- Kategori
- Psikoloji
Duygu kabız olunca

Oh!!! eksik olan şeyi buldum... Şu an biraz müzik lazımmış meğer bana… Olanı biteni sindirebilmem için galiba. Duygu kabızı olmuşum gibi geliyor bana. Ne kadar tuhaf; çok eskide de laf ishali olmuşluğum vardır. Gerçekten. Psikoloji sallanınca olurmuş böyle. Lagora deniyordu galiba. Aklına geleni, daha doğrusu ağzına geleni deyiverirmişsin. Nerde… Şimdilerde…
Duygu kabızı olmak o kadar da korkutucu değil aslında. Öylece taşıyorsun her şeyi ruhunda. Arada sorarsın ne âlem diye ona ama dönüp de bakmazsın ruhunun yüzüne. Cevap vermesinden korkar ve umarsızca devam edersin nefes almaya. İşte böylesi zamanlarda müzik iyi geliyor vallahi. Birileri deniz kokusu getiriveriyor mesela. Bir de bakmışsın ki hiç bilmediğin halde, gitarın telleriyle oynamaya başlamışsın içinden sen de.
Rahatlamışsındır biraz. Soluklanırsın şarkın bittiğinde.
Aman fazla sevinme. Bitmedi daha ızdırabın. Çok bilenin biri çıkıverip karşına, yalnızlık paylaşılmaz der. Pervasızdır. Haindir. Ama haklıdır da.Cevap versene ruhum. “Kapa çeneni sen!” desene. "Ben kendim ettim herşeyi, memnunum" desene! Kaldın değil mi gene. Sustun kaldın. Sen hariç herkes konuştu bu defa ama sen sustun. Konuşsana yine… Duysana ruhum…Duysana… Bitmedi daha...