaya kurşun sıkılır...
Vali çıkar ortaya...
Komutan çıkar ortaya...
Nutuklar atılır kardeşlik, barış üstüne...
Yaşasın, kan davası bitti, barış sağlandı!
Hikâye bu!
Aç karına başka, tok karnına başka konuşanların hikâyesi!
*****
Şimdi de başımıza bir <ı>“dostluk maçı”ı> hikâyesi çıktı.
Dostluk maçıymış!
<ı>Amaç, 12 Nisan’da oynanan Galatasaray- Fenerbahçe maçındaki kavgayı unutturmakmış!ı>
Sanki <ı>“kan davası”ı> sürüyor!
Sanki taraflar, karşılaştıklarında boğaz boğaza geliyorlar!
Durduk yerde, nereden çıktı bu dostluk <ı>maçı?
Rivayet olunur ki, bunun mimarı Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruı>k Özak.
<ı>Faruk Özakı>, böylece ilk icraatini yapıyor!
Bakan ya!
Üstelik spordan sorumlu.
Spor demek, futbol demektir.
Niye dostluk maçı!
Demek ki, <ı> “olmayan”ı>ı sağlamak için maça bu ad konmuş!
*****
Bizde bir <ı>“Bakan”ı>, bir de <ı>“bakan” ı>vardır.
Gördük ki, <ı>Bakan Faruk Özakı>, yeni görevinde de hemen <ı>“bakan” ı>olmuş!
Çünkü böylesine zamanı/ yeri uygun olmayan işi, ancak <ı>“bakan”ı>lar yapar!
* Yarınki yazı: <ı>NİYE ALİ SAMİ YEN DEĞİL DE, İNÖNÜ? O ZAMAN MECLİS BAHÇESİ OLSUN!ı>