DV / işte ben böyle birisiyim. / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

DV / işte ben böyle birisiyim.

DV / işte ben böyle birisiyim.
 

İrmik helvasını paylaşmam. Bir çatal almak isteyenin kalbini kırarım, çirkeflik yaparım.


Kola istedim mi pepsi gelse de fazla aldırış etmem. Masadan kim çıkacak kılçık da pepsiyi beğenmeyip coca cola yok mu soracak diye beklerim. Kesin çıkar onlardan birisi de. Hep aynı kişidir onlar. Fruko içerler, pepsi içmezler. Ne yani bok mu var, ölür müsün ayda yılda bir kere pepsi içsen? Sanki maaşını coca coladan alıyor. Prensip meselesi misidir artık bu bilemem. Aklım sırrım ermez.

Olmayacak yerlerde iki lafı bir araya getiremem. Hangi kelimeyle lafa başlayacağıma karar veremem. Ortaya düşündüğüm ilk iki kelimenin melezi, tuhaf bir yeni kelime çıkar. "Bu kalem sizin mi" ya da "sizin mi bu kalem" cümlelerinden birisini seçemem ve "Sibukalem" gibi bir ucube çıkar ortaya.

Birisi adres sorduğunda kalbim güm güm atar. Her seferinde camiyi tarfi edeyim derken semt pazarını anlatırım. Anlatırken kendime güvenen görüntü vermek için o kadar çabalarım ki nasıl anlattığım çok önemli olur ve ne anlattığımın bir değeri kalmaz. Bana her adres soran ardımdan küfür eder, bilirim. Bilirim de hep aynını yaparım.

Yolda yürürken başkasını arkada gelip beni geçmesini sevmem. Hemen basarı gaza. O yolun en hızlısı her zaman ben olmalıyım.

Hiç olmayacak zaman ve yerlerde kendime güvenim artar. Özellikle baskı ve stres çok fazlaysa. Kendime gidip kahve alırken çaycı bana kızacak diye çekinirim, ama Fransa'dan büyük patron geldiğinde iki saatte kanka olurum. Nerede derim kendime, bu özgüven en çok lazım olduğu günlerde.

Muzik klibi izlemem, onun yerine hustler okurum daha iyi. En azından Hustler'ın bana sattıığı şey bellidir, çok daha samimidir. Ben g.t görmek istiyorumdur, hustler bana bunu veririr. Parayı öder, el sıkışırız. Ama bir Spears klibi öyle midir, ben yine g.t istiyorumdur, o yine g.t gösteriyordur ama isterki ben o görüntülere tav olup albümünü alayım falan fıstık. Almam o albümü.

Aileye giren gelinleri severin, damatlardan hiç hazetmem. Espiri yaparım, gülsünler istemem. "Çek elini lan kızın elinden" diyesim gelir. "Ne gülüyon, açıkta bir şey mi gördün" diyesim gelir. Ama gelinler öle midir, masumdur onlar. Benim gözümde yani.

Sürekli burun çeken ve öksüren tiplere feci takılırım. Bir daha ne zaman öksürecek diye beklerim. Bazen dakika tutarım, mesela son bir dakikada 3 kere öksürdü diye. Her öksürdüğünde sinir olurum. burun çeken isnanları da hç anlamam. Bir kere sümkür rahat et değil mi, yok efendim. Çekecek burnunu. Bu bir yaşam tarzı olmuştur. Ben sevmem öyle insanları.

Sofradaki bütün yemekleri aynı anda bitiririm. Son lokma ekmek kaldığında, yarım köfte, tek çatallık salata, bir yudum su ve azıcık pilav kalmış olur mesela. Hepsinden birer çatal alıp yemeğe noktayı koyarım. Eğerki garson o arada bir yudum su kalmış bardağımı alıp götürürse asabilik çıkarırım. Kalbini kırarım garsonun.

Yemeğimi paylaşmayı severim ama tatlıyı asla. Bazen yemek bittikten sonra tatlı söyleyecek oluruz, manita ben istemiyorum der. Ama aslında onun niyeti benim tatlıma ortak olmaktır. Adı batsın böye ortaklığın. İlk başlarda çaresiz paylaşıyordum. Sonraları artık yüz göz olunca asabiyet çıkarıyorum. Vermem ben tatlımdan diyorum. Ona bir porsiyon bitiremeyeceği kadar çok geliyor ama bana da ancak yetiyor. diyorum ki, sen bir porsiyon iste, fazlasını ben yerim. İkna etmekte güçlük çekiyorum. İkna edebilirsem ben 1,5 o ise yarım porsiyon yiyor. Güzel oluyor bu durum. İkna edemezsem yarımşar porsiyon yiyoruz. İşte o zaman çok küsüyorum kaderime.

Para harcamayı sevmem. Kimseden borç istemem ve kimseye borç vermem. Kazık yemekten çok korkarım. Velevki kazık yedim, gece gözüme uyku girmez. Ertesi gün gideyim oraya parayı geri alayım isterim. İçim içime sığmaz bütün bir gece. Ertesi gün gelir ama ben gidip de verin parafı ipnetorlar demem, diyemem.

Açık havada bile dumanaltı olduğum memeletimi hiç sevmiyorum bazen. Sırf bu yüzden terk edesim geliyor ülkemi. Farklı sebeplerden gitmiş olsak da ben, fazıl ve orhan manhatten'da bir apartmanda altlı üstlü otururuz diyorum kendime. Birisi piyona çalar, birisi yazı yazar, ben de...

Ben de çok sağlam geyik yaparım, fena mı olur?

K.

pic; http://mekanimizmutfak.blogspot.com/2005/04/stl-irmik-helvas.html
(bir gün yemek kısmet olur inşallah)
(şule, linki geç eklediğim için kusura bakma lütfen :) )

 
Toplam blog
: 295
: 733
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Bugün ölseniz mesela, ya da hafifletelim biraz hadi, bu giriş çok karamsar oldu. Bugün ortadan kay..