Duygularımızın duyurusu var / Bebek - Çocuk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '08

 
Kategori
Bebek - Çocuk
 

Duygularımızın duyurusu var

Duygularımızın duyurusu var
 

Ağlamak, kızmak, kahkaha atmak, sinirlenmek, şaşırmak, tebessüm etmek… v.s hepsi de yaşamımıza anlam katan duygular deryasında birer damladır. Peki ne şekilde yaşanmalıdır bu hislerimiz? İllaki farklı olmaya çalışmalı mıyız duyarlılıklarımızda! Niye yalınlık bu kadar "basit" geliyor artık kalplerimize? Doğal duygularımızdan utanır olduk sanki!
Ne neyin içinde kümeleşiyorsa o zaman kıymetleniyor gözümüzde. Kalabalık ve karmaşık olan kavramlar zengin imgelerle temsil ediliyor hayatımızda. O zaman değerleniyor zannediyoruz.. Nasıl mı?En bariz şekilde tebessümü bile gözyaşında arar olduk.

Ağlamak kendi başına zaten özeldir. Ağlarken sıyrılır negatifliklerimiz bedenimizden gözyaşlarımızla..Bunun sonucunda rahatlar ruhlarımız huzurla. Tebessümün gerçeği , Yüce Peygamberimizin en büyük sadakasıdır insanlığa... Dağıtılan hediyeden nasiplenen ümmetlere ne mutlu! O zaman niye gerek duyuyoruz temiz ve pak olan tebessümü, kirlenmiş pişmanlıklara katıp gözyaşlarımızla yıkamaya? Duygular birbirini tetikler tabiî ki, insan ilintilidir ruhuyla badeni arasında. Ruhuyla, kalbiyle hisseder hayatını. Bedeninde anlam bulur duyguların dili. Ama her duygu aynı anlamda vücut bulmaz insanda. Her gözyaşı döken tebessüm etmez sonunda. İnsanlar her zaman hüzünden ağlamaz, mutluluktan da ağlar bazen dolduğunda! Görev bizim, biz barıştırmalıyız hislerimizi birbiriyle usulca. Onlarla taşıdıkları anlamlarla ilişki kurmalıyız, yaşam adına beklentilerimizi beklediklerimizden üstün tutmamalıyız. Duygularımız duyarlılıklarını kaybettiğinde bozulur.

O zaman çırpınışlarımızla var olmaya çalışırız darası kalmış duygularımızla birlikte. Bakışlarımızı bu açıya doğrulttuğumuzda kavram kargaşası değil, adeta "kavram kasırgası" oluşuyor beyin kıvrımlarımızda. Anlamlaştıramadıklarımızı anlamaya çalışıyor, birbirimize baka baka kararıyoruz. Duygu deryamızda o zaman savunmasızca boğuluyoruz. Hem duygularımızla duygulanmak istiyoruz sınırsızca, hem de yüklediğimiz anlamlarla yüreklerimizi ağırlaştırıyoruz gereksiz ayrıntılarla.Halbuki gerekli olan, gereksiz çelişkileri yamanlaştırmadan yaşamlarımızı yaşanır hale getirmektir "anı" anılarımıza kazırken duygularımızla..

Zıt duygular birbirinin kıymetini hissettirir insana.Nasıl sürekli ağlamak sıkıntıyla doğru orantılıysa, sürekli gülmekte anlamlaştırır tebessümün cazibesini. Tüketmek adına bu kadar kolay karıştırmamalıyız mikser zihniyetiyle duygularımızı.Olumlu düşünmek güzeldir tabiî ki ama bu polyanacılık boyutuna ulaştığında palyaçolukla eşleşir davranışlarımızda. İnsanlığımızla uğraşırken çarkıfelek yaşamlarımızda yeni oyuncaklarımız duygularımız olmasın, bari onlar özünü yitirmesin çözümsüz çıkmazlarda. Yaşam adına yaşanacaklarda darısı başımıza hayat masalımızda!

 
Toplam blog
: 15
: 1067
Kayıt tarihi
: 23.02.08
 
 

Sinop Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilimdalında Öğretim Görevlisiyim..