- Kategori
- Psikoloji
Dürüst müsünüz?

Biri bana “Dürüst müsün?” diye sorsa, kafam karışır. Vallahi ben hemen “Gayet dürüstüm.”diyemem. Ya siz? Diyebilirmisiniz? Ya da dürüstmüsünüz?
Bence toplumda dürüst insan bulmak zor zanaat. Bulamasak da, siz yine de kendinize karşı dürüst olun. Kendi kendinizi kandırmayın. Bakın mutlu olacaksınız. Yalan söylemeyin. Ama bazı yalanlar vardır. Söylenmeden olmaz. Bunlara beyaz yalanlar deniyor. Mesela bir doktor, kötü durumdaki hastasının gözünün içine baka baka, kötü durumda olduğu bile, çok fazla ömrünün olmadığını göre göre, hastanın durumunun çok iyi olduğunu, çok fazla ömrü olduğunu söyler. Hastanın sahiplerine gerçek durumu, söylese de, bunu hastanın kendisinden saklar. Sanki hasta onu anlamaz.
Beyaz yalanlar aslında son derece masum, iyi niyetli yalanlardır. Beyaz yalan söylemezsek kötü durum olacağını düşünürüz.
Başka bir yalan da “Nasılsın?” diyene hemen hemen, her zaman, kötü durumda olsak da “iyiyiz” diye cevap verebiliriz.
Ya da bir arkadaşımız yeni bir elbise giyse yakışmadığını göksek bile “çok yakışmış, açmış seni” deriz.
Başka bir örnek, bir erkeksiniz, bir kızla çıktınız diyelim, hep hesabı erkek ödüyor. Erkek bunu kıza hatırlatsa, kız “sen erkeksin, kız olarak hesabı benim ödememden rahatsız olmazmısın?” demesi ne anlama gelir? Beyaz bir yalan mı gerçek mi?
Bu yalanlara çocuklukda alışıyoruz. Kardeşimiz olsa, “onu leylek getirdi” deriz. Leyleğin işi yok da, kardeşimizi getirecek hem nasıl onu nasıl taşıyacak? Bu yalan ne zaman bir evin damında leylek, görsek o eve o gün bir çocuk geleceği hissi uyandırırdı çocukluğumuzda.
Evde çocuk yemek yemese, doktor, hemşire gelecek, iğne yapacak, yemek yemezse deriz. Hem yalan söyleriz, hem korkuturuz çocuğu.
Tarifelerdeki aşırı zamlar, herkesin canını sıkıyor ya, geçenlerde telekom reklamında, (artık Türk Telekom diyemiyorum, çünkü başında yabancı bir adam var) Cem Yılmaz’a inandım. Mesaj şu idi. “Ev telefondan, iş telefonuna geçilir, karlı çıkılır.” Gittim sordum Telekom bayisine, nedir bu iş telefonu diye, bana bir broşür verdi. İş telefonu diye bir şey yoktu. Şirket hat var, galiba onu diyor, onunda 35 milyon kadar, aylık sabit ücreti var. Bu durumda nasıl karlı çıkılacak diye Cem Yılmaz’a sormak lazım.
Genelde dürüst olmayız. Beyaz yalanları, karşımızdakiyle yok yere çatışmaya girmemek, üzmemek ve sonra da kendimizin de üzülmemesi için söyleriz. Kolaya kaçmaktır bu, belki de biraz da kıvırtmaktır bence. Siz bunları yapmam gerçekten dürüsttüm diyebiliyormusunuz?