- Kategori
- Mizah
Dudak ısırtan haller

Şirketimizin süslü hatunlarından biri, arkadaşımız Hasoyla ayaküstü sohbette. Yanlarına yaklaşıyorum. Bayanın bir elinde bir bardak su, diğerinde hap var
Haso soruyor:
-Bayağı zamandır kullanıyorsun bu hapları neyin var senin?
-Hiç bir şeyim yok. Bunlar göğüs büyütücü bitkisel haplar
-Faydasını gördün mü bari?
-Eh işte biraz oldu tabi.
-Yok be abla, ben akşama kadar onlara bakıyorum, bir fark göremedim valla.
Hatun kişi şaşırıyor, ben gülmemek için dudaklarımı ısırıyorum.
********
Elimde evraklarla müdürümüzün odasına giriyorum.
Çekmecesinden bir kutu çıkarıyor içinden bir puro alıyor, bir tane de karşısında oturan Hasoya uzatıyor.
-Ben almayayım abi.
-Al, al
-Yok sağol almamayım
-Yahu, al işte bir tane
Müdürümüz purosunu yakıyor. Hasoya da yakmasını söylüyor
-Yok ben yakmayayım
-Çekinme yahu yak
-Yok abi çekindiğimden değil de.
-Neden?
-Bir tuhaf oluyorum, ağzımda keser sapı varmış gibi hissediyorum diyor
Müdür gülüyor, ben gülmemek için dudaklarımı ısırıyorum
********
Elimde evraklarla patronun odasına giriyorum.. Altmış küsur yaşlarındaki patronumla ayaküstü durum değerlendirmesi yapıyoruz. Tam odasından çıkacakken onun da çıkmakta olduğunu farkediyorum. Kenara çekilerek yol veriyorum.
-Buyrun diyor.
-Siz geçin diyorum
-Buyrun, buyrun diyerek yol veriyor.
En sonunda ikimiz de kapı önünde inatlaşmaktan vaz geçmiş olmalıyız ki aynı anda hamle yapıyoruz. İki kişi kapının eşiğine sıkışıp kalıyoruz omuz omuza, itişe kakışa kendimizi kapının dışına atmayı başarıyoruz.
Bu rezil durum karşısında o ciddiyetini koruyor, ben gülmemek için dudaklarımı ısırıyorum.
*********
Mevsim kış, akşam saatleri, merkez bürodan yetkililerimiz gelmiş, ortam gergin. Bir konuda tartışıyorlar. Hararet tavan yapmış.
Benim çıkış saatim gelmiş, bir şekilde müdürümün dikkatini çekmeyi başarıyorum. Saati göstererek ben gidiyorum diye işaret ediyorum. O da tamam anlamında başını sallıyor. Toparlanıyorum ve her gün yaptığım gibi odanın ışıklarını söndürerek çıkıyorum. Az sonra yaptığım hatanın farkına varıyorum. Oda ya döndüğümde, az önce tartışan adamların, sessiz sedasız karanlıkta biribirlerine baktıklarını görüyorum. Işıkları yakıp tekrar odadan çıkarken gülmemek için dudaklarımı ısırıyorum.