​ DÜRÜSTLÜK / Söyleşi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Eylül '20

 
Kategori
Söyleşi
 

DÜRÜSTLÜK

  Öyle ki herkes dürüsttür. "Dürüst değilim" diyen kimseyi henüz duymadım.

 Dürüstlük nedir?

 Bence; olduğu gibi görünmek, yalan veya eksik söylememek, doğru davranmak, yanlış ve hatalarını fark ettiğinde bunu açıklıkla ifade edebilmektir.

 Arkadaş ve akraba meclislerinde mangalda kül bırakmayız. Mutlaka birilerini eleştiririz. Eleştirilen ya da hatalı bulunan kişi illaki o ortamdan olmaz. Hatta mümkünse konuşulanların asla kulağına gitmeyeceğinden emin olunan kişi hakkında yapılır eleştiriler.

 Birinin yüzüne yanlışını söylemek ve bunun sonucu olarak o kişiye tavır almak bizim toplumumuzda malesef yok. Dünyada bu nasıldır onu bilmiyorum.

 Bunun adına ikiyüzlülük veya riyakarlık diyebiliriz.

 Böyle yapmamızın sebebi nedir?

 Karşımızdaki kişiyi kırmaktan korkmak mı?

 Ama o korkmamış bizi kırarken, yanlış yaparken ya da hatalı davranırken.

 Belki farkında değildir yaptığı yanlışın.

 O halde bu yanlışı tekrar yapmaması için, farkettirmek gerekmez mi?

 Farkında olmadan yaptıysa zaten, yapacağımız uyarıdan da mutlu olur.

 Mikrofonu kendimize çevirelim ve aynaya bakalım.

Bazen bizden farklı makam, memuriyet, iş ve hayat süren insanları eleştiririz. Yanlışlarını ortaya dökeriz. Bunu yaparken hiç empati yapmayız. Kendi şartlarımızla yargılarız.

 Örneğin; birinin işe girmesine yardımcı olan makam ya da hatır sahibi bir insanı eleştiririz.

 Peki aynı makamda biz olsak ve arkadaşımız, dostumuz ya da kardeşimiz gelse, kendisi veya evladı için iş bulma konusunda yardım isterse ne yapacağız?

 Ben hemen yardımcı olurum.

 Hal böyleyken, o yardımcı olan insanı eleştirmeye hakkım yoktur.

Bir başka örnek;

 Herhangi bir kamu kurumuna işimiz düştüğünde ve bu kurum, hastane, emniyet, adliye, belediye, nüfus müdürlüğü gibi gidince genellikle sıra beklemek gereken bir kurum ise, gitmeden önce bize yardımcı olacak bir tanıdık ararız çevremizde. Buluncada sıra beklemeden işimizi hallederiz.

 Peki bulamayıp sıra beklerken, sırayı hiçe sayarak araya girenlere neden kızıyoruz?

 Farkımız ne?

 Aynaya bakalım demiştim ya! Şimdi tam sırası.

 Biz ne kadar dürüstüz?

 Bunu test etmeye var mısınız?

 Bu test öyle dergilerdeki anket soruları gibi olmayacak.

 Test için gerekli olan şeyler: Bir kağıt, bir kalem ve yanlız kalabileceğimiz bir ortam.

 Şunun altını çizmekte fayda var: Bu kağıda yazacaklarımızı bir kere okuyacağız ve sonra kağıdı yakacağız.

 Kağıda neler yazacağız?

 Hatırlayabildiğimiz en eski tarihten bu yana yaptığımız; hatalar, yanlışlar, kötülükler, hin düşünceler, gıybetler, yediğimiz haklar gibi doğru bulmadığımız davranışlarımızı yazacağız.

 Olacak olayları size söyleyeyim.

 Yaptığımız kötülüğü yazdıktan hemen sonra "Ama o da ... yapmıştı" diye yazmak gelecek içimizden. Ya da o yanlışı yapmamızı haklı gösterecek sebepler bulacağız.

 Ve en kötüsü; kağıdı yakacağımızı ve kimsenin okumayacağını bile bile bazı hatalarımızı yazamayacağız. Yani kendimize karşı bile dürüst olamayacağız.

 Tabi genelleme yapmak ve herkesi aynı kefeye koymak haksızlık olur. Elbette içimizden birilerinin bu kağıda yazacak hiçbir şeyi yoktur.

 Bir de; "Dürüst olmak gerekirse" diye başlayan cümleler var. Yani normal olan dürüst olmamakmış da, öyle olmak gerekirseymiş gibi.

 İnsanda olması gereken özellik olan "Dürüstlük" malesef aranan bir erdem olmuş durumda.

 
Toplam blog
: 25
: 48
Kayıt tarihi
: 03.09.20
 
 

..