- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Dur yolcu

Dur yolcu kimsin sen? İn misin yoksa cin misin? Kimlik yetmez inançların ve düşüncelerin neler? Neler giyersin neler içersin? Soyun nereye dayanır? Niçin geldin, bir amacın var mı? Yoksa düşman mısın?
İşte bütün bu sorulara cevap vermek zorunda bırakıyoruz insanları. Yanımızdan, yöremizden geçen insanlar bizi ilgilendirmez. Yalnız karşımıza çıkarsa herşeyini araştırır ve öyle karar veririz. Belki öğrendiklerimiz bile yetmeyebilir birde üzerine yorum ve düşüncelerimizi aktarırız. Doğru ya da yanlış bizim için önemli değil. Önemli olan bizim onun için ne düşündüğümüzdür. Gerisi boştur.
Ülkemiz son günlerde gerçekten çok büyük bir tartışmanın içinde. Hem de görünende daha büyük. Esası onların nereden geldiği ya da ne düşündüğü önemli değil insanlarımız için. Onlar her yere gelebilir, her makamda görev alabilir ama Cumhurbaşkanı olamazlar neden? Neden basit çümnkü bazıları için orası ulu önder Atatürk'ün koltuğudur. Orası onlara emanet edilemez. Tehlikeli olurmuş. Bu kafa boş kafa. Boş kafadan ancak bu kadar ses çıkabilir.
Şimdi o insanlara sesleniyorum. Bu ülke, bu cumhuriyet bize kimlerden emanet. Bu güzel vatanımızın düşmanlardan temizlenmesi ve cumhuriyetin kurularak bağımsızlığımızı kazanmamızı sağalayan Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşları değil mi? Onlar bizim atalarımız, dedelerimiz, ninelerimiz değilmidir? Sen bu ülkenin başbakanı, bakanı olacaksın ama cumhurbaşkanı olamayacaksın. Yok öyle heeşeyi ile emanet olan bu ülkemizde ayrılıkçılar ve bölücüler hiçbir makamda oturamazlar. Emanet edilen koltuklarda oturanlar ise eğer bu güveni verip orda oturuyorlarsa diğer yerlerede gelebilir. Yeterki şartları yerine otursun.
İnsalarımız kimin nasıl giyindiğiyle uğraşmıyor. Onlar için hizmet ve marifet önemlidir. Ama başkaları için ne hizmet ne marifet varsa yoksa inanç ve giyim. İşte orda bir duracaksın arkadaş. Burda senin karışacağın bir şey yok. O onun yaşam tarzıdır ve sen bunu asla engelleyemezsin. Ha dersinki görevi yapan kişinin giymesi gereken kıyafet vardır ona kimse karışmaz ve karışamazda.
İnsallar istediği gibi inanır ve istediği gibi giyinir yer ve içer. Kimsenin bunlara müdahale etmeye hakkı yok ve şansı da yok. İşte bu tartışmalar derinden derinden yaşanıyor.
Televizyonlarda bir iki cümle kuruyorlar şu zaman şunu söylemiş bu zaman bunu söylemiş diye. İştir kişinin aynası lafa bakılmaz. Eğer şimdiye kadar devlet kademesinde yaptığı ülkemiz aleyhine bir icraatı var ise konuşsunlar. Lafların artık bir hükmü yok. Çünkü gördük ki herkesi ağzından çıkanı artık sahiplenmiyor. Ağızdan bir dakika önce çıkanlar unutuluyor. Bu herkes için geçerli. Bir liderimiz dediki aday olma korktuda kaçtı demiyeceğim. Seninle birlikte çıkıp açıklamasını yapacağım dedi dedi de ne oldu. Bir gün geçmeden unutuldu. Bunu örnekleri çok onun için siyasetçilerin ağzından çıkana değil icraatlarına ve uygulamalarına bakarım arkadaş. Çünkü verilen sözler ve söylenen laflar ancak peynir gemisini yürütüyor. Hatta o bile yürümüyor.
İçimzde yaşanan derin tartışmanın aslı astarı hepsi bu kadar. Yoksa gerisi boş. Ülkemiz evvel Allah her şeyiyle ve her kurumuyla dimdik ayakta. Ne bir yere gidiyor nede bölünüyor. Buna Türk Milleti asla izin vermez geçmişte olduğu gibi.
Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.