- Kategori
- Psikoloji
Dostluk omzumuzdaki bir eldir

Dost dediğin kişi, bizi yargılayıp, değiştirmeye çalışabilir. Fakat değişim zordur.
Dost dediğin kişi, eğer kendimizi sorgulamamıza neden olabiliyorsa, bu da bir kazanç demekdir. .
Dostluğun anlamı büyüktür.
Dostlarımız, yokluğunda, yanımızda olmasını istediğimiz kişilerdir. Herhangi bir sıkıntılı durumda dostlarımızı arar, dertlerimizi onlarla paylaşırız. Dostlarımız yanımızda olmasalar bile, bize bir telefon kadar yakın olduklarını düşünürüz. Dostlarımızı aramak için, zaman kavramı yoktur. Eğer birisi “Bu saatte neden aradın, sabahı bekleyemedin mi?”diye sorarsa bu gerçek dostumuz değildir.
Güzel duygularımız dostlarımızla paylaşmak isteriz. Bir kitap okusak, beğensek dostumuzun da okumasını isteriz. Güzel bir film istesek, “keşke o da izleseydi”, bir yere tatile gitsek, “keşke o da yanımızda olsaydı” diye düşünürüz.
Her insanla olduğu gibi, dostlarımızla da tabi ki tartışırız. Ama gerçek dostumuz ile bir konu da uzlaşırız, kırmayız birbirimizi. Tartıştıkça dostluk ilişkimiz zayıflamaz, aksine bir bakarız ki, tartıştığımız halde dostluk bağımız daha da güçlenir.
Yalnızlık kader değildir, dostlarımızın olması gerekir. Dost kazanmak için beklemeyelim, çünkü zaman hiç kimse için beklemez. Unutmayalım, yarın kimseye garanti edilmemiştir. Dostluklardan, mutluluktan uzak kalmayalım. Aklımıza gelen güzellikleri yarına bırakmayalım. Ne yapacaksak, bu an yapalım. Bu anı yaşıyoruz ve yarını yaşayacağımızın hiçbir garantisi yoktur. Hayatımızda bugün ve daha önce yaşadıklarımız vardır. Hayatın tüm güzellikleri elimizin altındadır. Sevinçleri, mutlulukları, seçimlerimizi, kararlarımızı ertelemeyelim. Dostlarımızı iyi belirleyelim. Yaşlandığımız zaman, her zaman övünebileceğimiz anılarımız olursa, daha çok mutlu oluruz.. Dostlarımız olursa ve onları seversek, bu durum sevgi kapasitemizi de geliştirir, öyleyse dost gereklidir.