- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Dünyanın en vahşi hayvanı kapitalizm azdı
''Parayı alan hertürlü emre hazırdır'' der biri, kimin dediğinin önemi yok. Önemli olan sözün doğruluğu.
Kapitalizm, insan oğlunun bitmez tükenmez isteklerinden doğdu ve ''bir elma ile ya da bir çift elbise ile yetineceksin''i dikte eden Kominizm bitti. Çünkü insanoğlunun doğasına aykırıydı.
Biz ülke olarak, birey olarak hep Amerikan Emperyalizmini ve o nun araçlarını suçladık. Hiç kendimiz de aramadık suçun sebebini. Asıl sorumlusu; bizlerin zaaflarıydı, bitmez tükenmez istekleriydi oysa...
Zaaflarımız olmasa daha doğrusu bitmez tükenmez zaaflarımız olmasa ''emperyalizm'' denen düzen yürürmüydü dersiniz. Hiç sanmıyorum... Zaaflar sonu olmayan, küçülten, gurursuzlaştıran, kötü yola düşüren zaaflarımız...
Uyuşturucu bağımlılığımızdan dolayı, beş para etmez insanların kulu kölesi oluyoruz, lüks yaşantı ve marka giyebilmek için bedenlerimizi satıyoruz, alıştığımız rahat yaşantılarımız için beş para etmez bir evlilik sürdürüyoruz, gururumuzu hiçe sayarak üstelik. Dayak yiyoruz, aşağılanıyoruz, inciniyoruz, bedenimizi paylaşıyoruz, ruhumuzu satıyoruz. Ne için....? Para için. Dinimiz, imanımız para oldu. Her şeyimiz satılık.
Amerika yı suçluyoruz, İmf yi suçluyoruz, bankaları suçluyoruz. Zaaflarımız için emperyalizmin köleliğini yapıyoruz, lüks evlerde oturmak, lüks arabalara binmek, marka giyinebilmek için kredi çekiyoruz, borçlanıyoruz, köleler gibi çalışıyoruz, gerekirse ekstra işlere gidiyoruz. Sanıyoruz ki bedelini kolay ödüyoruz sömürülmenin. Hayatımız taksit oluyor, ödeyemiyoruz ama kendimizi değil bankaları ya da kapitalizmi suçluyoruz.
Başında da belirttiğim gibi , ''parayı alan her türlü emre hazırdır.'' Özeti budur oysa...
Ama anlamıyoruz, anlamak istemiyoruz. Para uğruna bedenimiz ve ruhumuzu satışa çıkardık. Gün geçtikçe insanlık kötüye gidiyor. Dünya pazarları gün geçtikçe daralıyor, emperyalizm kendine yeni akarlar arıyor, bir saniye bil eboş durmuyor, gece gündüz çalışıyor. Diş geçirebildiği üllkelerde istediğini yaptırıyor, demokrasi adı altında devrimler, darbeler yaptırıyor. Hükümetleri parayla satın alıyor, etkili olabileceği, düzenini devam ettirebileceği her yolu deniyor. Toplumları pembe dizilerle, moda adı altında defilelerle, yerli dizilerde lüks hayatlara özendirerek birer birer ele geçiriyor. Kapitalizm aç kaldı, şehre iniyor, evlerimizin içine kadar giriyor.
Neredeyse girmediği sektör kalmadı. Alanı olsun olmasın, beğensin beğenmesin, ne varsa silip süpürüyor.
Kobilerin nefes alma şansı her geçen gün azalıyor. Yan yana alışveriş merkezleri açılıyor. Koca koca marketler şehrin içine kadar sokuluyor. Sanayici, sanayiyi bıraktı su satıyor, yoğurt satıyor, çivi satıyor.
Yabancı sermaye uzun vadeli değil kısa vadeli geliyor ya da sıcak paraya. Finans kurumları, bankalar, hazine bonoları, devlet tahvilleri, marketler satın alıyor.
İnsanoğlunun zaafları vahşi kapitalizme dönüştü, insan oğlu kendi kendinin başını yedi. Başımız sağ olsun.
Dünyanın en vahşi hayvanı kapitalizm azdı. Dünya kapitalizm tarafından yağmalanıyor.