- Kategori
- Edebiyat
Dünyanın en kısa masalı

Cansu: Dünyanın en kısa masalı...
Masal, çocukların en sevdiği bir anlatı.
Eskiden, hele, radyodan başka iletişim aracının olmadığı dönemlerde masal, büyükler için de vazgeçilmezdi.
Çocukluğumu anımsarım.
Bize “hatırlı bir konuk” geleceği zaman, annem, ilçenin en iyi masal anlatıcısı Nezaket Abla’yı çağırırdı. Nezaket Abla, başköşeyi kurulurdu. Ev sahipleri için konuklara sunulacak en büyük “ikram”, Nezaket Abla’nın anlatacağı masallar olurdu. Bir de bizim oralara özgü, semaverde çay, kıtlama çay.
Öyle bir iki bardak çay içmek olur mu?
Nezaket Abla, anlatır, evdekiler dinlerdi.
Çocuklar da zevk alırdı, büyükler de...
Bugün evinize gelen bir konuğa masallar anlatmayı düşünebilir misiniz?
Damga yiyeceğiniz belli:
Kafayı yemiş!
Toplumsal koşullar değişince, “araçlar” da değişiyor.
“Güzel bir DVD var; izlemeye ne dersiniz?”
İşte, bu, geçerli olur.
Ama elli altmış yıl sonra, belki daha erken, DVD izlemek de, masal dinlemek gibi “kafayı yemiş” dedirtebilir size. Kim bilir o zaman, ne gibi “vakit geçirme”, “eğlenme” araçları çıkar?
****
Masal, bugün de çocuklar için vazgeçilmezdir.
-Hoş, politikacılar, sabah akşam, biz büyüklere durmadan masal anlatıyorlar. Yurdumun insanının büyük bir bölümü, bu masallarla “mışıl mışıl” uyuyor.-
Torunum Cansu da masalı çok sever.
Her karşılaşmamızda elinde bir masal kitabıyla yanıma gelir:
“Turgut Dede, sizin dilden, bana masal oku!”
“Masal okuma”, sonra “masal uydur”a dönüşür:
“Turgut Dede, şimdi de masal uydur!”
Her masal “uydurma", Cansu'ya büyük bir zevk verir. Çünkü Cansu, bu masallarda kendiyle ilgili ipuçları bulur; sevinir.
*****
Geçen perşembe, eşimle Belfast’a gittik. Cansu, bizi havaalanında karşıladı; eve gelir gelmez masal faslı başladı. Önce Cansu’nun istediği masalları, getirdiği Türkçe kitaplardan okudum. Sonra, isteği üzerine, her zaman yaptığım gibi masallar uydurdum.
Sonra, sırayla, masal anlatmada anlaştık; önce ben başladım.
“Bir varmış bir yokmuş”la başlayan bir masal anlattım.
Sıra Cansu’ya geldi:
“Bir varmış bir yokmuş.
Hiçbir şey yokmuş.
Bitti.”
Torunum Cansu, böylece, “dünyanın en kısa masalı”nı anlatmış oldu.
Cansu, bu masalıyla, “tarihe geçti” mi, dersiniz?
İnternette, “dünyanın en kısa masalı” diye adlandırılan bir “masal geyiği” var:
“Bir zamanlar bir adam bir kıza evlenme teklif etmiş.
Kız, 'Hayır!' demiş.
Adam da sonsuza dek mutlu yaşamış.”
Bu masal, kime ait; nerede oluşturulmuş?
Bu konuda bir bilgi yok.
Masal, 18 sözcükten oluşuyor.
Torunum Cansu Bilgiç’in masalı ise 8 sözcükten oluşuyor.
Bu masal, 24 Aralık 2009 günü Belfast’ta söylendi.
Cansu Bilgiç, 28 Şubat 2004 doğumludur.
“En kısası” çıkana kadar, demek ki, “DÜNYANIN EN KISA MASALI”, Cansu Bilgiç’e aittir.