- Kategori
- Sinema
Dünyanın durduğu Keanu Reeves'in bittiği gün

1951 yılında çevrilen ilk versiyonu inanın daha güzelmiş...
Olmadı be Keanu Reeves. Olmadı. İnan hiç yakıştıramadım sana. Böylesi bir ikinci sınıf bile sayılamayacak bir filmde oynamayı nasıl kabul ettin inan aklım almıyor. Seni ilk “Bill ve Ted” filmiyle tanımıştım. O kadar eğlenceli bir filmdiki halen arşivimde saklıyorum. Sonraki dönemlerde genç bir ajan olarak “Point Break”le karşımıza çıktın kaliteni göstermeye başladığın yıllardı. Ardından Sandra Bullock’la oynadığın “Speed” geldi. Daha sonra kült filmler arasına giren “Johnny Mnemonic”...aman tanrım o ne güzel bir filmdi öyle. Devil’s Advocate’de Al Pacino ile Şeytan’ın Avukatı oldun. “Daha başka yok mu?” derken birden Matrix’le ününe ün kattın. ağzımız açık seyrettik filmi. Patlamış mısırlarımızı bile yiyemedik sinema salonunda. “Kasımda Aşk Başkadır” ile kalbimize girmeyi başardın. Sonra Matrix’in ikincisi ve üçüncüsü geldi. Senin için artık en iyisi bu oldu derken “Constantin” ile nasılda öcüleri kovdun hatırlasana... Şimdi soruyorum sana böylesi ilkel bir hikâye ile kimbilir daha önce kaç kez önümüze sunulan böylesi ucuz senaryo ile sence bizlere haksızlık etmedin mi? Umarım bunu okuduktan sonra silkelenir ve kendine gelirsin...