- Kategori
- Gezi - Tatil
Dünyanın çatısı Nepal'den ayrılış

Hannuman Dokka
Sabah jeeplerle trekking yapılan bölgeye gidiyoruz. Bu bölgeye varmak için epey yüksek bir dağa çıktıktan sonra arabaları bırakıp yürümeye başlıyoruz. Bölge Artvin bölgesinin özelliklerine sahip. Bulunduğumuz bölgeden havanın da açık olması nedeniyle Machhapuchhre (dağın kutsallığına da inanan bir arkadaşa sürekli adını söyletiyordum, o da gerçekten güzel telaffuz ediyordu) çok net göründüğü için epey fotoğraf çekiyoruz. Esasen sırf bu bölgede iki gün kalmak için bile gelinir. Yolda yürürken küçük çocuklar şarkı söyleyip el ele tutuşarak yolumuzu kesiyorlar. Burada adet olmuş hazırlıklı olduğumuz için yanımızda getirdiğimiz şeker, defter, kalem, kek gibi şeyleri onlara veriyoruz. Asıl yürüyüşün başlayacağı noktadan sonrasında yürüyüş yapmak izne ve bir bedel ödemeye tabi. Yolda yürüyüşe giden guruplarla karşılaşıyoruz. Yanlarında, yürüyüş yapanların malzemelerini sırtına koymuş olduğu sepetin içinde taşıyan yöre halkından taşıyıcılar var. Daha ilginç olanı taşıyıcılar sırttaki sepeti elleriyle tutmanın ötesinde alnına takılı band ile taşınıyor olmalarıydı. Yürüyüş sonrası sebze çorbası içtiğimiz yerde Machhapuchhre’ye doğru oturup ruhumuzu dinlendirirken içtiğimiz buz gibi biranın keyfine doyum olmuyor. Burada dikkatimizi çeken diğer husus da domatese benzeyen ve nerdeyse aynı tat ve işlevdeki meyvenin bir ağaç üstünde yetişiyor olmasıydı. İzin alıp bir iki tane kopartıyoruz ama sağ olsun Sena hepsini götürüyorJNeyse ki ertesi gün pazarda bu meyveyi bulup bir kilo alıyoruz.
Dönüş yolunda Tibet’ten göç edip o bölgeye yerleşmiş insanların yer aldığı köye uğrayıp, köylülerin elle yaptıkları hediyelik eşyalardan da alıyor, tapınaklarını ziyaret ediyoruz.
Akşam yemeği sonrasında yine Pokhara’nın en büyük barına tekrar gidiyoruz.
Sabah 20 kişilik uçak ile Katmandu’ya hareket ediyoruz. Katmandu’ya varış ve otele yerleştikten sonra serbest zamanda herkes ikili üçlü guruplar halinde Katmandu’ya dağıldık. Ben Thamel bölgesinden yürüyerek Katmandu Durbar (Hannuman Dokka) meydanını gitmeyi tercih ettim. Orada çatı katında yer alan Bajra Cafe’ye çıkıp bira eşliğinde Durbar(saray) meydanını seyretmek de sohbette keyfe kederdi.
Sabah yine heyecanlıyız, zira Everest’e uçacağız. Tribhuvan(Katmandu) havaalanına gidiyoruz erkenden. Everesti görmek amaçlı o kadar uçak inip kalkıyor ki uçuşumuz bu nedenle 2 saat gecikiyor. Buddha air’e ait 20 kişilik uçağın kalkışıyla Himalaya’lara paralel uçup tüm yüksek tepeleri teker teker uçağın kokpitinden yakinen görüyoruz. Everest gerçekten muhteşem. Bu gezi sonrasında uçaktan inerken 523855 numaralı ” I did not climb Mt.Everest….But touched it with my heart “ yazılı bir sertifikamı alıyorum.
Ve Everest gezimiz sonrası Katmandu’dan ayrılıyoruz. Sarjhah havaalanında İstanbul uçağını beklerken yaşadığımız keyif de gurubumuza kalsın..
İstanbul’a varış sonrası, İstanbul, Ankara ve İzmir ‘den gelenlerle vedalaşıp bu büyülü ve keşke bitmeseydi düşüncelerinin hakim olduğu seyahatimize en kısa sürede aynı ekiple başka bir ülkeye gitmek üzere sözleşip ayrılıyoruz…