Dünde saklı belki de / Kültür - Sanat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '08

 
Kategori
Kültür - Sanat
 

Dünde saklı belki de

Dünde saklı belki de
 

Herşeyin maddiyata dönüştüğü, değerlerimizin, kültürlerimizin yozlaştırıldığı, hatta dinimizin çarpıtıldığı, menfaatleri için dinimizin alet edildiği bir dönemde yaşamak ne acı...

Bundan yola çıkarak çok gerilere götürmek ve bir örnek vermek istedim yazımla sizlere...

Yazıma konu aldığım kişi; KAFKAS KARTALI, ŞEYH ŞAMİL ..Öncelikle böyle bir mücahiti, önderi okumamanın ne kadar büyük bir kayıp olduğunu anladım. İnançları ve itikatlarıyla, vatan , millet sevgisini böyle güzel bütünleştiren bir önder.

ŞEYH ŞAMİL

İmam Şamil, (1797 - Mart 1871), Kuzey Kafkasya halklarının, Avar kökenli politik ve dini önderi. Şeyh Şamil ömrünü milletinin hürriyetine ve İslam beldelerinin bağımsızlığına adamış şanlı bir mücâhittir.Yirmibeş yıl sürdürdüğü savaş ile onu izleyenlerin benimsediği ideoloji Müridizm bugün de Kafkas halklarını derinden etkilemektedir. Genç yaşlarda Dağıstan'ın önemli bir dini lideri olan Şeyh Cemalettin GaziKumuki'den ders almıştır. Nakşibendi tarikatında aldığı bu eğitim onda Rus aleyhtarlığı ve İslam birlikçi düşüncelerin gelişmesine yardımcı olmuştur. Rus Çarlığına karşı Dağıstan'da başlattığı savaşını Çeçenya'da sürdürdü. Hatta bir dönem savaş Kuzeybatı Kafkasya'da Çerkesya'sının tamamını da içine aldı. Lak kökenli müridi Muhammet Emin; başlangıçta Ruslar'a karşı önemli başarılar kazandıysa da, 1859 yılında Şamil'in silah bırakmasına rağmen Çerkesya'da mücadeleyi sürdürme kararını almasıyla, tartışmalı bir liderlik yürüttü.Bir avuç mücahitle Koskoca Rus ordusuna karşı koyduğu için büyük beğeni toplayan Şeyh Şamil gerçekten vaktin büyük mücahitlerindendi. Ama şu bilinmelidirki, anlaşılamayan tek gerçek Şeyh Şamilin o kadar kaliteli donanmalı rus ordusuna nasıl karşı gelebildiği...

1859 yılında o dönemin süper güçlerinden Rusya'ya karşı, ülkesinin gücünün tükenişini gördü. Savaşı sürdürmesinin intihardan farksız olduğunu anlayan Dağıstanlı önder, Çarlık yetkilileriyle görüşmeler yaparak, onurlu bir silah bırakma yolunu seçti.

Şeyh Şamil davasına son derece sadık bir insandır bu uğurda çok sevdiği annesi ile arasında geçen diyalogda tarihe geçmiştir bu olay şudur (Savaş dönemlerinde halktan bazıları artık teslim olalım anlaşma yapalım diye hayıflanmaya başlamıştır bunun üzerine Şeyh Şamil teslim olmaktan bahsedene kırbaç cezası vermeyi uygun görmüştür tabii bu durumda çekinen halk çareyi Şeyh Şamil'in annesine gitmekte bulmuştur ve annesini ikna edip çok sevdiği annesini kıramayacağını da düşünerekten konuyu bu vesile ile annesinin açmasını sağlamışlardır annesi Şeyh Şamile teslim olma teklifini sununca, Şamil, derin üzüntü duyar. Canevinden vurulur. Çünkü düşmanla anlaşmanın cezası ölüm, anlaşmak için aracı olmanın cezası ise yüz sopadır. Yirmi beş senelik şanlı mücadele esnasında bu hükümlerden zerre kadar taviz vermemiştir.

Uzun tefekkürden sonra hükmü verir. Anasına yüz sopa vurulacaktır. Bu hükmü işiten ananın cevabı şudur:

"Oğul, Allah'ın adaletini yerine getirmeden bir lahza geri durursan sana verdiğim sütü helâl etmem."

Şamil anasının cezasını çekmeyi üzerine alır ve kendisine yüz sopa vurulmasını ister. Emir kesindir. Müritleri kendisinin yerine cezayı yüklenmek isterlerse de şiddetle reddedilirler. Neticede ceza en ağır şekilde uygulanır ve İmam Şamil'e yüz kamçı vurulur.

"Mukaddes dâva uğruna, bin ana ve bin Şamil feda olsun!" diyen İmam Şamil, anasına ait küçük bir vatanî ihmal ve gafletin cezasını bizzat kendisi tekeffül etmiş ve ödemiştir.

ve böylece davasının ciddiyetini görenler bir daha teslim olmak barış gibi kelimeleri kullanmamışlardır) Rusların gözünde o kadar korkulan biridir ki, Şeyh Şamil'in kılıcını Rus Çarı dahi almaya cesaret edememiştir. Bu büyük kahraman, 1871 yılında Hac ziyareti için bulunduğu Arabistan'da vefat etmiş ve Medine'de Muhammed'in de defnedildiği mezarlıkta defnedilmiştir."http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eeyh_%C5%9Eamil"'dan alındı.

Günümüzde rastlayamadıklarımıza, dünümüzle karşılık veriyorum..

 
Toplam blog
: 88
: 850
Kayıt tarihi
: 08.10.07
 
 

İnsanın insanlara verdiği değerlere sahip çıkılmazsa İNSANLIK ölür.. Önce değerlerimize sahip çık..