​ Düşünme,eleştirme, üniversitemden atarım / Üniversiteler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '10

 
Kategori
Üniversiteler
 

Düşünme,eleştirme, üniversitemden atarım

Düşünme,eleştirme, üniversitemden atarım
 

Üniversiteler kamunun ya da halkın ortak malı.

Bir öğrenci, üniversiteye girinceye kadar, yedi yaşından başlayıp geceli gündüzlü, hafta sonları da dahil olmak üzere ben deyim 5475, siz deyin 7300 gün çalışır, bu süre içinde bir servet dolusu paralar ödeyerek sayısız sınavlara girer, sınavlarda çıkar, notlar puanlar alır, yarış eder kah kendi ile, kah komşunun oğlu kızıyla. Hayatında on beş- yirmi yıl, tatil bilmez, cumartesi bilmez, pazar bilmez çalış babam çalış. Her karşılaştığı kavım hısım, eş dost, akraba, tanıdık tanımadık sorar;

“Dersler nasıl? Çalışıyor musun? Çalış çalış…aferin”

Ve nihayet üniversiteye girer.

Oh! diyeceği zamandır.

Zeki, akıllı, meraklı, araştırmacı, gerçekçi, sabırlı, eleştiriye açık, iyi düşünen ve fikirler üreten özelliklere sahip bilim adamlarıyla karşılaşmaktır hayali.

Kitapları vardır, evi vardır, yurdu vardır ve arkadaşları.

Mutludur.

Gençtir, büyümüş, gelişmiş atılmıştır.

Dersler başlar, dersler lise derslerine benzemez. Burada dünyanın gidişatı, hak hukuk, adalet, siyaset, demokrasi, ekonomi, tarih, sosyoloji, psikoloji, edebiyat, uygarlıklar, uluslar arası ilişkiler gibi dersler vardır ve konular farklıdır.

Üniversite yılları başlamıştır artık.

Genç, öğrendiklerini ülkesinin durumu ile karşılaştırır,

“doluya koyar almaz, boşa koyar dolmaz”

Öğrendikleri ile ülkesindeki uygulamalar örtüşmez. Ona göre, bu uyumsuzluğu yaratanlar ülkenin yöneticilerdir.

Çoğu zaman içi içine sığmaz. Haykırmak ister ülkenin yöneticilerine ama sesini duyan olmaz.

Bir gün bir fırsat çıkar. Ülkenin yöneticileri üniversiteye gelecektir. Genç, planını kurar yumurta fırlatacaktır ülkenin yöneticisine. Fırlatır da. Polis, jandarma ülke güvenlik güçleri yaka paça alırlar dışarı. Ne olup bittiğini anlayamaz. Ağzına geleni sayar öfkesinden.

Bekçisidir Cumhuriyetin, Atatürk Devrimlerinin ve dürüstlüğün erdemin. Öyle sayar kendini.

Başka bir gün, yine bir ülke yöneticisi üniversiteyi ziyaret edecektir, yeni bir fırsat daha doğmuştur onun için. Yine, yaka paça güvenlik güçleri tarafından atılmamak için üniversite dışında bekler. Bu kez de üniversite yöneticisi karşısında belirir. Parmağını gözüne sokarcasına,

“Bana bak delikanlı, eğer ağzını açarsan, üniversitemden yok bil kendini, atarım dışarı, bir daha da rüyanda görürsün” Genç, önce yutkunur, ağzı kurur, diyecek bir şey bulamaz. Sonra başı döner, gözü kararır.

Kampüs girişinden kulağına sesler gelmeye başlar. Hak hukuk, adalet, demokrasi, özgürlük, yoksulluk, gelir dağılımı, eşitlik, erdem, dürüstlük, doğruluk…

Hüseyin Seyfi

 
Toplam blog
: 498
: 1546
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Öğretmen Okulunu ve İktisat Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdim, eğitimciyim, İyi derecede ..