Dünün "Mandacılığı"; bir bakmışız, bugünün "küreselciliği" olmuş... / Dünya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '16

 
Kategori
Dünya
 

Dünün "Mandacılığı"; bir bakmışız, bugünün "küreselciliği" olmuş...

Dünün "Mandacılığı"; bir bakmışız, bugünün "küreselciliği" olmuş...
 

Dünyanın tam ortasında...Bütün gözler üzerinde...


AMA; KAVRAMI, ANLAMI VE İÇERİĞİ HİÇ DEĞİŞMEMİŞ...YALNIZCA "BANAL" İSMİ DAHA "CAFCAFLI" OLMUŞ...

Dünya haritasına şöyle bir baktığınızda; neresinden bakarsanız bakın, Türkiye'nin tam merkezde yer aldığını görürsünüz...Türkiye, bulunduğu bu coğrafi konumu ile, dünyanın en büyük, "petrol ve doğalgaz" kaynaklarının da ortasındadır...

Bu kaynaklara ilave olarak, Türkiye'nin, gelecekte dünyanın en fazla ihtiyaç--özellikle uzay teknolojisi ve sanayinde-- duyacağı en stratejik madde kaynağı olan "bor" madeninin, dünya rezervlerinin %70-80'ine sahip olması da ayrı bir önem taşımaktadır.

Bu nedenlerle, Türkiye'nin de dahil olduğu bu bölge, siyasi açıdan ve zaman zaman da--günümüzde olduğu gibi-- askeri açıdan, devamlı hareket halinde  ve en çok istikrarsızlığın yaşandığı  Avrasya, Ortadoğu ve Balkanlar coğrafyasıdır...

*

Bu nedenle, batın(Amerika, Avrupa) bölgeye yönelik plan ve hesapları, en yakın tarihle, Birinci Dünya Savaşı'ndan bu yana kesintisiz devam etmektedir...

Türkiye, o günlerden günümüze, dışarıdan çok ciddi bir kuşatma girişiminin etkisi altındadır...Ama asıl önemli olan, bu kuşatmaya içeriden destek verenlerdir...Halkımızın ülkesine ve kendine güvenini yok etmeye, millete, umutsuzluğun yanında bir de aşağılık kompleksi dayatmaya çalışan bu çevrelere göre, çare dışarıdadır...Çare, bizim dışımızdaki güç odaklarının inisiyatifine teslim olmaktır...

Bunlar, "yüzleri yeni olsa da, onun ardındaki düşünce, 100 yıl öncesinin mandacılarıyla aynıdır. Aralarında bir fark var; onlara "mandacı" deniyordu; bunların şimdiki ismi ise, daha şatafatlı: "Küreselciler"...(1)

Biz zaaf göstermeyi sürdürdükçe, "mandacıların / küreselcilerin" üzerimizdeki etkileri, daha yoğun daha sancılı bir biçimde hissedilecek, onun ülke içindeki uzantısı olan destekçileri ise seslerini daha çok yükselteceklerdir...

*

Bu durumda, Türkiye olarak "NE YAPMALIYIZ?"

Bu durumda, böyle koşullarda ülkemizin dış politikası, dünyanın birçok devletinden; özelde tüm komşularımızdan çok daha fazla anlam ve önem taşımaktadır...Bu nedenle de, ülkemizden dünyaya açılan tüm kapıları aynı zamanda ve dengeli bir biçimde gözleyen, kollayan ve değerlendiren bir dış politika izlemememiz, Türkiye için kaçınılmaz bir gerekliliktir...

Bunu yapabilmenin yolu da, önce yakın çevremizden başlayarak dışarıya doğru genişleyen "bölge merkezli" bir dış politika izlemektir...Bunun temeli de, ilişkide bulunduğumuz tüm ülkelerle karşılıklı çıkarlara dayanan, eşitlikçi  bir ortam olmalıdır...

Şu anda, oldukça sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz...Türkiye, coğrafyasının ve koşullarının gerektirdiği bir siyaset izlemeye çalışıyor ama, "küreselleşme" söyleminin ardına gizlenmiş, "yeni dünya düzeni" olarak adlandırılan ve içinde "sömürgeciliği" de barındıran "küreselleşme" çemberi içinde "ulusal çıkarlarını" korumakta zorlanıyor...

*

Nedir bu "küreselleşme?"...

Bana göre, küreselleşme; azgelişmiş ve gelişme sürecindeki dünya ülkelerinin her türlü kaynağının küresel güçler tarafından sömürülmesi ve bu ülkelerin her alanda teslim alınmasıdır...

Yine, bana göre Türkiye, "azgelişmişlik" sürecimi çoktan tamamlamış; gelişmekte olan ülkeler ile "aşık atma" dönemine girmiştir...Yani, "küreselleşmenin" avı değildir artık...

Birleşmiş Milletleri, düğünlerde gelinlerin boynuna takılan "beşi bir yerde" takı gibi gören, Amerika'ya "kafa tutan", AB'yi "ikircilikle" suçlayan Türkiye, içinde bulunduğu zor durumu da aşacaktır; aynen 90-100 yıl önceki "mandacıları" alt ettiği gibi...

Yeter ki, "küreselcilerin" içimizdeki destekçileri gölge etmesin...

cdenizkent

------------------------- :

(1) İ.Reşat Özkan, "Yeni Mandacılık", Ankara: 2002, s. 18

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..